Boşanma Sonucu Kadının Soyadını Çocuklarının Kullanması

Eşlerin boşanmasıyla ortaya çıkacak pek çok hukuki durum vardır. Bu durumlardan en az tartışılan ve söz edilmeyen durum ise boşanma sonucu çocuğun soyadının ne olacağıdır. Zira uygulamada bilindiği üzere boşanan çiftlerin müşterek çocukları babalarının soyadını taşımaya devam ederler. Ancak artık bu durum giderek değişkenlik göstermektedir. Öncelikle normal uygulanan durumdan bahsetmek gerekirse;

Boşanma Sonucu Müşterek Çocuğun Soyadı Ne Olur?

Boşanan çiftler arasında müşterek çocuklarının babalarının soyadını taşıdığını çoğumuz biliriz. Boşanma sonucu müşterek çocuğun velayeti anneye verilse dahi çocuk babasının soyadını taşımaktadır.

Kadının boşanma sonucu bekarlıkta kullandığı soyadını otomatik olarak herhangi bir işlem yapmadan kullanmaya başlayabilir. Herhangi bir işlem yapılmadan soyadının ne olacağının belli olması müşterek çocuk içinde geçerlidir. Şöyle ki; Müşterek çocuğun da anne ve babasının boşanması durumunda herhangi bir işlem yapmasına gerek kalmadan otomatik olarak babasının soyadını kullanmaya devam eder. Hatta bu durum o kadar otomatik bir hal almıştır ki müşterek çocuğun boşanma sonunda velayetinin kime verildiği dahi önem arz etmez. Velayet anneye verilmiş olsa dahi çocuk boşanma sonrasında babasının soyadını taşımaya devam eder.

Çocuğun evlilik birliği içerisinde dünyaya gelmiş ise ailenin soyadını alacağı TMK’nın 321. maddesinde açıkça belirtilmiştir. Buradaki ailenin soyadından kasıt babanın soyadıdır. Dolayısıyla uygulamada sıklıkla gördüğümüz çocuğun boşanma sonucu babasının soyadını kullanmaya devam etmesinin yasal dayanağı TMK’nın 321. maddesidir.

Ancak günümüzde bu durum giderek değişime uğramaktadır. Çünkü eşler arasında her durum eşit olarak değerlendirilirken halen müşterek çocuklar üzerinde babanın soyadını kullanma durumu farklı değerlendirilip eşitsizliğe sebebiyet vermektedir.

Çocuklar Boşanma Sonucu Annelerinin Soyadını Kullanabilirler mi?

Kendi soyadını taşımasını isteyen pek çok kadın mahkemeye çocuğunun soyadını değiştirmek için başvurduğunda boşanma sebeplerinin çocuğun soyadı üzerinde etki etmeyeceği ileri sürülerek davaları reddedilmiştir.

İlginizi çekebilir:  Koronavirüs, İşveren, İşçi ve K.V.K.K İlişkisi

Ancak artık hem Yargıtay’ın hem de Anayasa Mahkemesi’nin tarihi değiştirecek nitelikte vermiş olduğu kararlar ışığında boşanan bir kadın kendi soyadını çocuğuna verebilecektir.

Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru üzerine çocuğun soyadının seçme hakkını kadına tanınmamasını velayet hakkının kullanılmasında cinsiyetçilik olarak nitelendirmiştir. Şöyle ki;

“…kadın ve erkeğin evlilik süresince ve evliliğin sona ermesinde eşit hak ve sorumluluklara sahip olmaları gereğine yer veren uluslararası sözleşme hükümlerine de atıf yapılmak ve eşlerin, evliliğin devamı boyunca ve boşanmada sahip oldukları hak ve yükümlülükler bakımından aynı hukuksal konumda bulundukları, erkeğe velayet hakkı kapsamında tanınan çocuğun soyadını seçme hakkının kadına tanınmamasının, velayet hakkının kullanılması bakımından cinsiyete göre ayrım yapılması sonucunu doğuracağı belirtilmek suretiyle itiraz konusu kuralın Anayasa’nın 10. ve 41. Maddelerine aykırı görülmesi nedeniyle iptaline karar verildiği belirtilmiştir.”

Aynı zamanda Anaya Mahkemesi ayrıca çocuğun annesinin soyadını kullanması için açılacak davaların seyrini değiştirecek bir karar daha vermiştir. Şöyle ki;

“Velayet hakkı tevdi edilen çocuğun soyadının kendi soyadı ile değiştirilmesi, velayet hakkı ve bu kapsamdaki yetkilerin kullanımı ile ilgisi olması sebebiyle Anayasa’nın 20. maddesi kapsamında ele alınması gereken bir hukuki değer olduğunu, koruma, bakım ve gözetim hakkı veya benzer terimlerle ifade edilen velayet hakkı kapsamında, çocuğun soyadını belirleme hakkının da yer aldığını, eşlerin evliliğin devamı boyunca ve boşanmada sahip oldukları hak ve yükümlülükler bakımından aynı hukuksal konumda olduğunu, erkeğe velayet hakkı kapsamında tanınan çocuğun soyadını belirleme hakkının kadına tanınmamasının velayet hakkının kullanılması bakımından cinsiyete dayalı farklı bir muamele teşkil ettiğini, çocuğun bir aileye mensubiyetinin belirlenmesi amacıyla bir soyadı taşıması ile nüfus kütüklerindeki kayıtların güvenirliği ve istikrarının sağlanmasında çocuğun ve kamunun açık bir menfaati bulunmakla birlikte, annenin soyadının çocuğa verilmesinin söz konusu menfaatlerin tesisine olumsuz etkilerinin kesin olarak saptanması gerektiğini ve başvurulara konu yargısal uygulamaların ölçülü olduğunun kabul edilemeyeceğini belirterek, eldeki somut olaya benzer nitelikteki başvurulara konu yargısal kararda Anayasa’nın 20. maddesi ile birlikte değerlendirilen Anayasa’nın 10. maddesinde güvence altına alınan ayrımcılık yasağının ihlal edildiğine karar verilmiştir. “

Anayasa Mahkemesinin 2013/3434 numaralı ve 25.06.2015 tarihli bu kararı; çocuğunun kendi soyadını taşıması için kadınların dava açmasında ve davalarının seyrinin değişmesine sebep olacak niteliktedir.

Anayasa Mahkemesinin yanı sıra Yargıtay’ın da bu yönde değişikliğe sebep olacak emsal kararları vardır.

Örneğin Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2017/1097 Esas 2018/12772 Karar sayılı 12.11.2018 Tarihli Kararında;

İlginizi çekebilir:  Kötü Niyet Tazminatı Nedir?

‘’Somut olayda, velayet hakkına sahip davacı anne, soyadlarının farklı olmasından çocuğun rahatsız olduğunu ve kendisi ile aynı soyadını taşımak istediğini ileri sürmüş olup davacı tanıkları da davalı babanın çocuğuna ilgisiz olduğunu, yaklaşık 3,5 yaşında olan çocuğu bir kere bile görmeye gelmediğini, anneyi tehdit ettiğini, tarafların arasında şantaj nedeniyle davalar bulunduğunu, davalı babanın çocuğu doğduğundan beri görmediği gibi onunla maddi manevi olarak da ilgilenmediğini anlatmışlardır. Çocuğun soyadının annenin soyadı ile değiştirilmesi halinde çocuğun üstün yararı bakımından ruhsal gelişiminin olumsuz etkileneceği ileri sürülmediği gibi, aksine çocuğun soyadının annenin soyadıyla değiştirilmesinde çocuğun üstün yararının bulunduğu anlaşılmaktadır. Anayasa Mahkemesi’nin benzer olaylarda verdiği hak ihlaline ilişkin kararları da gözetilerek davanın kabulüne karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.’’

Yüksek Mahkeme kararlarında da görüldüğü üzere müşterek çocuğun velayetini alan annenin kendi soyadını çocuğuna verebilmesi için başvuruda bulunmasına engel bir hukuki durum yoktur. Ancak çocuğun soyadının değiştirilmesinde aranan bazı şartlar vardır. Bu şartların başında çocuğun soyadının değiştirilmesinde çocuğun üstün yararı gelir.

Eğer soyadının değiştirilmesinde çocuğun üstün yararı var ise ve bunun yanında soyadının değiştirilmesinde haklı bir sebep var ise o halde velayeti kendinde olan annenin çocuğunun soyadının değiştirilip kendi soyadının kullanılması için dava açmasına engel bir yasal düzenleme bulunmamaktadır.

[Toplam:0    Ortalama:0/5]