bosanma

Boşanmada Kusur

Evlenen çiftlerin evlilik birliği içerisinde yerine getirmesi gereken ve yerine getirmeleri beklenen bir çok yükümlülüğü vardır. Bunları sadakat yükümlülüğü, ortak giderlere katılma yükümlülüğü, birbirlerine karşı özen yükümlülüğü gibi sıralayabiliriz. Evlilik birliğinin getirdiği yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde bunların boşanma sebebi olarak ileri sürülmesi ve dava açılması söz konusu olabilecektir.

Boşanma davasında tarafların bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesindeki kusur oranı araştırılır. Yani eşlerin boşanma sebeplerindeki kusurlarına bakılır.

İlgili Alan: Boşanma Avukatı

BOŞANMA DAVASINDA KUSUR ORANI NE DEMEKTİR?

Eşler arasında boşanma davası görüldüğünde birbirlerine birden fazla itham ve iddiada bulunduklarını görürüz. Her kişi kendisini savunarak boşanma sebebini doğuran kişinin karşı taraf olduğunu ve tüm kusurun onda olduğunu iddia ederek kendisinin kusursuz olduğunu ileri sürer. Ancak her zaman ileri sürülen iddialar gerçeği yansıtmaz. Dolayısıyla bir boşanma davasında eşler arasında boşanma sebepleri bakımından kusur durumları araştırılır ve ona göre karar verilir.

Boşanma davasındaki kusurun anlamı da boşanma sebeplerinin yaşanmasında hangi tarafın kusurlu olup olmadığı kusurlu ise de diğer eşe nazaran daha fazla kusuru var mı yok mu diye araştırılmasıdır.

BOŞANMA DAVASINDA KUSURUN ARANMASININ SEBEBİ NEDİR?

Yukarıda belirttiğimiz gibi eşler arasında kusur durumunun araştırılmasının sebebi boşanma davasında verilecek kararın kusurun bulunup bulunmadığının ve kusurun kimde olduğunun tespitine bağlı olmasıdır. Boşanma davasında ortaya çıkabilecek tüm ihtimaller eşler arasındaki kusur durumuna göre değişkenlik gösterir.

Örneğin boşanma davasını açan eşin boşanma sebeplerinde kusurunun olması ve diğer eşin kusuru bulunmaması ya da davacı eşe nazaran daha az kusuru olması boşanma davasının kabul edilip edilmemesine kadar etki etmektedir. Bu sebeple boşanma davasında kusur araştırılması önem arz eder.

Ayrıca boşanma davasının kabul edilmesi durumunda verilecek tazminat kararlarında da yine boşanma sebeplerinde eşlerin kusur oranına göre belirleneceğinden pek çok açıdan boşanmada kusurun önemini görmekteyiz.

İlginizi çekebilir:  Çocuk İçin Ödenen Nafakanın Çocuğun Giderleri İçin Harcanmaması

Özetle boşanma davasında hakim eşler arasındaki kusuru belirlemeden boşanmaya, tazminata ve nafakaya karar veremez. Yani kusur kavramı davanın tüm seyrini etkileyecektir. Bu nedenledir ki karşı tarafın kusurlu olduğu iddia ediliyorsa bunun ispatı için tüm delillerin en doğru şekilde sunulması gerekmektedir. Davanızın alanında uzman bir boşanma avukatı ile takip edilmesi de bu nedenle önem taşımaktadır. Aksi takdirde haklı olmanıza rağmen kusurun tespit edilememesi veya boşanma sebebinin doğru ifade edilememesi nedeniyle davanızın reddi bile gündeme gelebilecektir.

Boşanmada Kusur Neleri Etkiler?

Boşanma davasında eşlerin kusurları evlilik birliği içerisindeki eylemlerine, davranışlarına, tutumlarına bakılarak araştırılır. Hakim kusur araştırmasıyla birlikte kusursuz, az kusurlu veya eşit kusurlu ya da ağır kusurlu gibi eşlerin durumunu tespit ederek davanın seyrini belirler.

Eşler arasındaki kusur durumu boşanma davasında boşanma kararını ve verilecek tazminat, nafaka gibi kararları da etkiler. Yukarıda da kısaca belirttiğimiz gibi eşin boşanma talepli açtığı davada kusurlu bulunması durumunda davası kabul edilmeyebilir. İşte kusur bu denli boşanma davalarında önem arz eder. Boşanma davasını kusurlu eş veya kusursuz eş açabilir gibi bir sınırlama yoktur. Boşanmak isteyen her eş davayı açabilir ancak kusur oranına bakılarak boşanmaya karar verilir.

Zira açılan boşanma davasında davacı eşin kusuru olduğunda ve diğer eşin kusuru bulunmadığında boşanmaya itiraz edebilir. Böyle bir davada boşanmaya karar verilebilmesi için davalı eşinde az da olsa kusuru olması aranır. Bunun sebebi olarak kimsenin kendi kusurundan dolayı menfaat elde edemeyeceği düşüncesidir. Uygulamada boşanma davalarında; kişi hem kusurlu olup hem kusursuz olan eşe karşı boşanma ile menfaat sağlaması durumunu engellemek amacıyla kusur oranına bakılarak karar verilmektedir.

Bunun yanı sıra bir de tazminat konusunda eşler arasında kusur oranına bakılır. Boşanma sebeplerinde kusuru olmayan veya kusurlu olsa dahi diğer eşe nazaran daha az kusurlu olan eş maddi ve manevi tazminat talep edebilecektir. Eğer tazminat talebinde bulunan eş diğer eş ile eşit kusurlu bulunursa ya da daha ağır kusurlu bulunursa o halde mahkemede tazminat talepleri reddedilecektir.

İlginizi çekebilir:  Boşanmada Tazminat

Ayrıca boşanma yüzünden ekonomik durumu bozulacak eşe karşı yoksulluk nafakası ödenmesine de hükmedilebilir. Ancak bunun için bahsettiğimiz gibi eşin kusursuz veya daha az kusurlu olması gerekir.

Yargıtay’ın; bir boşanma davasında kusur araştırılmasının verilecek boşanma, tazminat ve nafaka kararları bakımından önem arz ettiğini belirttiği kararlarının olduğunu görmekteyiz. Şöyle ki;

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2018/3222 Esas 2019/2070 Karar sayılı 04.03.2019 Tarihli Kararı;

‘’Somut olayda, yerel mahkeme kararında, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğu belirtilmiş ise de, tarafların kusurları somut olarak belirtilmemiş, kusur değerlendirmesine esas alınan vakıalar gerekçede gösterilmemiştir. O halde yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, mahkemece kusura ilişkin bir tespit yapılmadan yeterli gerekçeden yoksun ve denetime elverişli olmayacak şekilde hüküm kurulması doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.’’

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2019/4494 Esas 2019/8456 Karar sayılı 10.09.2019 Tarihli Kararında;

‘’Mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen tarafların kusurlu davranışlarına göre boşanmaya sebep olan vakıalarda davalı-karşı davacı erkeğin ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu husus gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi doğru bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir. Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere boşanmaya neden olan olaylarda davalı-karşı davacı erkek ağır kusurlu olup, bu kusurlu davranışlar aynı zamanda kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder niteliktedir. Kadın, boşanma sonucu eşin maddi desteğinden yoksun kalacaktır. Türk Medeni Kanunu’nun 174/1-2. maddesi koşulları kadın yararına oluşmuştur. Bu durumda tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kusurun ağırlığı, hakkaniyet kuralları gözetilerek davacı-karşı davalı kadın yararına uygun miktarda maddi (TMK m. 174/1) ve manevi (TMK m. 174/2) tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.’’

Yukarıda yer alan Yargıtay kararlarında da görüldüğü üzere eşlerin boşanma sebeplerindeki kusur oranına göre boşanmalarına ve tazminat, nafaka gibi kararların verildiğini görmekteyiz. Bu sebeple eşler arasındaki kusur araştırması Mahkemece yapılmak zorundadır.  Kusur varlığı ve kusur oranları verilecek kararlarda asli unsurlardandır.

İlginizi çekebilir:  Aldatma(Zina) Sebebi İle Boşanma Davası Hakkında Bilinmesi Gerekenler?
[Toplam:0    Ortalama:0/5]