Evlilik İzni Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Evlilik izni, düğün izni ya da diğer adıyla evlilik mazeret izni, normalde işçinin evlenmesi halinde ücretinden kesinti yapılmadan 3 gün mazeret izni kullanması anlamına gelir. Evlilik izni İş Kanunu’nun 2. ek maddesinde düzenlenmiştir. “İşçiye evlenmesi, evlat edinmesi ya da anne veya babasının, eşinin, kardeşinin, çoğununun ölmesi halinde üç gün, eşinin doğum yapması halinde ise beş gün ücretli izin verilir.” Buradan da anlaşıldığı üzere, evlilik izni süresi bu ek maddede cenaze izinleri ve doğum izinleri süreleri ile birlikte belirtilmiştir.

Evlilik İzni Şartları Nelerdir?

Bu izni işverenden alabilmek için belli başlı evraklar talep edilmektedir. Bu evrak ve şartların başında nikah töreni için günün alınmış olması ve nikah tarihinin belirtilmiş olması gerekir. Evlilik izni kullanımı sırasında nikah davetiyesinde belirtilen gün veya düğün tarihi dikkate alınır ve izin süresi akabinde başlatılabilir. Evlilik izni evliliğin gerçekleştiği süreçte de kullanılabilir, evlilik sonrasında da kullanılabilmektedir. Çalışan her evlilik için bu hakkını kullanabilir. Yani birden fazla evlilik yapan çalışan her evliliği için ayrı ayrı evlilik izninden yararlanabilir. İşverenlerin, aynı kişiye ikinci kez bu izni kullandırmamak gibi bir hakkı bulunmamaktadır. Evlilik izni kullanan çalışanların maaşları aynen ödenmektedir. Kanunun izin süreleriyle ilgili tanımında süre “gün” olarak belirtilmiştir. Dolayısıyla “iş günü” olarak belirtilmediği için bu izinler hafta sonu ya da resmi tatil günlerine de gelse izinden sayılmaktadır.

İşçinin Evlilik İzni Kaç Gündür?

4857 Sayılı İş Kanunu’nun Ek Madde 2’de “İşçiye; evlenmesi veya evlat edinmesi ya da ana veya babasının, eşinin, kardeşinin, çocuğunun ölümü halinde üç gün, eşinin doğum yapması halinde ise beş gün ücretli izin verilir.” şeklinde düzenlenmiştir. Yine kanun metninden anlayacağımız üzere işçilerin evlilik izinleri ise 3 gündür. İşçilerin evlilik izinleri ise; iş sözleşmelerinde düzenlenerek artırılabilir. Ancak düşürülemez.

Evlilik İzni İçin Bir Dilekçe Var Mıdır?

Evlenme izni nikah tarihi alındıktan sonra ama nikah tarihinden önce işverene ya da iş yerinin insan kaynaklarına dilekçe ile bildirilir. Eğer işveren talep ederse, nikah günü alındığına dair belge de dilekçeye eklenir.

İlginizi çekebilir:  İşçinin Maaşı Elden Alması

Hafta Tatili/Genel Tatil/Ulusal Bayrama Denk Gelen Evlilik İzinleri

Evlilik izninin, İş Kanunu ilgili maddesinde “gün” olarak belirtilmiş olması uygulamada farklılıklara neden olmaktadır.” İşgünü” olarak belirtilmediği için genel tatil/ulusal bayram/hafta tatiline denk gelen süreleri de iznin içinde kabul eden görüşler vardır. İzin süresinin yalnızca “gün” olarak belirtilmesi bu iznin işgünü olarak değerlendirilmeyeceği anlamına gelmemelidir. İşçinin ücretinden hiçbir kesinti yapılmadan verilen bu izin için işçinin çalıştığı günler dikkate alınmalıdır.

Evlilik İzni Ücretten Kesilebilir Mi? Yıllık İzin Hakkından Düşer Mi?

Evlilik izninin çalışma günlerinden sayılması 4857 Sayılı İş Kanunu 46. Madde b bendinde şu şekilde düzenlenmiştir:
“b) (Değişik: 4/4/2015-6645/35 md.) Ek 2 nci maddede sayılan izin süreleri, çalışılmış günler gibi hesaba katılır.”
Yasa ile verilen 3 günlük evlilik izni, yıllık izinden bağımsız olarak düzenlenmiş bir ücretli izindir, yıllık izin sürelerinden düşmez. Evlilik izninde olduğu süreler için işçiye çalışmış gibi ücreti ödenir.

Konu İle Alakalı Yargıtay Kararı;
9. HUKUK DAİRESİ 2015/28743 E. , 2018/23360 K.
“MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin 12.11.2013 günü evlendiğini, bu sebeple işyerinden 3 gün izin aldığını, işyerine gittiğinde ise iş akdinin feshedildiğini öğrendiğini, feshin haksız olduğunu iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının izin almadan ve haber vermeden peş peşe 5 iş günü işe gelmediğini, evlilik yapan bir işçiye izin verilip peşinden devamsızlık tutanağı tutulmasının kesinlikle mümkün olmadığını, öğrendikleri kadarıyla davacının nişanlısından başka bir kişiyle kaçması nedeniyle işe devamsızlık yaptığını, bu nedenle feshin haklı nedene dayandığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece 12.11.2013 günü davacının evlendiği anlaşıldığından devamsızlık olsa bile bunun haklı bir sebebe dayandığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
İş sözleşmesinin, işçinin devamsızlıkta bulunması nedeniyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesinin (II) numaralı bendinin (g) alt bendinde, “işçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi” halinde, işverenin haklı fesih imkanının bulunduğu hükme bağlanmıştır.
İşçinin işe devamsızlığı, her durumda işverene haklı fesih imkanı vermez. Devamsızlığın haklı bir nedene dayanması halinde, işverenin derhal ve haklı nedenle fesih imkanı bulunmamaktadır. İşçinin hastalığı, aile fertlerinden birinin ya da yakınlarının ölümü veya hastalığı, işçinin tanıklık ve bilirkişilik yapması gibi haller, işe devamsızlığı haklı kılan nedenlerdir. Mazeretin ispatı noktasında, sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadığı sürece özel sağlık kuruluşlarından alınan raporlara da değer verilmelidir.
Devamsızlık süresi, ardı ardına iki iş günü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü ya da bir ayda üç iş günü olmadıkça, işverenin haklı fesih imkanı yoktur. Belirtilen iş günlerinde hiç çalışmamış olunması gerekir. Devamsızlık saatlerinin toplanması suretiyle belli bir gün sayısına ulaşılmasıyla işverenin haklı fesih imkanı doğmaz.
Devamsızlık, işçinin işine devam etmemesi halidir. İşyerine gittiği halde iş görme borcunu ifaya hiç başlamayan bir işçi devamsızlıkta bulunmuş sayılmamalıdır. İşçinin yapmakla yükümlü olduğu ödevleri hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi ayrı bir fesih nedeni olup, bu durumda 4857 sayılı Yasanın 25/II-h maddesi uyarınca değerlendirme yapılmalıdır.
Maddede geçen “bir ay” ifadesi takvim ayını değil ilk devamsızlıktan sonra geçecek olan bir ayı ifade eder. İlk devamsızlığın yapıldığı gün ayın kaçıncı günüyse takip eden ayın aynı günü bir aylık süre sona erer. Son ayda ilk devamsızlığın gerçekleştiği günün bulunmaması halinde, son ayın son günü bir aylık süre dolmuş olur. Sonraki devamsızlıklar ise takip eden aylık dönemler içinde değerlendirilir.
Somut uyuşmazlıkta; davacının 2013 Kasım ayının 7,8,9,11 ve 12’nci günleri olmak üzere peş peşe 5 iş günü işe gelmediğine dair mümziileri bölüm şefi Ünal, bölüm müdürü İlker ve personel işleri uzmanı Nesrin’in davalı … olarak dinlendiği tutanaklar ile işverence devamsızlık nedeniyle iş akdinin feshedildiğinin davacıya bildirildiği … 40. Noterliği’nin 12.11.2013 tarih ve 27230 yevmiye numaralı ihtarnamesi dosyada mevcuttur. Davacı taraf belirtilen günler evlilik nedeniyle işverenin bilgisi dahilinde işyerine gelmediğini, bir nevi izin kullandığını savunmaktadır.
Ancak davalı tanıkları, davacının evleneceğini bildiklerini fakat davacının izinli olmayıp haber vermeden işyerine gelmediğini, davacının devamsızlık yaptığı süre içinde kendisine ulaşamadıklarını, farklı kişilerden davacının nişanlısını bırakıp başka biri ile kaçtığını öğrendiklerini, iş akdi feshedildikten sonra davacının işyerine gelerek evlilik cüzdanını gösterip gelmediği sürelerde izinli sayılmayı talep ettiğini beyan etmişlerdir.
Davacıya evlilik nedeniyle izin verilip peşinden devamsızlık nedeniyle işten çıkarıldığını duyduklarını beyan eden davacı tanıkları Melehat ve Ertuğrul’un ise davacının iş akdi sona erdiğinde işyerinde bulunmadıkları kendi ifadeleri ile sabit olup bu tanıklar davacıdan duyduklarını aktarmaktadır.
Bu sebeplerle fesih tarihinde işyerinde bulunan, her biri davacının silsile ile amiri konumundaki davalı tanıklarının beyanlarına üstünlük tanınıp iş akdinin işverence devamsızlık nedeni ile haklı olarak feshedildiği kabul edilerek kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerekirken kabulü bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 17/12/2018 günü oybirliği ile karar verildi.

.