Fikri Mülkiyet Avukatı

AnasayfaFikri Mülkiyet Avukatı
Tekcan Hukuk Bürosu İstanbul’da Dünya Ticaret Merkezinde hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti vermekte olup, marka hukuku avukatı, patent hukuku avukatı, telif hakları avukatı, tasarım hukuku avukatı olarak çalışan uzman kadrosu ile fikri mülkiyet hukukunun her alanında müvekkillerine hizmet vermektedir.

Fikri Mülkiyet Haklarının Önemi

Fikri Mülkiyet Hakları kişilerin fikirlerini, buluşlarını ve eserlerini koruyan kişilerin düşünsel haklarını korumaktadır. Fikri Mülkiyette yer alan fikri kelimesi ile kastedilen şey mülkiyetin türüdür. Mülkiyet kavramı ile olarak eşya gibi somut nitelikteki değerler üzerinde ileri sürülebilecek bir hak gibi görünse de fikri mülkiyet haklarına konu edilen mülkiyet kişinin sahip olduğu fikir üzerindeki hak sahipliğini ifade etmektedir. Bu nedenle de fikri hakların konusunu mali değer taşıyan fikir ve sanat eserleri oluşturmaktadır. Fikri mülkiyet haklarını fikir ve sanat eserleri ile sınai mülkiyet hakları olmak üzere iki ana başlık altında incelemek mümkündür. Buna göre fikir ve sanat eserleri bakımından 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nu, sınai haklara ilişkin uyuşmazlıklar halinde de 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nu dikkate almak gerekecektir.

Fikir ve Sanat Eserleri Nelerdir, Nasıl Korunurlar?

Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu eser sahibinin özelliklerini barındıran bilim ve edebiyat, müzik, güzel sanatlar ve sinema eserleri olarak tanımlanan her türlü fikir ve sanat eserlerini koruma amacını taşımaktadır. Eser sahibini kanun, eseri meydana getiren kişi olarak tanımlamıştır. İlim ve edebiyat eserleri, güzel sanat eserleri, sinema eserleri, işlemeler ve derlemeler ile alenileşmiş ve yayımlanmış eserler fikir ve sanat eserlerini oluşturur. Eser sahibinin meydana getirdiği fikir ve sanat eseri üzerindeki haklarına telif hakkı denir. Telif hakları mutlak hak niteliğindedir bu nedenle de ihlal eden herkese karşı ileri sürülebilecektir. Bu hakkın doğumu için tescil edilmesine gerek yoktur. Eserin yaratıldığı an itibariyle esere ilişkin haklar doğmuş olacaktır. Ülkesellik ilkesi gereği ihlalin gerçekleştiği ülkede esere ilişkin hakların korunmasına dair mevzuat hükümleri geçerli olacaktır.

Eser Sahibinin Hakları Nelerdir?

5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu eser sahibinin mali ve manevi haklarını belirlemiştir. Bu haklar:

Manevi Haklar:

  • Umuma Arz Hakkı
  • Adın Belirtilmesi Yetkisi
  • Eserde Değişiklik Yapılmasını Men Etme Yetkisi
  • Eser Sahibinin Malik Ve Zilyede Karşı Haklar

Maddi Haklar ise;

  • İşleme Hakkı
  • Çoğaltma Hakkı
  • Yayma Hakkı
  • Temsil Hakkı
  • Umuma İletim Hakkı
Eser haklarının korunmasında tescilin zorunlu olmadığını belirtmiştik. Ancak ispat bakımından kolaylık getirmek maksadıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı bir kayıt sistemine sahiptir. Buna göre Kültür ve Turizm Bakanlığına kayıt ve tescil için başvuru yapılabilecektir.

Fikir ve Sanat Eserlerine Tecavüz Nedeniyle Dava Açmak

Eser hakkına tecavüz halinde hukuk ve ceza davaları söz konusu olabilecektir. Manevi ve mali hakları tecavüze uğrayan kimse:

Tecavüzün Ref’i Davası:

Eser sahipliğinden doğan mali ve manevi haklara tecavüz durumunda bu haksız eylemin sonlandırılması için açılabilecek dava türüdür. Bu dava ile mali ve manevi haklara tecavüze son verilmesi talep edilecektir.

Tecavüzün Men’i Davası:

Mali ve manevi haklarda gerçekleşmesi ihtimali bulunan potansiyel bir tecavüz eylemini engellemek maksadıyla açılacak olan davadır.

Tazminat Davası:

Eser sahibinin tecavüz nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararı tazminat davası açarak talep etmesi mümkündür. Yine kanunda suç teşkil eden bu eylemler için ilgili Cumhuriyet Başsavcılıklarına şikayet yapılabilecektir.

Hukuki Danışmanlık:

Eser sahipleri, bağlantılı hak sahipleri ve hak sahiplerinin hukuki ihtilaf ve telif hakkı davalarında telif hakkı avukatına ihtiyaç duyması halinde uzman telif hakkı avukatlarımızla sizlere en iyi avukat ve en iyi hukuki danışmanlık hizmetini vermek için çalışıyoruz.

Sınai Mülkiyet Kanunu ve Korunan Haklar

6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu marka, tasarım, patent faydalı model, coğrafi işaret ve geleneksel ürün adlarına ilişkin hakların korunması ve bu suretle teknolojik, ekonomik ve sosyal ilerlemenin gerçekleştirilmesine katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Sınai mülkiyet haklarına ilişkin başvurular, tescil ve tescil sonrası işlemler ile bu hakların ihlaline dair hukuki ve cezai yaptırımlar ilgili kanun nezdinde koruma altına alınmıştır.

Marka Hakkı ve Kapsamı Nedir?

Marka, bir ticari malın tanıtımı, benzer mallardan ayrılmasına yardım eden, bahse konu malı simgeleyen, resim, imge, harf ve benzeri işaretlerden oluşan ibaredir. Marka, ayırt edici bir işaret olarak işletmenin bütününü temsil etmeye yarar. Markanın 3 temel işlevi bulunmaktadır. Bunlar kaynak gösterme, garanti ve reklam işlevleridir. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ve uluslararası antlaşmalar gereği yabancı ülke vatandaşları marka tescili için başvuru yapabilirler. TC vatandaşları şahsen de başvuru yapabilecekken yabancı ülke vatandaşları ancak marka vekili aracılığıyla başvurularını gerçekleştirebilmektedir.

Marka Tescil Başvurusu Nasıl Yapılır?

Marka tescil başvurularının Türk Patent Enstitüsü’ne yapılması gerekmektedir. Marka tescil başvurusunun tarihi itibariyle koruma başlayacaktır. Yine ayırt edicilik ve tanınmışlık yönünden yapılacak olan incelemelerde başvuru tarihi esas alınacaktır. Başvuru şartlarının tam olarak gerçekleştirilmesi durumunda şekli inceleme yapılmış ve mutlak red sebepleri açısından reddedilecek bir husus tespit edilmemişse marka tescil başvurunuz Resmi Marka Bülteninde yayınlanacaktır. Marka tescilinde mutlak ve nispi ret nedenleri Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 5. ve 6. maddelerinde detaylı olarak yazılmıştır. Marka tescilinin yapılmasından sonra kullanılması da esas kabul edilmiştir. Buna göre Kanunun 9. Maddesi uyarınca tescil tarihinden itibaren 5 yıl içinde haklı bir neden bulunmamasına karşın marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan veya marka sahibi tarafından kullanımına 5 yıl süre için kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilecektir. Tescilli bir markanın koruma süresi başvuru tarihinden itibaren 10 yıldır ve bu süre 10’ar yıllık dönemler halinde yenilenecektir.

Markanın Hükümsüzlüğü Davası

Markanın hükümsüzlüğünü ileri sürmek için bir dava açmak gerekmektedir. Bu dava, markanın haksız olarak tescil edildiği yahut markanın korunmasını gerektirecek sebeplerin tescil sonrasında hukuki dayanağını yitirdiği gerekçesiyle açılacaktır. Türk Patent Enstitüsü’ne karşı markanın hükümsüzlüğünden bahisle dava açılamaz. Markanın hükümsüzlüğünü gerektiren haller kanunda sınırlı olarak sayılmıştır ve bu haller dışında bir sebeple markanın hükümsüzlüğü iddia edilemeyecektir.

Marka Hakkına Tecavüz

Marka hakkının ihlal edilmesi durumunda marka hakkı sahibi hukuki yollara başvurabilecektir. Marka hakkının ihlali için iktibas yani karışıklığa yol açmış olma ihtimali yeterlidir, yani karışıklığın meydana gelip gelmediği araştırılmaz. Markaya tecavüzün belirlenmesindeki esas kriter malın hitap ettiği “ortalama düzeydeki tüketiciler”dir. Marka hakkına tecavüz edilmesinin hem cezai hem de hukuki sonuçları vardır. Tecavüzün tespitinin ardından marka hakkına tecavüze ilişkin cezai hükümler uygulanacak olup 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile kişilerin cezalandırılması öngörülmüştür. Tecavüz eyleminden zarar görmüş olan marka hakkı sahipleri maddi ve manevi tazminat davası da açabilecektir.

Tasarım Hakkı ve Kapsamı Nedir?

Yenilik ve ayırt edicilik özelliklerine haiz, ürünün tamamı yahut bir kısmı üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk, malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümüne tasarım denilmektedir. Tasarım hakkı sahibi tasarımdan doğan hakların münhasıran sahibi durumundadır. Buna göre tasarım hakkı sahibinin izni olmaksızın üçüncü kişiler tasarımın uygulandığı ürünü üretemeyecek, piyasaya sunamayacak, satamayacak ve hiçbir surette kullanımını gerçekleştiremeyecektir.

Tasarım Tescili Nasıl Gerçekleştirilir?

Tasarım başvurusu da marka başvuruları gibi Türk Patent Enstitüsü’ne yapılacaktır. Buna göre TPE başvuruya ilişkin hususları denetler ve uygun görmesi halinde tasarım tescil belgesi verilerek sicile kayıt işlemlerini gerçekleştirir. Tasarım tescillerinde teknik bir inceleme yapılmaz. Burada önemli olan tasarımın teknik özelliği değildir. Tekniği itibariyle değerlendirilmesi gerek bir başvuru patent başvurusuna konu edilebilecektir. Bu nedenle başvuru ile korunmak istenen hak ve özellik önem arz etmektedir. Tasarım hakkında tescille gelen korumanın sınırı görünen özelliklerden ibarettir. Tasarımın korunması maksadıyla başvuru yapıldıktan sonra tasarımın kopyalanmasından tereddüt eden başvuru sahibi 30 ay süre ile yayımın ertelenmesini talep edebilecektir. Tasarımlar için koruma süresi tescil başvurusu tarihi itibariyle 5 yıldır. Bu süre beşer yıllık dönemler hâlinde yenilenmek suretiyle toplam yirmi beş yıla kadar uzatılabilecektir. Tescilsiz tasarımlar ise koruma talep edilen tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten itibaren 3 yıldır. Tasarım hakkı tasarımcıya ve onun haleflerinindir. Tasarım hakkı devredilebilir. Tasarıma tecavüz edilmesi halinde tasarım hakkı sahibi zararlarının tazmini için maddi ve manevi tazminat davası açabilecektir. Ancak tasarıma tecavüz ile ilgili olarak cezai bir yaptırım ön görülmemiştir.

İş Sözleşmesi ile Çalışan Çalışanların Tasarımları

İşçiler tarafından yapılmış çalışmalar neticesinde meydana gelen bir tasarım varsa tasarımların hak sahipliği işverene ait olacaktır. İşyerinin genel faaliyet konusu doğrultusunda işverene ait araçlar ve bilgilerden faydalanarak bu tasarımın üretilmiş olması önem arz etmektedir. İşverene ait olan bu hak yalnızca işçiler açısından değil, öğrenciler ve ücretsiz olarak çalışan stajyerlerin tasarımları ile bilimsel çalışmalar veya araştırmalar neticesinde öğretim elemanlarınca gerçekleştirilen tasarımlar için de geçerlidir. Tasarımın önemine göre çalışanların tasarım için bedel talep edebilecektir.

Patent Hakkı ve Faydalı Model Hakkı

Teknolojinin her alanındaki buluşlar, yenilik unsurunu, buluş basamağı ve sanayiye uygulanabilirlik unsurlarını içermesi halinde patent verilecektir. Yenilik unsurundaki kriter tekniğin bilinen durumuna dahil olmamaktır. Patentler verilmelerinde tercih edilecek olan sisteme göre incelemeli patent ve incelemesiz patent olarak 2’ye ayrılır. TPE tarafından yenilik unsuruna ilişkin anlaşma yapılmaması durumunda incelemesiz patent söz konusu olacaktır. Patent şartlarının tamamı bakımından bir inceleme yapılması halinde ise incelemeli patent verilir. Bu iki patent türü koruma süresi açısından farklılık arz etmektedir. Koruma süresi sona erer, patent sahibi hakkından vazgeçer yahut yıllık ve ek ücretler süresinde ödenmezse patentten doğan hak sona erecektir. İncelemesiz patentte korum süresi 7 yıl iken incelemeli patentte koruma süresi 20 yıldır. Bu süreler uzatılamaz ve süre sonunda patent hakkı kendiliğinden sonra erer. Faydalı model açısından ise koruma süresi başvurunun yapıldığı tarihten itibaren 10 yıldır ve süre uzatılamaz.

İletişim

İstanbul, Bakırköy‘de çalışmalarına devam eden Tekcan Hukuk ve Avukatlık Bürosu‘na ve İstanbul fikri mülkiyet hukuku avukatı kadromuza İletişim sayfamızdan veya 0532 211 57 25 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz.

Avukatlar

avukat melda
Av. Melda Merve Tekcan

İstanbul, Avukat

Profili Görüntüle
fatma-karadas-avukat
Av. Fatma Karadaş

İstanbul, Avukat

Profili Görüntüle

Hızlı iletişim için “Hemen Ara” butonuna tıklayabilirsiniz.