iştirak nafakası

İştirak Nafakası

Bir önceki makalemizde yoksulluk nafakasına ilişkin detaylardan bahsetmiştik. Bugünkü yazımız da ise nafaka çeşitlerinden bir diğeri olan iştirak nafakasını ele alacağız.

İŞTİRAK NAFAKASI NEDİR?

Eşlerin boşanmasından sonra ortaya çıkacak bir sorun da müşterek çocukların velayeti hususudur. Boşanma sonrası müşterek çocuğun velayetinin kimde olacağına ilişkin husus söz konusu iştirak nafakasını da etkilemektedir. İştirak nafakası boşanma davası sonrası müşterek çocuğun velayetini alamayan eşe yine de çocuğun masraflarına katılmak zorunda bırakıldığı nafaka türüdür. Yani velayeti kendisinde olmayan tarafın yine de müşterek çocuğun masrafları için ödemiş olduğu nafakaya iştirak nafakası denir.

İştirak nafakası ilk olarak boşanma davası sırasında tedbir nafakası adı altında ödenmeye başlanır. Ancak boşanma davasının sonuçlanmasıyla boşanan eşler arasında tedbir olarak değil iştirak olarak ödenmeye devam eder. Dolayısıyla burada dikkat edilmesi gereken husus iştirak nafakasının ödenmesine boşanma davası sonucunda hükmedilir.

Her nafakanın amacı olduğu gibi iştirak nafakasının da hükmedilmesinin bir amacı vardır.

İŞTİRAK NAFAKASINDAKİ AMAÇ NEDİR?

Nafaka denilince akla gelen ilk tanım; boşanmış eşe maddi yardımda bulunma amacıyla belli bir miktarın düzenli olarak yahut tek bir seferde ödeme yapılmasıdır. Fakat iştirak nafakasında gözetilen menfaat boşanmış eski eşe karşı değil var olan müşterek çocuk veya çocuklara karşı gözetilmektedir. Buradaki amaç müşterek çocukların yetiştirilmesinde; eğitim, sağlık, barınma gibi hayati giderlerinin karşılanmasıdır.

Peki bu iştirak nafakasını kimler talep edebilir bu noktaya da bakmak gerekir. Şöyle ki;

İŞTİRAK NAFAKASINI KİM VEYA KİMLER TALEP EDEBİLİR?

İştirak nafakasını kural olarak boşanma sonrası çocuğun velayetini alan eş tarafından istenilir. Ayrıca ayırt etme gücü yerinde olan çocuk da kendi için iştirak nafakasını talep edebilir. Eğer çocuk ayırt etme gücüne sahip değil ise o zaman da kendisi için atanan kayyım da iştirak nafakasını dava açarak talep edebilir.

İlginizi çekebilir:  Yabancı Ülkelerce Verilen Boşanma Kararların Tanınması ve Tenfizi

İşbu düzenleme yasal olarak da TMK’nin 329. maddesinde:

Küçüğe fiilen bakan ana veya baba, diğerine karşı çocuk adına nafaka davası açabilir. Ayırt etme gücüne sahip olmayan küçük için gereken hâllerde nafaka davası, atanacak kayyım veya vasi tarafından da açılabilir. Ayırt etme gücüne sahip olan küçük de nafaka davası açabilir.’’

şeklinde güvence altına alınmıştır. Bu kişilerin talep etmesi halinde iştirak nafakasına karar verilebilmektedir.

 

İŞTİRAK NAFAKASININ ŞARTLARI NELERDİR?

Bu noktada bilinmesi gereken önemli husus iştirak nafakasının, yoksulluk nafakası gibi mahkemeden talepte bulunulmasına gerek yoktur. Yani eğer boşanma davası sonucunda velayeti alan eş mahkemeden müşterek çocuk için iştirak nafakası talep etmese dahi hakim tarafından iştirak nafakası ödenmesine karar verilebilir.

Ayrıca talep etmek isteyen tarafın illa boşanma davası devam ederken etmesi de zorunlu değildir. Dilerse boşanma davası sonucunda da ayrı bir dava açarak karşı taraftan iştirak nafakası talep edebilir. Eğer kişi boşanma davasının yargılama sırasında iştirak nafakasını talep ederse boşanma davasının kesinleşmesinden sonra nafaka ödenmeye başlanır. Eğer boşanma davasından sonra ayrı bir dava açarak talep edilecek ise de o halde herhangi bir zamanaşımı süresine tabii olmadan iştirak nafakası talep edilebilir. Burada herhangi bir zamanaşımına tabi olmadığını belirttik fakat tabi ki çocuğun reşit olmasından önce talepte bulunulmalıdır.

İştirak nafakasını sadece boşanma davalarında değil aynı zaman da ayrılık ve evliliğin iptali gibi davalarda da talep edilebilir ve en önemli verilme şartlarından biri de nafaka ödenmesine hükmedilecek kişinin ekonomik durumudur. Hakim nafakaya karar verirken kişinin ödeme gücüne bakarak karar verir. Eğer nafaka ödemesine ilişkin ekonomik durumu yeterli seviyede değil ise ve ödeme gücü bulunmuyor ise o kişinin iştirak nafakası ödemesine karar verilmez.

İlginizi çekebilir:  Boşanma Sebepleri ve Kadına Yönelik Şiddet

İlgili Alan: Boşanma Avukatı

İŞTİRAK NAFAKASININ MİKTARI NASIL BELİRLENİR?

İştirak nafakasına karar verilirken aranan en önemli şartın kişinin ekonomik durumunun olup olmamasına bakıldığını belirtmiştik. Dolayısıyla nafakanın miktarı belirlenirken de göz önünde tutulacak en önemli husus ödeyecek kişinin ekonomik durumudur.

Ayrıca çocuğun yaşı, eğitim durumu, sağlık durumu ve alışmış olduğu yaşam standartlarına bakılarak bir nafaka miktarı belirlenir. Yani ilkokula giden bir çocuğun nafaka miktarı ile liseye giden bir çocuğun nafaka miktarı aynı olmayıp farklılık gösterecektir.

Tüm bunların yanı sıra günün getirdiği ekonomik şartlara da bakılır. Ekonomik olarak zorlu süreçlerde belirlenecek miktar normal şartlarda belirlenecek miktara göre daha az olabilmektedir.

Nafaka miktarının nasıl belirleneceği TMK’nin 300. maddesinde belirtilmiştir. Bu düzenlemeye göre:

Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. Nafaka miktarının belirlenmesinde çocuğun gelirleri de göz önünde bulundurulur.’’

Hakim, iştirak nafakasının her ay peşin olarak ödeneceğine hükmedebilir. Eğer taraflar dilerse nafakanın irat şekilde yani gelir şeklinde de ödeneceğine ilişkin hakim karar verebilmektedir.

İŞTİRAK NAFAKASININ MİKTARI SABİT KALIR MI?

Hakim tarafından hükmedilen iştirak nafakasının miktarı şartların değişmesi ile azalabilir veya artabilir. Dolayısıyla nafaka miktarının sabit kalma gibi bir zorunluluğu yoktur.

Çocuğun var olan ihtiyaçlarında azalma veya artma olabilir. Bunun yanı sıra nafaka ödemesine hükmedilen kişinin ekonomik durumunda iyileşme yahut kötüleşme de olabilir. Bu gibi durumlarda yukarıda bahsettiğimiz şartlar bunlar olup şartların değişmesiyle nafaka miktarı da değişebilmektedir. Böyle durumlarda iştirak nafakasının azalması veya artması için dava açılması gerekir.

Ayrıca nafakanın azaltılması veya arttırılması gibi taleplerde bulunulmadığında da iştirak nafakası her yıl değişebilir. Şöyle ki; hakim iştirak nafakasının her yıl belli bir oranda artacağına ilişkin karar verebilir. Böylece tarafların herhangi bir talebi olmaksızın her yıl otomatik olarak iştirak nafakası artar. Bu artma oranını belirmek şartıyla hakim her yıl nafaka miktarının artırılmasına hükmedebilir.

İlginizi çekebilir:  Boşanma Davasında Alınan Tedbirler

İŞTİRAK NAFAKASININ ÖDENMESİ NE ZAMANA KADAR DEVAM EDER?

Öncelikle çocuğa fiili olarak bakan ebeveynin değişmemesi gerekir. Yani eğer iştirak nafakasını ödeyen kişi çocuğun velayetini alır ise nafakayı ödemesine gerek kalmayacaktır.

Daha sonra nafakayı ödeyen ebeveynin ölmesi durumunda da iştirak nafakası haliyle sona erecektir. Ayrıca iştirak nafakası ödenen çocuğunda ölmesiyle yine nafaka son bulacaktır.

Yukarıda da belirttiğimiz gibi iştirak nafakası çocuğun reşit olana kadar ödenen bir nafaka türüdür. Dolayısıyla çocuğun reşit olmasıyla iştirak nafakası da son bulacaktır.

[Toplam:1    Ortalama:5/5]