İşverence Kreş Açma Yükümlülüğü İhlal Edildiğinde Kadın İşçi Haklı Fesih Yapabilir Mi?

Çocuk sahibi olan kadın çalışan bakımından doğum öncesi ve sonrası 4857 Sayılı İş Kanunu ve ilgili mevzuatla tanınan ücretli ve ücretsiz izin hakları bulunmaktadır. Ancak doğum sonrası izin süreleri tamamlandıktan sonra kadın işçi açısından çocuğun bakımını üstlenecek birini bulunmaması yahut kreş bedelinin karşılanamayacak olması durumları nedeniyle iş hayatına geri dönme bakımından sorun ortaya çıkmaktadır. Bilindiği üzere çocuk sahibi olmak haklı fesih nedeni de oluşturmadığından kadın işçi bu nedenle işten ayrılıp kıdem tazminatına da hak kazanamamaktadır.

İlgili Alan: İş Hukuku Avukatı

Yapılan bir istatistiki araştırmaya göre Türkiye’de 0-6 yaş aralığındaki çocukların %86,7’sine anneleri bakmaktadır. Çocuğa bakmayarak çalışma hayatına devam etmek isteyen kadınlar açısından ise kreş ücretlerinin karşılanamaması yahut aylık kazancının tamamına yakınını veya büyük bir oranını kreş bedeli yahut bakıcı parası olarak ödemesi sorunu ortaya çıkmaktadır.

Kreş ve Emzirme Odası Açma Yükümlülüğü İçin Şartlar

İşyerlerinde işverence emzirme odası ve kreş açma zorunluluğu kanun ve yönetmelikle düzenlenmiştir. Belli koşulları karşılayan işverenler bakımından kreş açma zorunluluğu söz konusu olabilmektedir. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu 30 maddesine dayanılarak çıkarılan, 16 Ağustos 2013 tarihli Resmi Gazete’de Gebe veya Emziren Kadınların Çalıştırılma Şartlarıyla Emzirme Odaları ve Çocuk Bakım Yurtlarına Dair Yönetmeliğin 13. maddesine göre:

Yaşları ve medeni halleri ne olursa olsun,
• 100-150 kadın çalışanın olması halinde emzirme odası kurma,
• 150 den çok kadın çalışanın olması halinde ise, 0-6 yaşındaki çocukların bırakılması ve bakılması, emziren işçilerin çocuklarını emzirmeleri için işveren tarafından kreş açma zorunluluğu getirilmiştir.

Yönetmelik emzirme odası açmak için işyerinde 100-150 kadın çalışanın olmasını aramakta iken, bakım yurdu (kreş) açmak için ise 150’den fazla kadın çalışanın bulunmasını şart koşmaktadır. Bu yükümlülüğünün getirilmesindeki kriter kadın işçi sayısı olduğu için birçok işveren bu kapsam dışında kalabilmektedir. Ancak bu koşulları saplamasına rağmen yükümlülüğe uygun hareket etmeyen işveren sayısı da azımsanamayacak kadar çoktur.

İşverenin açtığı kreş işyerine 250 metreden daha uzaksa, yönetmelik, işverene bu kreşe ulaşmak için bir servis veya araç sağlama yükümlülüğü de getirmiştir. İşverenler, ayrıca, ortaklaşa oda ve yurt kurabilecekleri gibi, oda ve yurt açma yükümlülüğünü, kamu kurumlarınca yetkilendirilmiş yurtlarla yapacakları anlaşmalarla da yerine getirebilirler.

Yönetmelik, 13. maddenin 4. fıkrasında:

“Oda ve yurt açma yükümlülüğünün belirlenmesinde, işverenin belediye ve mücavir alan sınırları içinde bulunan tüm işyerlerindeki kadın çalışanların toplam sayısı dikkate alınır.”demektedir. Bu sayının belirlenmesinde erkek çalışanlar arasından çocuğunun annesi ölmüş veya velayeti babaya verilmiş olanlar varsa bu erkek çalışanlar da sayının hesaplanmasında dikkate alınacaktır.

Yönetmeliğin 21. maddesine göre:

“Oda ve yurtların bina, kuruluş, döşeme, araç, gereç, taşıt, beslenme gibi giderlerinin tamamı işverenlerce”karşılanacağı açıkça belirtilmiştir.Dikkat edilmesi gereken bir diğer husus ise kreş açma zorunluluğu olan işverenlerin bu hakkı işçilerine ücretsiz olarak sunması gerektiğidir. Yani işveren kreş açıp akabinde bunu işçilerine ücretli olarak sunamayacağı gibi kendisi kreş açmayıp dışarıda bir kreşe işçisini yönlendiren işveren de bu hizmetten faydalanan işçinin hizmet bedelini ödemekle yükümlüdür. Anlaşılan kreşin bu işveren için indirim imkanı sağlaması yeterli olmaz. Bu durumda işverenin kreş açma yükümlülüğünü yerine getirdiğini söylemek mümkün olmayacaktır.

Kreş Açmayan İşyerine Uygulanacak Yaptırım

Kreş açma yükümlülüğü kapsamına giren işyerlerinde, yükümlülüğün yerine getirilmediğinin tespit edildiği tarihten itibaren her ay için idari para cezası uygulanacaktır. Ceza miktarı ise 2018 yılında yeniden değerleme oranında (%14,47) arttırılmış oldu. Buna göre kreş açmamanın cezası, az tehlikeli işyerleri için 2 bin 317 TL, tehlikeli 3 bin 90, çok tehlikeli işyerleri için 4 bin 635 TL oldu. Esasen, kreş işletmenin profesyonel bir hizmet olduğu, hele hele fabrika ve üretim yerlerinde kreş açılmasının çocukların sağlıkları açısından doğru olmadığı, 150 kadın sayısı sınırının kadın istihdamını olumsuz yönde etkilediği değerlendirildiğinde, iş mevzuatında yer alan bu yükümlülüğün yeniden gözden geçirilmesi gerektiği açıktır.

Kreş Açmayan İşyerinden İşçinin Haklı Feshi

Yukarıda işverenin kreş ve emzirme odası açma yükümlülüğünün ne şekilde düzenlendiğinden ve buna uygun hareket etmeyen işverene uygulanacak yaptırımlardan bahsettik. Bu düzenleme işyerleri için çalışma şartlarındandır ve bu şartlara uygun hareket edilmemesi halinde işçi, İş Kanununun 24/II-(f) maddesine göre iş akdini haklı sebeple feshedebilir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi bu taleple açılan bir işçilik alacakları davasında işverenin kreş açma yükümlülüğünü yerine getirmemesinin haklı fesih sebebi olduğuna hükmetti. Dolayısıyla işçi, işverenin kreş açma yükümlülüğüne uygun hareket etmesi için başvurmasına karşın başvurusunun olumsuz sonuçlanması halinde kıdem tazminatına hak kazanarak işten ayrılabilecektir.

Karara konu olayda bir özel bankada çalışan kadın işçi, doğum izni sebebiyle ara verdiği işine dönmek istediğinde anne, banka idaresine kreş olmadığı için ihtarname gönderdi. Ancak banka çözüm herhangi bir dönüş sağlamadı. Kreş yükümlülüğüne aykırılık nedeniyle iş akdini fesheden kadın işçinin tazminat talebi Yerel Mahkeme tarafından reddedilmişse de Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ise işçi lehine kararı bozarak 14 Temmuz 2004 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 25522 sayılı Gebe veya Emziren Kadınların Çalıştırılma Şartlarıyla Emzirme Odaları ve Çocuk Bakım Yurtlarına Dair Yönetmelik’e atıfta bulundu. Davacının işe gelerek çalışma isteğini ve sözleşmesini feshetme iradesinin bulunmadığını gösterdiğini, işveren tarafından davacının çalışmasına izin verilmemiş olduğu, bu nedenle işverenin iş sözleşmesini feshettiğinin kabul edilmesi gerektiğini belirten Daire işçinin taleplerinin kabulü yönünde karar verilmesi gerektiğinden bahisle Yerel Mahkeme kararını bozdu.

[Toplam:1    Ortalama:5/5]