İşyerinin Kamera İle Gözetim Altına Alınması

İşverenlere yalnızca iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması amacı ile işyerinin korunması için güvenlik kamerası kullanma imkanı tanınmıştır. Kamera kullanımının amacı aşmaması açısından sınırlı olması gerekmektedir. İşçilerin performanslarını denetleyen ve onları iş süresi boyunca gözetlemeyi hedefleyen kamera kullanımlarının hukuka aykırı olduğunu vurgulamak gerekir. İşveren, güvenlik kamerası uygulamasına başlamadan önce çalışanlarını aydınlatma yükümlülüğünü mutlaka yerine getirmelidir. Duş yerleri, tuvaletler, dinlenme odaları gibi bölgelerin izlenmesi kesinlikle mümkün değildir. İşverene yalnızca işyerinde suç işlendiğine dair somut şüphelerin varlığı halinde gizli kamera kullanma imkanı tanınmıştır. Kişisel veri, kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi ifade eder.
95/46/EC sayılı AB Veri Kişisel Verileri Koruma Direktifi ile KVKK’nın gerekçe bölümünde bireyin resmi, görüntüsü ve sesinin kişisel veri olarak kabul edileceği belirtilmiştir. Bu nedenle bir kişinin sesini ve görüntüsünü gösteren, aktaran veya kaydeden bir kamera faaliyeti kişisel verilerin işlenmesi olarak nitelendirilecektir.
İşverenler kural olarak işçinin açık rızasının varlığı halinde güvenlik kamerası kullanabilirler. Ancak bu kullanımın Kanunda belirtilen sınırlar içerisinde olması önem arz eder. Öncelikle işçinin özel hayatına müdahaleye verdiği rızaya kuşkuyla yaklaşılmalı, bu rızanın iş sözleşmesinin kurulmaması ya da iş ilişkisinin sonlandırılması tehdidi altında verilmemiş olması gerekmektedir yani kısacası kişinin beyanı hür iradesi çerçevesinde hiçbir baskı altında olmaksızın alınmalıdır. Zira bir sorunun nasıl sorulduğu dahi kişinin rızasını etkilemektedir. İşveren işçinin rızasını asla ve asla koşula bağlamamalıdır. İşçinin rızası ana sözleşmeden bağımsız tutulmalı yani rızası ve iş akdi birbirine koşul olarak ileri sürülmemelidir. İşçinin rızası Granürel olmalıdır. Müdahalenin yani kamera konulmasının hukuka aykırılığını ortadan kaldıracak meşru ve gerçek bir nedenin olması gerekmektedir. İşçi kamera kullanımın amacı, süresi ve görüntülerin ne kadar saklanacağı konusunda bilgilendirilmelidir. İşveren asla işçiden gizli bir iş yapamaz, her koşulda işçiye bildirimde bulunma külfeti altında olmalıdır. Güvenlik kamerası kullanımı amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olmalı, izleme faaliyeti ile elde edilen kişisel veriler işlendikleri amaç için gerekli olan süre kadar muhafaza edilmelilerdir. İşçinin rızası bulunsa dahi, kişilik haklarına ve özgürlüklerine getirilecek kısıtlamalar ancak, hukuka ve ahlâka aykırı olmadıkları oranda geçerlidir.
İşverenin işçi ve işyerini kamera ile gözetlemesinin hukuka uygunluğu, kamera gözetlemesi önlemi ile takip edilen amaca göre tespit edilir. İşverenin kamera gözetlemesini haklı kılan nedenler şöyle özetlenebilir: İşyerine giriş çıkışın kontrolü, üretim işleyişinin verimliliğinin sağlanması, işin teknik işleyişinin gözetlenmesi, güvenlik bakımından önem arz eden teknik aletlerin ve işyeri bölümlerinin gözetlenmesi, işyerinde üçüncü kişilerin suç işlemesinin önlenmesi ve tespit edilmesi, işçinin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyumunun denetlenmesi, işçinin işyeri araç ve gereçlerini kurallara uygun kullanımının denetlenmesi, işçinin yaptığı işin kalite ve performansının kontrol edilmesi, işçinin iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerine uyumunun kontrol edilmesi, işçinin sözleşmesel yükümlülük ihlallerinin tespit edilmesi.Öte yandan, işveren, işçinin işyerinde yaptığı iletişimi gizlice izleyerek ya da işyerindeki davranışlarını elektronik ortamda gizlice gözetleyerek iş sözleşmesinin haklı ya da geçerli nedenle feshine yol açabilecek bulgulara da ulaşabilir. Fesih nedeninin öğrenilmesi sonrasında, hayatın olağan akışına uygun olan, işverenin iş sözleşmesini feshetmesidir.
Yargıtay, bir iftira davasında “gizli kamerayla yapılan ses ve görüntü kayıtlarının yalnızca ve koşullar oluştuğunda savunma hakkına dayalı olarak delil olabileceğini ancak belirtilen istisna dışında hukuka aykırı olarak elde edilen delillerin suçun kanıtlanmasında kullanılamayacağının kabul edilmesi gerektiğine” hükmetti.
Malatya’nın Darende İlçesi’nde yaşanan davaya konu olay, 2005 tarihinde işlediği iddia edilen iftira suçuna ilişkin yürütülen soruşturmaya gizli kamera kaydının sunulmasıyla başladı. Kayıtta sanığın daha önce kavga ettiği tanık Ömer’in sanığın aleyhine işlediği ileri sürdüğü yaralama suçuyla ilgili konuşmalar yer aldı. Savcılık da görüşme kayıtlarından yola çıkarak dava açtı. Sanık ile Ömer arasında geçen görüşmeyle ilgili olarak işyerindeki bilgisayar kamerası kaydına ilişkin CD kaydını değerlendiren Darende Asliye Ceza Mahkemesi, sanık hakkında mahkumiyet kararı verdi. Karara itiraz edilence dosya Yargıtay’ın gündemine geldi.
KOŞULLARI OLUŞTUĞUNDA SAVUNMA HAKKINA DAYALI OLARAK DELİL OLABİLİR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, kamera kaydında, işyeri sahibi olarak konuşan kişinin “bunların hepsini gizli kamerayla çektim. Konuşturdum, Ramazan’ı. Ben hepsini konuşturdum gel bir kaydına bak bilgisayar açık demi” şeklinde konuştuğunun açıklanması karşısında yapılan “vurmadılar vuramazlar da yani” sözlerinin gizli kamera kaydı olarak gerçekleştirildiğine dikkat çekti. Daire, yerel mahkemenin hukuka aykırı olduğu saptanan gizli kamera çekimine ilişkin kayıtların delil olarak kullanılamayacağını gözetmeksizin mahkumiyete ilişkin verdiği kararı bozma gerekçesi saydı.
Kişilerin özel yaşamlarının ve haberleşme gizliliği ilkelerinin Anayasa’yla güvence altına alındığını anımsatan Daire, Türkiye’nin de taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde özel yaşamın gizliliğinin korunduğunu, AİHM içtihatlarında da özel yaşamın gizliliği ilkesine aykırı olarak elde edilen delilleri kabul etmediğine atıfta bulundu.5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nda yasa ve hukuka aykırı delillerin hükme esas alınamayacağını belirten Daire, yerel mahkemenin kararını bozdu.
GÖRÜŞMENİN GİZLİCE KAYDEDİLMESİ HUKUKA AYKIRI
Daire’nin bozma gerekçesi:
“Doktrinde ses ve görüntü kayıtlarının yalnızca, kayıt yapan kişiye yönelik olarak işlenen bir suçun kanıtlanması amacıyla kaydın planlı olmaksızın kendiliğinden gerçeklemesi dolayısıyla hukuka uygun görülebileceği fakat aynı kaydın kayıt sahibi dışındaki bir kişiye yönelik olarak işlenen bir suçta kanıt olarak ileri sürülebilmesinin olanaklı bulunmadığı belirtilmektedir. Gizli kamerayla yapılan ses ve görüntü kayıtlarının yalnızca ve koşulları oluştuğunda savunma hakkına dayalı olarak delil olabileceği ancak belirtilen istisna dışında hukuka aykırı olarak ede edilen delillerin suçun kanıtlanmasında kullanılamayacağı kabul edilmelidir. Açıklanan yasal düzenlemeler karşısında yalnızca hukuka ve yöntemine uygun biçimde kaydedilmesi durumunda kişilerin ses ve görüntü kayıtlarının delil niteliği bulunacak buna karşın bir kişinin yaptığı görüşmenin gizlice kaydedilmesi hukuka aykırı olduğundan delil olarak değerlendirilmesi olanaklı bulunmayacaktır.”

Free Download WordPress Themes
Download WordPress Themes
Premium WordPress Themes Download
Download Nulled WordPress Themes
free download udemy course
download intex firmware
Download WordPress Themes Free
udemy free download