İtirazın İptali Davası Hakkında Bilinmesi Gerekenler Nelerdir?

İtirazın iptali davası, takibe itiraz eden borçluya karşı açılan bir dava türüdür. Takibi yasal yollarla öğrenmesine rağmen süresi içinde itiraz etmeyen borçlular için ise takip kesinleşmiş olur, kendileri hakkında dava açılmaz ve haciz işlemlerine geçilir. İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan “itirazın iptali” davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır. Başka bir deyişle; “itirazın iptali davasında, “alacaklının, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde, borçlunun itiraz ettiği alacağın tespiti ve itirazın iptali (ve ayrıca alacağın ödetilmesi) dileğiyle açtığı bir dava”dır.

İtirazın İptali Davası Açılmasının Şartları Nelerdir?

  1. Geçerli Bir İcra Takibinin Bulunması
  2. Borçlunun Geçerli Bir İtirazının Bulunması
  3. Davanın Süresinde Açılmış Olması
  4. Hukuki Yarar
  5. Kesin Hüküm ve Derdestlik
  6. Takibi Geçersiz Kılacak Diğer Sebepler

İtirazın İptali Davasında Zamanaşımı Nedir?

Alacaklı, icra dosyasına yapılan söz konusu itirazın kendisine tebliğ edilmesinden itibaren bir yıl içerisinde bu davayı açmakla yükümlüdür. Bu süre eğer geçerse, icra dosyasından borçlu hakkında açılmış olan takibe artık devam edilmeyecektir. Bu durumda alacağını tahsil etmek isteyen alacaklı ancak yetkili ve görevli mahkemede alacak davası açabilir.

İtirazın İptali Davası İçin Arabulucuya Başvurmak Gerekli Midir?

Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari davalarda alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurmak kanunumuz gereği zorunludur. Zorunlu arabuluculuk düzenlemelerinin yürürlüğünden sonra bu konuda bazı ihtilaflar olmuşsa da artık, bir alacak, ticari uyuşmazlık içeriyor ve tarafları tacir ise, açılacak itirazın iptali davasından önce zorunlu arabuluculuk sürecine başvurulması gerektiği kabul edilmektedir.

İlginizi çekebilir:  Bedelli Askerlik İçin İşten Çıkanlar Tazminata Hak Kazanır Mı?

İtirazın İptali Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme Hangisidir?

İtirazın iptali davası ise İİK Madde 67 de düzenlenmiştir ve bu sebeple açılacak itirazın iptali davasında görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir.

İtirazın İptali Davasının Sonuçları Nelerdir?

1-Davanın Kabulü:

Mahkeme, yaptığı tahkikat sonunda borçlunun borcu olduğu kararını verir ise, itirazın iptali olur. Kararla birlikte;
• Alacaklı durmuş olan takibe devam edilmesini ve haciz yapılmasını isteyebilir.
• Alacaklının dava dilekçesinde talep etmiş olması halinde, borçlu icra inkâr tazminatına mahkûm edilebilir.
• Mahkeme kararının tefhim veya tebliğinden itibaren borçlu üç gün içinde mal beyanında bulunmak zorundadır.

2- Davanın Reddi:

• Davanın reddi ile takip konusu alacağın bulunmadığı tespit edilmiş olur,
• Borçlunun cevap dilekçesinde talep etmiş olması halinde, alacaklı haksız ve kötü niyetli ise kötü niyet tazminatına mahkûm edilebilir.

İcra-İnkar Tazminatı Nedir?

İtirazın iptali davasının kabulüne karar verilmesi halinde borçlu hakkında hükmolunan borç miktarının %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminat ödemeye hükmedilir. Bu tazminata icra inkar tazminatı denilmektedir. Kanun hükmünden anlaşılan, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, takip konusu alacağın mutlaka bir senede veya yazılı bir anlaşmaya dayanmış bulunmasında zorunluluk bulunmadığıdır. Kanunun 42.maddesinde ilamsız takip için belge şartı konulmamıştır. Yine İİK’nın 58.maddesinde senet yoksa borcun sebebi denilmek suretiyle belgeye dayanmayan alacağın da ilamsız takibe konu olabileceği belirtilmiştir.

Konu İle İlgili Yargıtay Kararı;
“Birleşen itirazın iptali davasına konu takip çıkışı 30.554,37 TL’dir. Ancak dava açılırken harç asıl alacak miktarı olan 27.242,70 TL üzerinden yatırılmıştır. Dava dilekçesinde ise herhangi bir ayrım yapılmaksızın itirazın iptali istenilmiştir. Bu sebeple birleşen davada davacının talebinin açıklattırılıp, takip çıkışı üzerinden itirazın iptali davası açıldığının anlaşılması halinde Harçlar Kanunu’nun 28. ve 32. maddeleri uyarınca eksik harcın ikmali için kesin süre verilerek sonucuna göre işlem yapılması gerekirken, bu usuli eksiklik ikmal edilmeden birleşen davanın esası hakkında hüküm kurulması da doğru görülmemiştir.” Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2017/4964 E., 2018/6571 K.