Kıdem Tazminatı Tavan Değeri Nedir?

Kıdem tazminatı, çalışanın 4857 sayılı İş Kanunu gereğince işten çıkarılması durumunda işveren tarafından çalıştığı yıllar için ödediği ücrete denir. İşçi çalıştığı her bir yıl için bir maaşı kadar kıdem tazminatı alır. Çalışan bu tazminatı alabilmek için en az bir yıl aynı kurumda çalışmış olmalıdır. Aynı kuruma bağlı farklı işyerleri için de bu şart geçerlidir. Ayrıca çalışanın işten çıkarılmış olması da kıdem tazminatı alabilmenin şartlarından biridir. İşçi kendi isteğiyle yani istifasıyla ancak belirli sebeplerden dolayı kıdem tazminatına hak kazanabilir. Öte yandan kıdem tazminatı işçileri ilgilendirir ve memurlar kıdem tazminatı alamazlar.

Tavan Değeri Nedir?

4857 Sayılı İş Kanunu gereğince bireysel ve toplu iş sözleşmeleri olacak şekilde, belirlenen kıdem tazminatlarının yıllık miktarı, Devlet Memurları Kanununa tabi olan en yüksek Devlet memurunun bir yıllık hizmeti karşılığında ödenecek azami emeklilik ikramiyesini geçemeyecektir.

Söz Konusu Tavan Değerinin Üzerinde Bir Değer Belirlenmesi Mümkün Müdür?

Kıdem tazminatı tavan değeri kanunda emredici hüküm şeklinde düzenlenmiştir. Buradan da anlaşılacağı üzere işçi lehine bir durum olsa da tavanı arttıran ya da ortadan kaldıran sözleşme hükümleri geçersizdir.

Kıdem Tazminatı Tavan Değeri Son Dönem İçin Nedir?

01.07.2019-31.12.2019 = 6.379,86 TL

Konuya Dair Güncel İstinaf Kararı İncelemesi

Bu noktada, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi 18.04.2019 tarihli 2017/2010 Esas ve 2019/795 Karar sayılı ilamında kıdem tazminatı tavanı uygulamasının hukuki niteliği irdelenmiştir.
İlgili istinaf ilamı uyarınca, öncelikle (X) Şirketi’ne ait İç Prosedür Talimatı incelenerek ilgili talimatta sırasıyla iş sözleşmesinin şirket tarafından feshedilmesi, emeklilik nedeniyle işten ayrılma gibi haller bağlamında özel bir kıdem tazminatı hesaplama yönteminin düzenlendiği görülmüş ve davacı talebine konu alacağın niteliğinin kıdem tazminatı kapsamında olduğu, kıdem tazminatından bağımsız bir çıkış tazminatı olarak düzenlenmediği açıklanmıştır.
Daha sonrasında ise İş Kanunu’na göre bireysel iş sözleşmeleriyle ya da toplu iş sözleşmeleriyle kıdem tazminatı tavanının aşılmasının mümkün olmayacağının açık olduğu belirtilerek konu ile ilgili olarak aşağıdaki çıkarımlar yapılmıştır:
1. Kıdem tazminat tavanı İş Kanunu’nda emredici nitelikte olarak düzenlenmiştir bu sebeple ancak yeni bir kanuni düzenleme ile artırılabilir;
2. İşverenin geçmiş dönemlerde tavanı aşan miktarda ödemeler yapması veya kendi şirket politikalarında/prosedürlerinde özel bir kıdem tazminatı hesaplama yönetimi belirlemesinin herhangi bir bağlayıcılığı yoktur;
3. Bu şekilde yapılan özel düzenlemelerin veya pratiğe dökülmüş uygulamaların akıbeti tamamen işverenin takdir yetkisine bağlıdır ve iş yeri uygulaması olarak nitelendirilmemektedir;
4. Hiçbir şekilde, işçiye bu yönde ileriye yönelik dahi bir talep hakkı sağlamayacaktır.
Kararın Önemi
İlgili istinaf ilamında ayrıca (X) Şirketi’ne ait İç Prosedür Talimatı olarak belirtilen ve kıdem tazminatı tavanının üzerinde ödeme yapılmasına imkan tanıyan düzenlemenin yasal kıdem tazminatı ödemesinden bağımsız bir işten çıkış ödemesi olarak nitelendirilmesi halinde dahi bu yöndeki bir ödemenin çalışma karşılığı olmayıp işverenin takdirine bağlı bir husus olmasına göre işyeri uygulaması niteliğinde değerlendirilemeyeceği kanaatine varılmış ve sonuç olarak kıdem tavan ücreti dikkate alınmadan davanın kabulüne dair ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.