Muris Muvazaası Nedeni İle Tapu İptali Davası

Muris Muvazaası; bir kimsenin, mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak amacı güdülerek gerçekte bağışlamak istediği tapu sicilindeki kayıtlı taşınmazını aslında bağış değil de satış sözleşmesi veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi varmış gibi tapuda devretmesi halinde ortaya çıkar. Muris muvazaası nitelikli muvazaa olarak kabul edilir. Bu yüzden satış sözleşmesi muvazaadan ötürü dikkate alınmaz. Asıl dikkate alınacak sözleşme işlemin altında yatan bağışlama sözleşmesidir ancak bağışlama sözleşmesi de altta yatan gizli sözleşme olduğu için Türk Borçlar Kanunu madde 288 fıkra 2 ye göre resmi şekilde yapılmamış olacağından şekle aykırılıktan dolayı geçersiz olur. Yargıtay kararlarının yerleşik kabulüne göre; hukuken taşınır mal niteliğinde sayılan tapusuz taşınmazların satış şeklinde gösterilen muvazaalı bir sözleşmeyle bağışlanması hukuken geçerlidir. Dolayısıyla tapusuz taşınmazların satışında zilyetliğin devriyle yapılan satışın muris muvazaasıyla iptali istenemez.

Muris Muvazaası Nedeniyle Tapu İptali Davası Nasıl Açılır?

Muris muvazaası nedeni ile tapu iptali davaları miras bırakanın üçüncü kişileri aldatması ve anlaşma çerçevesinde gerçekleşen tapu kaydına karşı açılmaktadır. Bu aldatma işlemi tapu kaydının başkasının üzerine tescil ettirilmesi veya miras bırakanın diğer mirasçılar ya da üçüncü kişilerle ölünceye kadar bakma sözleşmesi imzalaması sonucunda açılır ve mahkemede yapılan anlaşmalı işlemin ortaya çıkartılması gerekmektedir. Muris muvazaası nedeniyle tapu iptal davası kanuni mirasçılar tarafından açılabilir. Mirastan pay alamama veya eksik pay alma gibi durumların gündeme gelmesi halinde dava açılır.

Muris Muvazaası Nedeni İle Tapu İptali Davası Nerede Açılır?

Muris muvazaası nedeni ile tapu iptali davaları taşınmazın bulunduğu yerdeki hukuk mahkemeleri görevlidir. Asliye hukuk mahkemeleri ise muris muvazaası davalarında yetkili mahkemedir.

Muris Muvazaası Nedeni İle Tapu İptali Davası Ne Kadar Sürer?

İlk derece mahkemesi yargılamalarının Adalet Bakanlığı tarafından belirlenen miras davalarında hedef süre kapsamında 730 günde sonuçlandırılması söz konusudur. Bu süre tahmini bir süredir. Birlikte tapu davalarının özü itibariyle yapılacak herhangi bir itiraz durumunda istinaf ve Yargıtay aşamalarıyla birlikte bu süre daha da uzamaktadır.

İlginizi çekebilir:  Vasiyetnamenin İptali İçin Nasıl Bir Yol İzlenmelidir?

Muvazaaya Dayalı Tasarrufun İptali İstemi Davası

İptal davaları genel olarak, herhangi bir borcun ödenme zorunluluğuna karşın, kötü niyetle borçlu tarafından çeşitli malların anlaşmalı bir şekilde 3. Kişilere devredilmesine karşılık açılan dava türleridir. Bu tür durumlarda alacaklı kişiler, malın kötü niyetle kaçırılması amaçlanarak 3. Kişilere devredildiğini ispatlamak ve malın satılması suretiyle alacaklının alacağının tahsil edilmesi amacı ile iptal davası açarlar.

Muris Muvazaası Davasını Kimler Açabilir ?

Muris muvazaasına dayalı olarak açılacak tapu iptali ve tescili davalarında dava açmakta hukuki yararı bulunan ve mirasçı sıfatına sahip olan kimseler davacı olabilirler. Bu davanın açılmasında mirasçılar ifadesine şu grupları dahil edebiliriz :

  1. Yasal Mirasçılar
  2. Atanmış Mirasçılar
  3. Evlatlıklar ve onun alt soyu

Burada davayı açacak mirasçı, davayı tek başına açabileceği gibi diğer mirasçılarla birlikte de açabilecektir.

Muris Muvazaası Davasını Kimler Açamaz ?

Muris muvazaasına dayalı olarak açılacak tapu iptali ve tescili davalarında bazı kişiler dava açma haklarını kaybetmiş olmaktadır.

  1. Mirası Reddeden Kişiler (Reddi Miras Hali)
  2. Miras Hakkından Feragat Sözleşmesiyle Vazgeçen Kişiler
  3. Mirastan Çıkarılan Kişiler

Muris Muvazaası Davası Ne Zaman Açılır ?

Muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescili davası ancak mirasbırakanın ölümünden sonra açılabilir. Mirasbırakan kişi hayatta iken bu davanın açılmasının imkanı yoktur. Yargıtay’ ın muris muvazaasının oluşması bakımından miras bırakanın “mirasçıdan mal kaçırma” kastının varlığının araştırılmasının önemine vurgu yaptığı kararlardan bazıları şu şekildedir:

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi Esas: 2014/13646, Karar: 2016/7049, Karar Tarihi: 09.06.2016 “… murislerin … kız çocuklarından mal kaçırmalarını gerektiren bir nedenin dosya kapsamı ve tanık beyanları ile sabit olmadığı, davacıların kendi murisleri olan kök murislerden sonra ölmelerine rağmen sağlıklarında anılan taşınmaz temliklerinin muvazaalı olduğu iddiasıyla bir dava açmadıkları, murislerin oğlu …’in … alım gücünün bulunduğu, diğer taraftan, temlik tarihi itibariyle çekişmeli taşınmaz paylarının değersiz oldukları, ayrıca, bazı temliklerde davacıların murislerinin de aynı akitle pay temlikleri yaptıkları görülmektedir. … taşınmaz paylarının … temliklerinin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olmadığı sonucuna varılmaktadır.”

Yargıtay miras bırakanın gerçek iradesinin ne olduğunun tespitini yaparken şu olgulardan yararlanmaktadır;

  1. Ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri,
  2. Toplumsal eğilimler,
  3. Olayların olağan akışı,
  4. Miras bırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, Kazandırmanın denkleştirme amacı taşıyıp taşımadığı,
  5. Miras bırakanın bakımını üstlenen kişiye karşı duyduğu minnet duygusu,
  6. Miras bırakanın çocuğu olmayan ikinci eşi güçlendirme arzusu,
  7. Bazı mirasçıların taşınmazı aracı malikten devralmaları,
  8. Davalının maddi olarak taşınmazı alacak gücünün bulunmaması veya bunun tam tersi olarak mirasçının muvazaalı satışa ihtiyacı olmayacak kadar maddi gücünün yerinde olması,
  9. Miras bırakanın maddi olarak ihtiyacı olmamasına rağmen satış yapması,
  10. Davalı yanın alış gücünün olup olmadığı,
  11. Satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark,
  12. Taraflar ile miras bırakan arasındaki beşeri ilişki v.s.
İlginizi çekebilir:  Reddi Miras Nedir?

Muvazaanın Yani Mirastan Mal Kaçırma İspatı

Miras bırakanın aslında satış değil de bağışlama niyetinde olduğunu ispatlamak çoğu zaman kolay değildir. Bunun için bir takım kriterler söz konusudur. Mahkemenin bu davayı kabul edebilmesi için miras bırakanın mirastan mal kaçırma amacıyla gayrimenkulünü bir başkasına ya da mirasçılardan birine bedelsiz olarak devrettiğinin ancak bunu gizlemek için de tapuda satış olarak gösterdiğini ortaya konulması gerekir. Bu noktada muvazaa iddiası her türlü delil ile ispatlanabilir. Bu kanaatine ulaşmada devrin yapıldığı bölgedeki gelenek, görenek, örf ve adetler önemli bir kriterdir. Örneğin bazı bölgelerde kız çocuklara miras bırakmamak için erkek çocuklara miras bırakanın sağlığında malların devredilmesi söz konusu olabilmektedir. Mahkeme ayrıca dava konusu devir işlemi ile ilgili olarak tanıkları dinler. Tanıkların anlatımları, tarafların ailevi ilişkileri, hayatın olağan akışı mahkemenin kararını şekillendiren unsurlardır.
Dava konusu devir işlemine ilişkin tapu kayıtları, satış senedi ve ilgili belgeler de tapudan getirtilir. Tarafların ekonomik durumları ile davalının dava konusu gayrimenkulü satın alabilecek ekonomik durumunun olup olmadığı, satışta beyan edilen bedel ile gayrimenkulün gerçek değeri karşılaştırılır. Tüm bu verilerden mahkeme bir kanaate vararak muvazaanın ispatlandığı kanaatine ulaşırsa davanın kabulü ile tapunun iptaline karar verir.

[Toplam:0    Ortalama:0/5]