ölünceye kadar bakma sözleşmesşi

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi

İsminden de anlaşıldığı üzere bir kimsenin ölümüne kadar bakılması için yapılan bir sözleşmedir. Kişinin kendi kişisel ihtiyaçlarını karşılayamaması ve kendisine bu sebeple belirli bir karşılık vererek baktırmasına yönelik yapılan sözleşmedir.

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Nedir?

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmedir. Kendisine bakılması için malvarlığını bırakması veya malvarlığından belirli bir malı vermesi ile karşı tarafında kişinin kişisel ihtiyaçlarında yardımcı olması ve hizmet sağlayarak bakmasıdır. Dolayısıyla bu sözleşme ivazlı(karşılıklı) bir sözleşme olarak karşımıza çıkar.

İlgili Alan: Miras Avukatı

Tarafların Sözleşme Gereğince Borçları/Edimleri Nelerdir?

  • Bakımı sağlayacak olan kişi; bakacağı kişinin vefatına kadar kendisine bakmak, bakımına gerekli özeni göstermek ve sözleşme çerçevesinde kararlaştırılan hizmeti sağlamakla yükümlüdür.
  • Kendisine baktıran kişi; malvarlığının tamamını veya bir kısmını yahut malvarlığından belirlediği bir malı vermekle yükümlüdür. Aynı zamanda malvarlığı yerine para vermesi de mümkündür.

Sözleşmenin Hukuki Dayanağı Nedir?

Ölünceye kadar bakma sözleşmesinin her iki tarafa da borç yükleyen sözleşme türü olduğunu belirttik. İşbu sözleşme Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenmiştir.

TBK’nın 611.maddesinden itibaren başlayarak devamı maddelerle ölünceye kadar bakma sözleşmesi düzenlenmiştir. Kanunda düzenlenen sözleşmenin tanımı, şekli, güvencesi, konusu ve sona ermesi gibi hükümler ile sözleşmenin detayları belirtilmiştir.

Ayrıca Türk Medeni Kanunu’nda da bu sözleşmeye ilişkin düzenlemeler bulunmaktadır. TMK’nın 527.maddesinde miras bırakanın tüm malvarlığını veya bir kısmını sözleşme yaparak bir 3. kişiye bırakabileceğine dair hüküm vardır.

Farklı iki kanunda düzenlenmesinin sebebi; bakım isteyen kişinin edimine göre bu sözleşmenin iki türe ayrılmasıdır.

ÖLÜNCEYE KADAR BAKMA SÖZLEŞMESİNİN TÜRLERİ NELERDİR?

Sözleşme borçlar hukuki niteliği ile miras hukuku niteliği olmak üzere iki türe ayrılır.

Eğer sözleşmenin edimi bakım isteyen kişinin ölümüne bağlı bir tasarruf ile ilgiliyse ‘’miras hukuku niteliğinde’’ olur aksi halde kişinin edimi ölümünden önce yani sağlığında yapılıyorsa o halde de ‘’borçlar hukuku niteliğinde’’ olmaktadır.

İlginizi çekebilir:  Vasiyetnamenin İptali İçin Nasıl Bir Yol İzlenmelidir?

Bu durumda ölünceye kadar bakma sözleşmesini hukuki niteliğine göre tek tek incelemek gerekir. İlk olarak Borçlar Hukuku niteliğinde olan ölünceye kadar bakma sözleşmesini incelemekle başlayalım.

Borçlar Hukuku Niteliğindeki Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi

Ölünceye kadar bakma sözleşmesinin bu türünde bakım isteyen tarafın edimini ölünce değil yaşamı sırasında yerine getirmesidir. Yani bakım isteyen taraf sözleşmeden doğan borcunu sağlığı sırasında yerine getirir. Sözleşmenin diğer tarafı ise kişinin ölünceye kadar bakımını sağlamakla yükümlü olur.

Bu sözleşme türü haliyle Borçlar Kanunu’na tabiidir. Yukarıda da belirttiğimiz gibi Borçlar Kanunu’nda tanımı, şekli, konusu gibi pek çok husus düzenlenmiştir. Kanuna göre bu türdeki sözleşme miras sözleşmesi şeklinde yapılmadıkça geçerli olamaz.

Nitekim TBK’nın 612.maddesine bakıldığında; “Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, mirasçı atanmasını içermese bile, miras sözleşmesi şeklinde yapılmadıkça geçerli olmaz.” hükmü kurulmuştur. Burada görüldüğü üzere TBK’ da düzenlenen şekil şartındaki “miras sözleşmesi şeklinde yapılması zorunluluğu” aynı zamanda Medeni Kanunu’nun miras sözleşmesi hükümlerinin de burada uygulanacağını söyleyebiliriz.

Bunun yanı sıra sözleşmenin bakmayla yükümlü olan tarafı bir bakım kurumu olması durumunda, bu kurumun devletçe tanınması ve kurumun yetkili makamlarca belirlenecek koşullarına uygun olarak oluşturulması halinde sadece yazılı yapılması geçerli olması için yeter olacaktır. Yani bir bakım kurumu tarafından kişinin bakımı sağlanacak ise o halde bakım kurumunun yetkili kişilerimce belirlenecek koşullara göre hazırlanan sözleşmenin adi yazılı şekilde olması da geçerliliği bakımından yeterlidir, resmi şekil şartı aranmamaktadır.

Miras Hukuku Niteliğindeki Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Nasıldır?

Bu sözleşme türünde ise bakım isteyen tarafın sözleşmedeki borç edimini, ölmesine bağlı tasarruf ile yerine getirmesidir. Yani kişinin sözleşmeden doğan borcunu sağlığı sırasında değil ölümünden sonra yerine getirildiği sözleşme miras hukuku niteliğini taşır.

İlginizi çekebilir:  Mirastan Mal Kaçırma / Muris Muvazaası

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, kendisine bakmasını istediği kişi ile miras sözleşmesi yaparak mirasçı olarak ataması halinde yapılabilir. Bu mirasçı ataması miras sözleşmesi ile yapılmadıkça geçerli olamaz.

Buradaki ölünceye kadar bakma sözleşmesinde; bakımı sağlayacak kişinin edimine karşılık bakım alacaklısı kişinin edimi ölümüne bağlı tasarruflarında yerine getirilir. Dolayısıyla miras hukuku niteliğinde olan ölünceye kadar bakma sözleşmesine Medeni Kanun hükümleri uygulanır.

Bu sözleşmenin miras sözleşmesinin şekline uygun yapılması gerektiğini belirtmiştik. Miras sözleşmesi TMK’nın 545. Maddesine göre resmi vasiyetname şeklinde düzenlenmesi zorunludur. Dolayısıyla ölünceye kadar bakma sözleşmesi de resmi vasiyetname şekline göre yapılması gerekir.

İlginizi Çekebilir: Vasiyetname Nedir? Vasiyetname Türleri Nelerdir?

En son olarak işbu sözleşmenin nasıl iptal edileceğini de açıklamak lazım.

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesini Nasıl İptal Edebiliriz?

Bu sözleşmenin iptal edilmesini birkaç ihtimaller üzerinden incelemek gerekir. Söz konusu ihtimallerin başında genellikle bakım isteyen kişinin mal kaçırma amacıyla hareket etmesi vardır. Eğer ölünceye kadar bakma sözleşmesinde bakım isteyen kişinin gerçek niyeti mal kaçırmak ise o halde bu durumda hakları zedelenen kişilerce bu sözleşmenin iptal edilmesi istenilebilir. Bu duruma; mirasçıları arasında ayrım yaparak tüm malvarlığını yahut belirli mallarını tek bir mirasçısına karşı bırakması ve diğer mirasçılarından mal kaçırma amacıyla yapılması örnek olarak gösterilebilir.

Ölünceye kadar bakma sözleşmesinin gerçekten kötü niyetle mal kaçırma amacıyla yapıldığını mahkeme huzurunda ispatlamak gerekir. Kötü niyetin ispatlanmasında; sözleşmeyi yapan kişinin yaşı, sağlık durumu, maddi durumu bakımından tüm malvarlığı, bakıma muhtaç olup olmadığı, aile koşulları ve aynı zamanda aile ilişkilerine bakılır.

Aynı zamanda ispatlanması her türlü delil ile sağlanabilir. Gerçek ve somut veriler ortaya koyularak iddiaların ispatlanması bakımından tanık dahil olmak üzere her türlü hukuka uygun delil ile ispatlanması gerekir.

İlginizi çekebilir:  Sözleşmelerde Cezai Şartın Düzenlenmesi ve Uygulanması

İhtimallerin bir diğeri ise bakıcının erken ölmesi durumudur. Ölünceye kadar bakma sözleşmesinde bakıcının sözleşmeyi yaptıktan sonra erken ölmesi durumunda sağladığı hizmetin süresi bakımından da sözleşmenin iptali istenilebilir. Ancak buradaki önemli nokta hakkaniyetli olarak sözleşmenin iptali değil de sözleşmeden doğan ifanın hizmet süresine göre sağlanması olmalıdır. Yani sözleşme gereğince bakıcının sağladığı kısa da olsa hizmet süresine göre bakımı isteyen tarafın sözleşmeden doğan borcunu hizmet süresine oranla yerine getirmesi gerekmektedir. Sözleşmeden doğan borcunun ifasını bakıcının ölmesinden dolayı mirasçılarına karşı yapılmaktadır.

Bir başka ihtimal ise tarafların sözleşmeden doğan borçları arasında tutarlılığın olmamasıdır. Yani tarafların sözleşme uyarınca birbirlerine karşı yerine getirmekle yükümlü oldukları borçları arasında orantısızlığın bulunmasıdır. Bu durumda da taraflardan biri sözleşmenin iptalini isteyebilir. Burada önemli olan sözleşmenin feshedilmesini isteyen kişi, 6 ay içerisinde karşı tarafa sözleşmenin feshedilmesine ilişkin bildirimde bulunmak zorundadır.

Ayrıca taraflar arasında sözleşmeden doğan borçlar yerine getirilmediği takdirde de taraflardan biri sözleşmenin iptalini isteyebilir. Aynı zamanda sözleşmeden doğan borçların yerine getirilmesi taraflar arasında çekilmez hale gelmesi durumunda da sözleşmenin iptali sağlanır.

Bu ihtimallerin varlığı halinde ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptal edilmesi istenilebilir. Tabi burada önemli olan bu ihtimallerin gerçekleştiğini iddia eden ve dolayısıyla sözleşmeyi feshetmek isteyen tarafın bunu ispatlaması gerekir. Ölünceye kadar bakma sözleşmesini iptali için açılan davada iddialar ispatlandığı takdirde sözleşme iptal edilir. Ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptal edilmesini isteyen kişi bu davayı Asliye Hukuk Mahkemelerinde açması gerekir.

[Toplam:0    Ortalama:0/5]