Ticaret Hukuku Avukatı

AnasayfaTicaret Hukuku Avukatı
ticaret avukatı
Ticaret Hukuku genel bir başlık olup beraberinde birçok çalışma alanını da getirmektedir. 6102 Sayılı Ticaret Kanunu ticari hayatın gereklerini, uyulması gereken temel kuralları ve ticaret hayatındaki unsurları açıklamakta ve bunların işleyişinin ne şekilde olacağını anlatmaktadır. Bu bağlamda Tekcan Hukuk Bürosu olarak alanında uzman ve deneyimli ticaret hukuku avukatlarımız ile müvekkillerimize en iyi hizmeti sunmak için çalışmaktayız. Ticaret hukuku, tacirleri ve ticari işletmeleri, haksız rekabeti, ticaret sicili, ticaret unvanı gibi kavramlar ile birlikte şirketler hukukunu ve kıymetli evrak hukukunu da kapsar. Ticari hayatta tarafların tacir olması yahut yapılan işin ticari iş niteliğinin bulunması hem tabi olunan hukuk kurallarını hem de uygulamanın ne şekilde olacağını belirleyecektir.

TİCARİ İŞLETME VE TİCARİ İŞ NE DEMEKTİR?

Ticari işletme Ticaret Hukuku’nun ana kavramıdır hatta öyle ki Ticaret Hukuku’nu ayakta tutan anahtar kurumdur. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 11. maddesi ticari işletme kavramını tanımlamaktadır. Buna göre:
Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir.”
Kanunun tanımlamasına göre ticari işletmenin tespitinde 4 ana kavram bulunmaktadır.
  • İktisadi faaliyet
  • Devamlılık
  • Bağımsızlık
  • Esnaf faaliyeti için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir elde etmeyi hedefleme
Bu 4 unsuru bir arada bulunduran işletmeler ticari işletme sıfatını kendiliğinden kazanacaktır. İşte ticari işletmeyle alakalı tüm iş ve işlemler ticari iştir. Bir işin ticari iş kabul edilebilmesi için TTK’de birden fazla kriter bulunmaktadır. Bunlar:
  • Ticaret Kanunu’nda düzenlenen işler ticari iştir.
  • Ticari işletmeleri alakadar eden işler ticari iştir.
  • Tacirlerin borçları ticaridir.
  • Taraflardan biri için ticari iş niteliğinde olan anlaşmalar diğer taraf için de ticari iş niteliğindedir.
01.01.2019 tarihi itibariyle ticari nitelikteki işlere ilişkin uyuşmazlıklara ilgili dava açılmadan önce arabulucuya başvuru zorunluluğu getirilmiştir. Dava şartı arabuluculuk başvurusu gerçekleştirilmeden dava açılması halinde, açılmış olan dava işin esasına girilmeksizin usuli eksiklik nedeniyle dava şartı yokluğundan reddedilecektir. Bu nedenle uyuşmazlık konusunun ticari nitelikte olup olmadığının tespit önem arz etmektedir. Aksi halde ciddi hak kayıpları söz konusu olabilecektir. Bu ve benzeri sorunlarla karşılaşmamak için ticaret hukukunda tecrübe sahibi, konusunda uzman ticaret hukuku avukatı ile ilerlemek önem arz etmektedir.

TACİR NEDİR?

Türk Ticaret Kanunu’nun 12. maddesine göre bir ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işleten kişinin tacir olduğu ifade edilmiştir. Buna göre kanun tacir sıfatına haiz olmak için 3 temel unsur belirlemiştir. Bunlar:
  • Ticari işletme
  • Fiilen işletme
  • İşletme faaliyetinin kendi nam ve hesabına yürütülmesi
Bu üç unsurun bir arada olması halinde tacir sıfatı kendiliğinden kazanılacaktır. Tacir sıfatının kazanılması için ticaret siciline yahut meslek odasına kayıt zorunluluğu bulunmamaktadır. Ticaret şirketleri Kanun gereği tacir sayılırlar. Ticaret şirketlerinin sicile kayıt olmaları anında tüzel kişiliğe haiz olmaları ile birlikte tacir sıfatını da kazanırlar. Vakıflar ve dernekler ise iktisadi faaliyette bulunmaları halinde tacir sıfatını kendiliğinden kazanacaklardır. TTK 16/I maddesine göre: “Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri ile kamu yararına çalışan dernekler ve gelirinin yarısından fazlasını kamu görevi niteliğindeki işlere harcayan vakıflar, bir ticari işletmeyi, ister doğrudan doğruya ister kamu hukuku hükümlerine göre yönetilen ve işletilen bir tüzel kişi eliyle işletsinler, kendileri tacir sayılmazlar.” Yani tacir sıfatı kamu tüzel kişiliğine değil, bu tüzel kişinin kurmuş olduğu kurum ve kuruluşa ait olacaktır. İSKİ, İSPARK, Halk Ekmek gibi kurumlar buna örnek olarak verilebilecektir.

TACİR OLMANIN SONUÇLARI NELERDİR?

Tacir sıfatına haiz olmanın kanunen doğan bir takım sonuçları bulunmaktadır. İşlemin karşı tarafının tacir olup olmamasına göre bu sonuçlarda farklılıklar oluşmaktadır. Bu nedenle 2 farklı başlıkta bu sonuçlar ele alınabilecektir. Buna göre:

Tacir Sıfatına Sahip Olmanın Kendiliğinden Doğurduğu Hukuki Sonuçlar

  • Tacir her türlü borcu için iflasa tabidir.
  • Tacirler, kanunda tanımlanan usul ve esaslara uygun olarak ticaret unvanı seçmek, bu unvanı ticaret siciline tescil ettirmek ve kullanmakla yükümlüdür.
  • Tacir sıfatı sicile tescil ve terkinle kazanılan ve kaybedilen bir sıfat değilse de tacirlerin işletmekte oldukları ticari işletmelerini ticaret siciline tescil ettirme zorunluluğu bulunmaktadır.
  • Tacirler kanundaki usul ve esaslara uygun olarak ticari defter tutmak zorundadır.
  • Tüm gerçek ve tüzel kişi tacirler ilgili ticaret ve sanayi odalarına kaydolması gerekmektedir.
  • Tacirler, ticaretlerine ilişkin tüm faaliyetlerinde basiretli bir tacir gibi davranmakla yükümlüdür. Buna göre basiretli bir iş adamının ticari işletmesiyle ilgili faaliyetlerinde deneyimsizliği söz konusu olamaz, buna dayanarak aşırı yararlanma (gabin) gibi iddialarda bıulunamaz.
  • Yine basiretli bir iş adamı olan tacirin ticari faaliyetlerinde bu faaliyetlere ilişkin uygulayıcılar arasında belirlenen ticari örf ve adete uygun hareket etmesi gerekmektedir.
  • Tacirlerin yapmış oldukları iş karşılığında ücret ve faiz sözleşmede açıkça belirlenmemiş olsa bile talep edilebilecektir.
  • Tacirleri basiretli bir iş adamı gibi hareket etme yükümlülükleri olduğundan sözleşmede belirlenmiş olan ücretin yahut cezai bedelin fahiş olduğu iddiası ile indirilmesini talep edemeyecektir. Bu kuralın istisnaları kanunla belirlenmiştir.

Her İki Tarafın da Tacir Olduğu İşlerin Hukuki Sonuçları

  • Her iki tarafın da tacir olduğu işlerde kanunla belirlenen ihtar ve ihbar şekillerine uyulması gerekmektedir.
  • Ticari faaliyetin neticesinde talep halinde tacir fatura vermekle yükümlüdür. Faturayı tebliğ ya da teslim alan tarafın bu tarihten itibaren 8 gün içerisinde faturanın içeriğine itiraz etmesi hakkı bulunmaktadır.
  • Ticari defterlerin ticari bir ihtilafın bulunması halinde delil olarak kullanılabilmesi mümkündür.
  • Her iki tarafın da tacir olduğu ve ihtilafın her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi halinde bu uyuşmazlık ticari dava konusu oluşturur ve Ticaret Mahkemeleri görevlidir.
  • Ticari işlerin neticesinde mal teslimi halinde ayıplı bir ifa durumunda yahut ödemenin süresinde yapılmaması hallerinde sürecin ne şekilde işleyeceği ayıp ve ödeme ihbarlarının nasıl yapılacağı konusunda özel usuller düzenlenmiştir.

HAKSIZ REKABET VE SONUÇLARI

Türk Ticaret Kanunu’nun 54. maddesi haksız rekabet hükümlerinin amaç ve ilkelerini tanımlamıştır. Buna göre: Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.” Haksız rekabet hükümlerinin amacı serbest piyasa düzeninde herkesin dürüstlük kuralları içerisinde hareket ederek rekabet kurallarına uygun bir şekilde piyasada faaliyet göstermesi, mal ve hizmetlerin nihai tüketicilerin aldatılmasına izin verilmeksizin piyasaya sunulmasının sağlanmasıdır. Ekonomik hayatın ilerlemesini takiben ekonominin işleyişinde taraf olan aktörlerin faaliyetlerin hukuka aykırı eylemlerini engellemek haksız rekabet hükümleri ile sağlanmak istenmiştir. Kanunda bir takım örnek faaliyetler detaylı olarak sayılmıştır. Haksız rekabete maruz kalan tarafın zararlarının giderilmesini, haksız rekabet teşkil eden eylemlerin sonlandırılmasını mahkemeden talep etmesi mümkündür. Eş zamanlı olarak haksız rekabet suç teşkil etmektedir. Bu nedenle ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmak da mümkündür.

CARİ HESAP İLİŞKİSİ VE CARİ HESAP BORCUNUN ÖDENMEMESİNİN SONUÇLARI

İki kişinin bir hukuksal neden veya ilişkiden kaynaklanan alacaklarını birer birer ve ayrı ayrı talep etmekten karşılıklı olarak vazgeçer ve bu alacakları kalem kalem alacak ve borç haline dönüştürürse, yapılan bu hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesidir. Ticari uygulamada cari hesap ilişkisi aktif ticareti bulunan birçok gerçek ve tüzel kişi arasında uygulanmaktadır. Cari hesap ilişkisindeki alacaklar bazen açık hesap olarak bırakılmakta bazen de çek, senet gibi kıymetli evrakla teminat altına alınmaktadır. Cari hesap bakiyesinin ödeme vadesi gelmesine karşın tahsil edilememesi halinde bu alacak bakiyesinin icra takibine yahut ticari alacak davasına konu edilmesi mümkündür. Bu süreçte tacirlerin tabi olduğu usullere uygun hareket edilmesi temerrüde ilişkin hükümlere göre işlemler yapılması gerekmektedir. Cari hesap alacakları kıymetli evrak ile teminat altına alınmamış ise ancak ilamsız icra takibine konu edilebilecektir. Bu durumda karşı tarafında icra takibine itiraz etmesi halinde takip duracaktır ve itirazın iptali davası açılarak takibin devamına karar verilmesinin talep edilmesi gerekecektir.

ŞİRKETLER HUKUKU

Ticari şirket türleri; anonim şirket, limited şirket, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket, komandit şirket ve kollektif şirkettir. Kanunen tanımlanan usul ve esaslara uygun olarak ticaret şirketleri kurulmakta ve faaliyet göstermektedir. Şirketlerin tabi oldukları kurallar da Türk Ticaret Kanunu çerçevesinde belirlenmiştir. Buna göre tacir olmanın hukuki sonuçları ticari şirketler bakımından da geçerlidir. Şirketler hukuku alanında uzman bir şirket avukatı ile bu süreçlerin takip edilmesi ve uyuşmazlık çözümü için hukuki danışmanlık hizmeti alınması en doğrusudur.

Ticaret Hukuku Dava Vekilliği Hizmetlerimiz:

  • Gümrük Davaları
  • İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Davaları
  • Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanundan Doğan Davalar
  • Uluslararası Tahkim Yollarına Başvuru Ve Sorunların Tahkim Yolu İle Çözülmesi
  • Uluslararası Ticari Sözleşmelerden Doğan Davaların Yetkili Mahkemelerde Çözümü
  • Ticari Şirketlerin Alım Ve Satımı
  • Hisse Devir İşlemleri, Şirket Devir Ve Birleşmeleri
  • Ortaklık Sözleşmeleri
  • Kıymetli Evrak Hukuku
  • Risk Sermayesi
  • Sermaye Piyasaları
  • Kredi Sözleşmeleri
  • Leasing Sözleşmeleri
  • Ticari Alacak Davaları
  • Haksız Rekabet Eylemlerinden Kaynaklı Tazminat Ve Ceza Davaları
  • Cari Hesaptan Kaynaklı Alacak Davaları
  • Fatura Alacakları Davaları

Ticaret Avukatı Danışmanlık Hizmetleri

  • Haksız Rekabet
  • Şirket Yönetimi
  • Uluslararası Distribütörlük Anlaşmaları
  • İmtiyaz, Bayilik, Acentelik Sözleşmeleri
  • Kredi Anlaşmaları
  • Tüketicin Korunması
  • Sermaye Artırımları Ve Azaltılması İşlemleri
  • Hisse Senetleri Ve Tahvilleri İle İlgili İşlemler
  • Yurtdışı Alacak Takibi
  • Yurtdışı Yatırım Danışmanlığı
  • Gümrük İşlemlerinin Yapılması
  • İhracat Tahsillerinin Denetlenmesi
  • İthalat İşlemlerinin Yapılması
  • Sözleşmelerin İstenilen Dilde Hazırlanması
  • Transit Ticaret Ve Standardizasyon Hakkında Denetimler Ve Düzenlemeler
  • Serbest Bölgelerde Karşılaşılan İhtilafların Çözümü
  • Uluslararası Sözleşmelerin Hazırlanması, Denetlenmesi Ve Yorumlanması
  • Yabancı Dil Sözleşmelerin Hukuk Tekniğine Uygun Tercüme Edilmesi
  • Fatura Ve Cari Hesap Alacaklarına İtiraz Edilmesi
  • Ayıplı İfada İhtar Ve İhbar Süreçlerinin Takibi
  • Alacaklı Ve Borçlu Temerrüdü İşlemlerinin Takipleri
  • İflas İşlemlerinin Takibi

Ticaret Hukuku Avukatı İletişim

İstanbul, Bakırköy‘de çalışmalarına devam eden Tekcan Hukuk ve Avukatlık Bürosu‘na ve İstanbul ticaret hukuku avukatı kadromuza İletişim sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

Avukatlar

avukat melda
Av. Melda Merve Tekcan

İstanbul, Avukat

Profili Görüntüle
fatma-karadas-avukat
Av. Fatma Karadaş

İstanbul, Avukat

Profili Görüntüle

Hızlı iletişim için “Hemen Ara” butonuna tıklayabilirsiniz.