sözleşme ayıp

Ticari Sözleşmelerde Ayıp

Ticari sözleşmelerde bilindiği üzere satıcının, alıcıya malı/hizmeti sözleşmedeki niteliklere göre teslim etme borcu vardır. Malı hiç ifa etmemesi yahut gereği gibi ifa edememesi gibi borcunu yerine getirmediği takdirde alıcının yasal düzenlemeler ile güvence altına alınan seçimlik hakları vardır. Bu yazımız da alıcının ayıplı mal ile karşılaştığında uyması gereken ihbar usulüne ve sürelerine yönelik düzenlemeleri anlatacağız.

AYIP İHBARI NEDİR?

Alıcı, ayıplı mal ile karşılaştığında kanunda düzenlenen seçimlik haklarını kullanabilmesi için satıcıya bu ayıbı ihbar etmesi gerekmektedir. Yapılan bu ihbara ayıp ihbarı denir. Öncelikle bilmemiz gereken önemli hususlardan biri alıcının karşılaştığı ayıplı maldaki ayıbın hangi nitelikte olduğunu bilmesidir. Birkaç ihtimal ile ayıbın niteliğinden bahsetmek gerekir. Şöyle ki;

AÇIK AYIP HALİNDE İHBAR SÜRESİ NASILDIR?

Eğer maldaki ayıp alıcıya teslimat sırasında açıkça belli ise satıcıya 2 gün içerisinde bu ayıbın ihbar edilmesi zorunludur. Bu düzenleme Türk Ticaret Kanunu m.23/c bendi ile yasal olarak da güvence altına alınmıştır. Ayıbın açık olması demek teslimat sırasında alıcının malı göz ucuyla dahi kontrol ettiğinde mal üzerinde görülen ayıp demektir. Örnek olarak ise malın kırık gelmiş olması veya mal üzerinde çatlak olması, çizik olması gibi durumlar gösterilebilir. TTK m.23/c bendin devamında ise alıcının her türlü malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde malı incelemek veya inceletmek ile yükümlü olduğu düzenlenmiştir. Yani malı teslim aldıktan sonra alıcının 8 günlük süre içerisinde malı detaylı incelemek veya ilgili kişilere yahut servis nitelikteki yerlere götürerek malı inceletmesi gerekir. Bu incelemeler sonucu malın ayıplı olduğu anlaşılırsa alıcı yine seçimlik haklarını kullanabilmesi için satıcıya bu süre içinde ayıbı ihbar etme ile yükümlüdür. Yasada düzenlenen 8 günlük süre malın alıcıya teslim edildiği tarihten itibaren başlar.

İlginizi çekebilir:  Cari Hesap

GİZLİ AYIP HALİNDE İHBAR SÜRESİ NASILDIR?

Eğer ayıp açıkça belli değil ise gizli ayıp niteliğinde olduğunu söyleyebiliriz. Malın teslimat sırasında belli olmayan ancak kullanım sonrası ortaya çıkabilecek ayıplara gizli ayıp denir. Bu ayıbın ortaya çıkması uzun zaman alabildiği gibi malın kullanımından hemen sonra da ortaya çıkabilir. Ancak malın uzun zaman sonra ortaya çıkma ihtimali göz önüne alındığında bu durumda alıcının haklarını korumak amacıyla TBK m.223 hükümlerinin de uygulanabileceği düzenlenmiştir. Ayıbın gizli nitelikte olması ve 8 günlük süre içerisindeki incelemede de tespit edilememesi gibi durumlarda TBK m. 223 hükümleri uygulanabilir.  Bu hükme göre alıcı ayıbın ortaya çıkmasıyla birlikte hemen satıcıya bildirmekle yükümlüdür.

Ayıbın niteliğine göre ihbar sürelerini belirttik fakat bu ihbar sürelerinde satıcının maldaki ayıp üzerinde kusuru olmamalıdır. Eğer ayıplı mal üzerinde satıcının ağır kusuru var ise satıcı bu ihbar süreleri içerisinde kendisine ihbar bildirimi yapılmadığını ileri sürerek ayıp üzerindeki sorumluluğundan kurtulamaz. TBK m.225’e göre satıcının ağır kusurlarının sonuçları düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre satıcı ayıplı mal üzerinde ağır kusuru var ise alıcının ihbar süreleri içerisinde kendisine bildirim yapmadığını ileri sürerek sorumluktan kurtulamayacağı belirtilmiştir.

Ayıbın niteliğine göre öngörülen ihbar sürelerinin değişkenlik gösterdiğini belirttik fakat genel bir zamanaşımı süresi var mıdır buna da bakmak gerekir.

AYIPLI MALLARIN İHBARININ ZAMANAŞIMI SÜRESİ VAR MIDIR?

Türk Ticaret Kanunu’nda ayıp ihbarına yönelik öngörülen bir zamanaşımı süresi bulunmamaktadır.  Türk Borçlar Kanunu’na bakıldığında ise 231.maddesinde zamanaşımının düzenlendiği görülmektedir. TBK m.231’e göre malın alıcıya tesliminden başlayarak 2 yıllık bir zamanaşımı süresi düzenlenmiştir. Yani alıcıya malın teslim edilmesinden itibaren ayıp ihbar süresi başlar ve 2 yılın sonunda zamanaşımına uğrar ve satıcıya ayıp ihbarı yapılamaz.

İlginizi çekebilir:  Kefalet Sözleşmesi Nedir?

Ancak unutmamak gerekir ki satıcı ayıplı malın alıcıya devrinde ağır kusuru var ise kanunda öngörülen 2 yıllık zamanaşımı süresine tabii olmaz. Ayıbın varlığında ve alıcıya devrinde ağır kusuru bulunan satıcı 2 yıllık zamanaşımı süresinden faydalanamaz.

AYIP İHBARININ USULÜ NEDİR?

Türk hukukunda ayıp ihbarının hangi usul ile yapılacağı konusunda ne Türk Borçlar Kanunu’nda ne de Türk Ticaret Kanunu’nda net bir düzenlemesi yoktur. Ancak Türk Ticaret Kanunun 18.maddesinde tacirler arasında yapılan sözleşmelerde, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılabildiği düzenlenmiştir. Eğer alıcı ayıp ihbarında bulunacaksa TTK m.18’de belirtilen ihbar usulüne uymasına gerek yoktur. Ancak ayıp ihbarında bulunurken sözleşmeden de dönmek istediğini belirtecekse o zaman TTK m.18’de öngörülen ihbar usullerine uygun ihbarda bulunması zorunludur.

TTK m.18’deki düzenlemede, ihbar ve ihtar usulleri aynı zamanda karşı tarafı temerrüde düşürme, sözleşmeyi feshetme ve sözleşmeden dönme içinde uygulanması öngörülmüştür.

Uygulamada yazılı veya sözlü olarak ayıp ihbarının yapıldığı görülmektedir. Ancak bazı Yargıtay kararlarında ayıp ihbarının da bu usule uygun olarak yapılması gerektiği savunulmaktadır. Kimi Yargıtay kararlarına bakıldığında da ayıp ihbarının tacirler arasında herhangi bir şekle tabi olmadığına yönelik kararların verildiği de görülmektedir. Fakat herhangi bir şekle tabi olmadığı uygulamada söylense dahi her türlü ispat açısından ayıp ihbarının yazılı olarak yapılmasında fayda vardır.

Peki ayıplı mal ile karşılaşan alıcının sözleşmeden dönmesinin hukuki dayanağı var mıdır?

AYIPLI MAL SEBEBİYLE SÖZLEŞMEDEN DÖNME MÜMKÜN MÜDÜR?

Ayıplı mal ile karşılaşan alıcı, satıcının bu ayıpta sorumluluğu var ise seçimlik haklarını kullanabilir. Türk Ticaret Kanunu, diğer uygulama alanlarında TBK m223’ün ve devamının uygulanabileceğini belirttiğinden alıcının ayıplı mal ile karşılaşmasında TBK m.227’de düzenlenen seçimlik haklar burada uygulanma alanı bulacaktır. TBK m.227’ye göre alıcının seçimlik hakları şu şekildedir;

  • Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.
  • Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.
  • Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.
  • İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.
İlginizi çekebilir:  Sözleşmelerde Cezai Şartın Düzenlenmesi ve Uygulanması

Dolayısıyla ayıplı mal ile karşılasan alıcının sözleşmeden dönmesi seçimlik hak olarak kendisine tanınmıştır. Ancak yasada da belirtildiği gibi malı satıcıya geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönebilir.

Sözleşmeden dönme hakkını kullanan alıcı TBK m. 229’da düzenlenen sözleşmeden dönmenin sonuçlarına göre satıcıdan; Ödemiş olduğu satış bedelini faiziyle birlikte geri verilmesini, satılanın tamamen zaptında olduğu gibi, yargılama giderleri ile satılan için yapmış olduğu giderleri ödemesini, ayıplı maldan doğan doğrudan zararının giderilmesini isteyebilir.

SÖZLEŞMEDEN DÖNMENİN USULÜ NEDİR?

Burada yine yukarıda belirttiğimiz gibi tacirler arasında yapılan sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbar ve ihtarlar Türk Ticaret Kanunun m.18/3. fıkrasında öngörülen usullere göre yapılması gerekir.

[Toplam:0    Ortalama:0/5]