soybağı

Soybağının Kurulması ve Soybağının Reddi Davaları

Aile bağlarımızın duygusal yönleri dışında hukuki yönlerinin de olduğunu söylemek gerekir. Hukuki yönde en başta gelen soybağı hususudur. Öncelikle soybağının ne anlama geldiğini bilmek gerekir.

SOYBAĞI NEDİR?

Soybağı Türk Dil Kurumu tarafından; “Baba soyundan gelen bağ olarak ve kan bağı” olarak tanımlanmıştır. Türk Hukukunda soybağı kavramının hukuki boyutu önemlidir. Hukuk sistemimize göre bir çocuğun babası ile olan hukuki bağı annesi ile olan hukuki bağdan biraz daha farklıdır. Anne ile soybağı doğumla birlikte kurulur. Fakat çocuğun babası ile arasındaki hukuki bağın kurulması bu kadar kolay olmayabilir. Genellikle hayatlarımızda alışılmış olan durum evlilik içinde doğan çocukların doğuştan babası ile oluşan soybağı ise de başka ihtimaller de karşımıza çıkabilmektedir. İşte hukuk bu ihtimallerde devreye girmektedir.

SOYBAĞI KURULMASI DAVASI NEDİR?

Soybağı davasının amacı çocuk ile baba arasındaki hukuki ilişkinin kurulmasıdır. Soybağı davası anne veya çocuk tarafından babaya karşı açabilir. Bu davanın amacı çocuk ile baba arasından soybağının kurulması ve babalık karinesinin ortaya çıkarılmak istenmesidir.  Türk Hukukuna göre soybağı 3 şekilde kurulabilir. Bu durum Türk Medeni Kanunun 282.maddesinde düzenlenmiştir.

  • Anne ile evlenmede kurulan soybağı

    Anne ile evlenme sonucu çocuğun evlilik içinde doğması yahut çocuğun evliliğin bitiminden itibaren 300 gün içinde doğması babalık karinesinin kurulması için yeterlidir. Evlilik içerisinde doğan çocuk ile baba arasında otomatik olarak soybağı kurulur. Evliliğin bitiminden itibaren 300 günlük öngörülen süre azami hamilelik süresine bağlı olarak belirlenmiştir. Dolayısıyla evlilik bitmiş olsa bile bitiş tarihinden itibaren 300 gün sonra doğan çocuk üzerinde soybağı kurulur.

  • Tanıma yolu ile kurulan soybağı

    Tanıma yolu evlilik birliği içerisinde doğan çocuklara karşı değil aksine evlilik dışı doğan çocuklar üzerinde kurulmak istenilen soybağı yoludur.  Tanıma yolu ile soybağının kurulabilmesi için kanunda öngörülen şekil şartlarına uyulması gerekir. Tanıma hukuka uygun yapıldığında geçmişe dönük çocuk ile baba arasında soybağı kurulur. 

  • Hakimin hükmü ile kurulan soybağı

    Anne ile çocuğun ayrı ayrı olarak yahut birlikte babaya karşı açacakları davada hakimin hükmü ile de soybağı kurulabilmektedir.

Soybağı davası ile baba ile çocuk arasında bağın kurulduğu gibi aynı zamanda var olan soybağın artık olmasının istenmemesi yahut hiçbir zaman soybağının olmadığı düşünülmesi gibi olaylarda açılacak dava olan soybağının reddi davasına da değinmek gerekmektedir.

SOYBAĞIN REDDİ DAVASI NEDİR?

Çocuk ile arasında soybağının olmadığını iddia eden erkeğin açabileceği davaya soybağının reddi davası denir. Bu dava anne ve çocuğa karşı açılabilir. Bu davanın açılmasındaki amaç çocuk ile baba arasındaki babalık karinesinin var olmadığını ispatlamaktır. Türk Medeni Kanun’un verdiği hak doğrultusunda bu davayı açma hakkı çocuğa da verilmiştir. Çocuk soybağının reddi davasını anne ve babaya karşı açabilir. Ayrıca soybağının reddi davasında ispat durumun nasıl olacağı da önemlidir.

SOYBAĞININ REDDİ DAVASININ İSPATI NASIL OLUR?

Soybağın reddi davasının ispatı birkaç ihtimal doğrultusunda değerlendirmek gerekir. Şöyle ki;

  • Evlilik İçerisinde Çocuğun Ana Rahme Düşmesi Durumunda;

Bu durumda soybağının olmadığını davacı tarafın ispat etmesi gerekir. Eğer çocuk evlilik birliği içerisinde ana rahmine düşmüş ise davacı taraf çocuk ile soybağının olmadığını ispatlamakla yükümlüdür. Evlilikten başlayarak en az 180 gün geçtikten sonra ve evliliğin bitiminden itibaren 300 güne kadar doğan çocuğun evlilik birliği içerisinde ana rahmine düştüğü kabul edilir.

Bu ihtimalde koca ya anne ile cinsel birlikteliğinin olmadığını ispat etmelidir ya da çocuğun doğumu ile soybağı arasındaki nedensellik bağının olmadığını ispat etmelidir.

Günümüzde bunun kolay yöntemi olan DNA testleri yapılarak da ispatı mümkündür. Ayrıca Türk Medeni Kanunun 284.maddesinin/2.fıkrasında; ‘’ Taraflar ve üçüncü kişiler, soybağının belirlenmesinde zorunlu olan ve sağlıkları yönünden tehlike yaratmayan araştırma ve incelemelere rıza göstermekle yükümlüdürler. Davalı, hâkimin öngördüğü araştırma ve incelemeye rıza göstermezse, hâkim, durum ve koşullara göre bundan beklenen sonucu, onun aleyhine doğmuş sayabilir.’’ hükmünü ihtiva eder.. Bu hükme göre taraflar sağlıkları yönünde tehlike yaratmayan araştırmalara rıza göstermek zorundadır. Bu duruma DNA testi de girmektedir.

  • Evlenmeden Önce veya Ayrı Yaşandığı Sırada Çocuğun Ana Rahme Düşmesi Durumunda;

Çocuk evlilik öncesi veya ayrı yaşandığı dönemde ana rahmine düşmüşse burada kocanın soybağının olmadığını ispat etmesine gerek kalmaz. Bu noktada eğer kadın ile kocanın gebe kalma döneminde cinsel birlikteliğine dair önemli kanıtlar var ise kocanın çocuk ile soybağının var olduğu kabul edilmeye devam edilir. Bu durumda yine kocanın soybağının olmadığını ispat etmesi gerekir. İşbu davada her türlü delil ile ispat mümkündür.

Soybağının reddi davasında dikkat edilmesi gereken hususlardan da söz etmek gerekir. Öncelikle bu davanın açılmasında bir sürenin olup olmadığına bakalım.

SOYBAĞININ REDDİ DAVASININ AÇILMASINDA SÜRE ÖNGÖRÜLMÜŞ MÜDÜR?

Soybağının reddi davasının açılması için süreler öngörülmüş olup bu süreler hak düşürücü süreler niteliğindedir. Hak düşürücü süreler TMK’nın 289.maddesinde düzenlenmiştir. Şöyle ki;

Koca çocuğun doğumu ile 1 yıl içerisinde ya da çocuğun annesinin gebe kaldığı dönemde başka biri ile cinsel birlikteliği olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak 1 yıl içerisinde davayı açmak zorundadır.

Çocuğun açacağı soybağının reddi davasında ise çocuk reşit olmasından itibaren 1 yıl içerisinde davayı açmalıdır. Eğer çocuk reşit olmayı beklemeden davayı açmak ister ise de çocuğa kayyım atanır. Kayyım kendisine kayyımlık kararının tebliğ edilmesinden itibaren 1 yıl içinde çocuk adına bu davayı açmak zorundadır.

Soybağının reddi davası gerek koca tarafından açılacak olsun gerekse çocuk tarafından açılacak olsun her iki durum içinde eğer davanın açılmasında gecikme söz konusu ise ve bu gecikme haklı bir sebebe dayanıyorsa yasada öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre gecikmeye sebebiyet veren haklı nedenin ortadan kalkmasından itibaren işlemeye başlar.

TANIMA DAVASI NEDİR?

Türk Medeni Kanun’un 295.maddesinde düzenlenmektedir. Tanıma yolu ile soybağının kurulması yukarıda da kısaca değindiğimiz gibi şekil şartlarına göre yapılması gerekir. Şöyle ki; soybağı babanın nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı şekilde başvurması ile ya da yazılı şekilde vasiyetnamesinde veya resmi senet üzerinde beyanda bulunmasıyla yapılabilmektedir.

Tanıma davası ile baba, çocuğun kendisinden olduğunu ileri sürer ve soybağının kurulmasını ister. Bu sebeple tanıma yoluyla gerçekleşen soybağını kabul etme durumuna babalık bildirgesi de denmektedir.

Yapılacak olan bu tanıma, çocuğun kayıtlı olduğu nüfuz müdürlüğüne, çocuğun kendisine ve annesine de bildirilir. Eğer çocuk vesayet altında ise vesayet makamına da bildirilmelidir.

Ayrıca çocuk başka bir erkeğin soybağına bağlı ise bu bağ geçersiz kılınmadıkça tanıma davası ile soybağı kurulamaz.

Tanıma yapıldıktan sonra tanınmanın iptali de istenilebilir.

TANIMA DAVASININ İPTALİNİN İSTENMESİ

Tanıma davasını açarak tanıma yapılmasını isteyen kişi bu süreç sonrası yanıldığını, aldatıldığını yahut korkutulması sebebiyle tanımanın iptalini de isteyebilir. Dolayısıyla anlaşıldığı üzere tanımanın iptali de mümkündür.

Tanıma iptal davasının tanıyan kişi, çocuğun annesi ve çocuğun kendisi de açabilir. Eğer çocuk vesayet altında ise vasisi yahut kayyımı da hatta çocuk ölmüş ise çocuğun mirasçıları da tanıma iptal davasını açabilmektedir.

Davayı açan kim ise tanıyanın çocuğun babasının o olmadığını ve aralarında soybağının olmadığını ispatlamakla yükümlüdür.

Eğer tanıma iptal davasını anne veya çocuk tarafından tanıyanın baba olmadığı iddiası ile açılırsa tanıyanın, anne ile gebe kalındığı dönemde cinsel birlikteliğinin olduğuna ilişkin önemli ve inandırıcı kanıt sundukları takdirde ispat yükü ortaya çıkar.

Her davada olduğu gibi tanıma iptal davasında da öngörülen hak düşürücü süreler vardır.

TANIMA İPTAL DAVASININ HAK DÜŞÜRÜCÜ SÜRESİ NE KADARDIR?

Tanıma iptal davasının açılabilmesi için iptal sebebinin öğrenilmesinden itibaren veya korkutulma etkisinin bitmesinden itibaren başlayarak 1 yıl içerisinde açılması gerekir. Her bakımdan da tanımanın üzerinden 5 yıl geçmesiyle dava açma hakkı biter.

Çocuğun kendisi tarafından açılacak tanıma iptal davasında ise çocuğun reşit olmasından itibaren 1 yıl içerisinde açılması zorunludur. Açılmadığı takdirde 1 yılın sonunda dava açma hakkı düşer.

Her iki durumda da davayı açmada gecikme olur ise ve bu gecikme haklı bir nedene dayanır ise haklı sebebin ortadan kalkmasıyla 1 ay içerisinde dava açılabilir.

[Toplam:0    Ortalama:0/5]
İlginizi çekebilir:  Kadına Yönelik Şiddet ve Şiddetin Türleri