Taksi Şoförleri İşçi Midir? İşçilik Alacaklarından Yararlanabilirler Mi?

İşçilik Alacakları;

  • Kıdem Tazminatı
  • İhbar Tazminatı
  • Yıllık İzin
  • Hafta Tatili
  • Fazla Çalışma
  • Kötü Niyet Tazminatı
  • İş Kazası/Meslek Hastalığı Sebebiyle Alınacak Tazminat
  • Sendikal Tazminat
  • Ulusal Bayram Ve Genel Tatil Ücreti
  • Asgari Geçim İndirimi
  • Prim, İkramiye, Çocuk Yardımı Gibi Alacaklar

İşçi; İşçi, Türk Dil Kurumuna göre başkasının yararına beden gücünü, kafa gücünü ya da el becerisini kullanan ve ücretle çalışan kimsedir.
4857 sayılı İş Kanununa göre işçi tanımı;
Ülkemizde işçi haklarının ve yükümlülüklerinin düzenlendiği temel kanun 4857 sayılı İş Kanunudur. İş Kanununun 2. maddesine göre işçi, bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişidir.

Taksiciler İşçi Midir?

İş Kanunu’na tabi taksi şoförleri tıpkı diğer çalışanlar gibi, kıdem-ihbar ve kötü niyet tazminatı hakkına sahip. İşten atılan taksi şoförlerinin ücret, ikramiye ve prim gibi ücret ve ücret benzeri alacaklarının işten atıldıkları tarihte ödenmesi gerekiyor. Ödenmemesi durumunda işçi noter vasıtasıyla işverene ihtarname çekerek bu haklarının ödenmesini istemesi gerekiyor. İhtarname çekilmediği takdirde açılacak davada gecikme faizi dava açma tarihinden itibaren işlemeye başlar. Dolayısıyla işten atılan işçinin kaybı olur. Bu kaybın olmaması için işverene ücret, ikramiye prim vb. alacaklarını alamayan işçilerin ihtarname çekmelerinde fayda var. Taksi şoförlerinin iş sözleşmeleri hangi nedenle son bulursa bulsun ücret, ikramiye ve prim gibi hak edilmiş alacakları taksi şoförleri alırlar. Ücretlere ilişkin zamanaşımı süresi beş yıldır.

İşyerinden ayrılmadan önce hak edip de kullanmadığı izinleri olan taksi şoförleri kullanmadıkları izinlerin ücretini işten atıldıktan sonra işverenden talep edebilirler. Diğer ücret alacaklarından farklı olarak izin ücreti alacağında zamanaşımı süresi iş sözleşmesinin feshedildiği tarihten itibaren işlemeye başlamaktadır. İzin alacağında da zaman aşımı süresi beş yıldır.

Örneğin bir işyerinde 01.01.2000 tarihinden itibaren çalışmaya başlayan bir taksi şoförünün 2001 ve 2002 yılındaki izinlerini kullanmadığını ve işçinin iş sözleşmesinin 01.04.2009 tarihinde feshedildiğini varsayalım. Bu işçinin 2001 ve 2002 yılına ait hak edip de kullanmadığı izinlerine ilişkin zaman aşımı süresi iş sözleşmesinin sona erdiği 01.04.2009 tarihinden itibaren işlemeye başlayacaktır. 2001 ve 2002 yılına ait izinlerin ücreti 01.04.2009 tarihindeki ücret üzerinden hesap edilecektir.
Örnek: Şoför Hasan Bey, 2005 yılına ait 10 günlük iznini kullanmamıştır. Hasan Bey, 30.04.2014 tarihinde işten atılmıştır. Hasan Beyin 2014 yılı Nisan ayı ücreti 3000 TL’dir. Hasan Beyin 10 günlük izin ücreti ne kadar olacaktır? Hasan Beyin 10 günlük izin ücreti 1000 TL olacaktır.

KIDEM TAZMiNATI

Kıdem tazminatı; kanunda belirtilen asgari bir çalışma süresini dolduran işçinin iş sözleşmesinin, kanunda sayılan nedenlerden biri gerekçe gösterilerek, işverence işçiye ya da mirasçılarına ödenen paraya denir. İşçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet akdinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de aynı oran üzerinden ödeme yapılır.

İlginizi çekebilir:  İş Hukuku Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Çözüm Yolu

Nasıl Hak Kazanılır?

Taksi şoförleri bir işverende veya aynı işverene ait değişik işyerlerinde en az bir yıl çalışmış olmak koşulu ile iş sözleşmelerinin:
1. İşveren tarafından İş Kanununun 24. maddesinde belirtilen ahlak ve iyi niyet kuralları ve benzeri sebepler dışında,
2. İşçi tarafından 4857 sayılı Kanunun 25. maddesinde belirtilen ahlak ve iyi niyet kuralları, zorlayıcı nedenler ve sağlık nedenleriyle,
3. Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyla,
4. Bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla;
5. Emekli aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını (08.09.1999 tarihinden önce işe girenler için 15 yıl sigortalılık ve 3600 gün prim ödeme gün sayısını) tamamlayarak kendi istekleriyle işten ayrılmaları nedeniyle, feshedilmesi,
6. Kadın işçinin evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile iş sözleşmesini sona erdirmesi,
7. İşçinin ölümü sebebiyle iş sözleşmesinin son bulması hallerinde,
Taksi şoförleri ‘kıdem’ almaya, hak kazanırlar.

Taksi esnafı yanında çalışan şoför kıdem tazminatı alır mı?

Daha önce belirttik 2005 yılından bu yana artık her taksici, dolmuşçu esnaf değildir. Ancak, esnaf kapsamında kalan taksi sahibinin yanında çalışan taksi şoförünün işçilik hakkı neredeyse yok gibidir. Şöyle ki; taksi esnafı ve iki de şoförün çalıştığı bir taksi esnafı işyerinde, şoförler İş Kanunu kapsamında sayılmayacaklardır. Böyle olunca da, iş sözleşmeleri sona ererken kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin parası gibi hakları olmayacaktır. İş Kanunun sadece ücrete ilişkin birkaç maddesinin koruması altında olacaklardır. Belirtelim ki, varsa alacaklarını İş Kanunu hükümleri çerçevesinde değil de, Borçlar Kanununa göre takip edeceklerdir.

Taksi şoförü sigortalı olacak mı?

Belirttiğimiz gibi, esnaf sayılma sayılmama, esnaf işyerinde çalışma ya da çalışmama sigortalı olabilmek için önemli değildir. Böyle olunca, taksi şoförü olarak çalışan kişi, ister taksi esnafı sayılan işyerinde olsun isterse sayılmayan işyerinde olsun, hizmet sözleşmesi ile çalıştığında sigortalı sayılacaktır. Taksi esnafı işyerindeki çalışmalarını, işvereni/taksi sahibi SGK’ya bildirmese bile, sonradan iş mahkemesinde açacağı dava ile kanıtlayabilirse, hizmetlerine saydırabilecektir.

Konu İle Alakalı Yargıtay Kararı;

Yargıtay 9.Hukuk Dairesi E:2016/14014 K:2016/13596

Özet: Somut uyuşmazlıkta ticari taksi sahibi ile aracı kullanan şoför arasında iş ilişkisi mi yoksa hasılat kirası ilişkisi mi olduğu tartışma konusudur. Hasılat kirasından söz edilebilmesi için hasılat getiren bir taşınır ya da taşınmaz mal, ticari işletme ya da hakkın kira ilişkisinin konusunu oluşturması ve kiralananın demirbaşları ve işletme ruhsatı ile birlikte kiraya verilmesi gerekir. … Dosya içeriğine göre… plakalı ticari taksinin sahibinin davalıların murisi olduğu, takside biri gündüzcü biri akşamcı olmak üzere 2 şöforün çalıştığı, davacının bu ticari takside akşamcı olarak çalıştığı ve günlük belirli bir hasılatı araç sahibine ödediği anlaşılmaktadır. Buna göre taraflar arasındaki ilişkide, ekonomik risk davalı üzerinde olup, davacının davalının talimatı ile hareket ettiği, hukuki ve kişisel bağımlılık bulunduğu sabittir… Açıklanan bu maddi olgulara göre taraflar arasındaki ilişki iş ilişkisidir. Davalı kendisi bedeni çalışmasını ticari takside koymadığından esnaf olarak da nitelendirilemeyeceğinden, İş Kanunu kapsamında kalan davacının istemleri hakkında esasa girilerek karar verilmesi gerekirken davanın yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi hatalıdır….

İlginizi çekebilir:  İşyerinde Kreş Bulunmaması Haklı Fesih Sebebi Midir?

Karar:

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ (SOSYAL GÜVENLİK)

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davalıların murisi …’a ait araçta şoför olarak 1999-20.07.2012 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin davalılar tarafından haksız ve sebepsiz olarak feshedildiğini iddia ederek davacının kıdem-ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
B) Davalılar Cevabının Özeti:
Davalılar vekili cevap dilekçesinde, zamanaşımı itirazlarının olduğu, davacının ödenmemiş işçilik alacağı bulunmadığını bu nedenle davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece taraflar arasındaki ilişkinin hukuki nitelemesinin “hizmet akdi” olmayıp “hasılat kirası” olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Somut uyuşmazlıkta ticari taksi sahibi ile aracı kullanan şoför arasında iş ilişkisi mi yoksa hasılat kirası ilişkisi mi olduğu tartışma konusudur.
4857 sayılı İş Kanunu 8. Maddesinde iş sözleşmesini tanımlarken bu sözleşmenin asli unsurlarını da belirtmiştir: “İş sözleşmesi, bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın (işveren) da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşmedir”. İş sözleşmesinin asli unsurları iş görme, ücret, bağımlılıktır. Bağımlılık iş sözleşmesini karakterize eden unsur olup, genel anlamıyla bağımlılık, hukuki bağımlılık olarak anlaşılmakta olup, işçinin belirli veya belirsiz bir süre için işverenin talimatına göre ve onun denetimine bağlı olarak çalışmasını ifade eder.

Hasılat kirasından söz edilebilmesi için hasılat getiren bir taşınır ya da taşınmaz mal, ticari işletme ya da hakkın kira ilişkisinin konusunu oluşturması ve kiralananın demirbaşları ve işletme ruhsatı ile birlikte kiraya verilmesi gerekir.
Taksi şoförü ile taksi sahibi arasındaki ilişki bir iş sözleşmesi olabileceği gibi, somut olayın koşulları dikkate alındığında taraflar arasındaki ilişkinin hukuki niteliği pekala hasılat kirası olarak da nitelendirilebilir.
Ticari taksi işletilmesinde aracı kullanan şoför üzerinde eğer taksi sahibinin gözetim ve denetimi varsa bu takdirde taraflar arasındaki ilişkinin iş sözleşmesi olarak nitelendirilmesi gerekir.
Ancak, araç sahibi aracı taksi şoförüne günlük belirli bir bedel karşılığında kullandırmakta, hasılat ne olursa olsun kendisi sabit bir ücret talep etmekte ve araç sahibi günlük bu bedel dışında taksinin işletimiyle ilgili herhangi bir şeye karışmıyorsa bu takdirde de araç sahibi ile taksi şoförü arasındaki ilişkinin iş sözleşmesi olarak nitelendirilebilmesi güçtür. Taksi sahibi taksi şoförüne günün belirli bir saat diliminde tahsis ediyor ve bu tahsis dönemi içinde işçinin işgörme edimini ne şekilde ifa ettiğine, hatta taksiyi kullanıp kullanmadığına dahi karışmıyorsa, taksi şoförü taksi sahibinden işin yürütümüne ilişkin hiçbir emir ve talimat almıyorsa, çalışma zamanını serbestçe organize edebiliyorsa kişisel bağımlılığın bulunmadığı kabul edilmelidir.
Ayrıca, iş sözleşmesinin çok önemli özelliklerinden biri ekonomik riskin, bir başka deyişle kâr ve zararın işverene ait olmasıdır. İş sözleşmesini bağımsız çalışanlardan ayıran en önemli farklılıklardan birisi de budur (A. Güzel, “Ekonomik ve Teknolojik Değişim Sürecinde İşçi Kavramı ve Yeni Bir Ölçüt Arayışı…” İş ve … Hukukunda İşçi ve İşveren Kavramları ve Uygulamada Ortaya Çıkan Sorunlar, İstanbul 1997, s. 21-22). İşçi, işyeri veya işletmede ekonomik riski taşımaz. Bir hukuki ilişkide hukuki ve kişisel bağımlılık yoksa işçinin kar veya zarar riskini taşıması, bu hukuki ilişkinin iş sözleşmesi olmadığı yolunda tek başına yeterli bir kriter olmasa da çok önemli bir kriterdir.
Genel olarak taksi şoförünün araç sahibine her gün düzenli olarak yaptığı ödemeden geride kalanın kazanç olduğu bir ilişkide ekonomik riski taşıyanın şoför olacağı açıktır. İş sözleşmesi kazanç-ekonomik bağımlılık temeline değil, otorite-bağımlılık ilişkisine dayanır. İş sözleşmesinde işverenin yönetim hakkı, emir ve talimat verme yetkisi, işçinin de bu emir ve talimatlar doğrultusunda iş görme borcunu ifa yükümlülüğü vardır.
Dosya içeriğine göre… plakalı ticari taksinin sahibinin davalıların murisi olduğu, takside biri gündüzcü biri akşamcı olmak üzere 2 şöforün çalıştığı, davacının bu ticari takside akşamcı olarak çalıştığı ve günlük belirli bir hasılatı araç sahibine ödediği anlaşılmaktadır.
Buna göre taraflar arasındaki ilişkide, ekonomik risk davalı üzerinde olup, davacının davalının talimatı ile hareket ettiği, hukuki ve kişisel bağımlılık bulunduğu sabittir.
Açıklanan bu maddi olgulara göre taraflar arasındaki ilişki iş ilişkisidir. Davalı kendisi bedeni çalışmasını ticari takside koymadığından esnaf olarak da nitelendirilemeyeceğinden, İş Kanunu kapsamında kalan davacının istemleri hakkında esasa girilerek karar verilmesi gerekirken davanın yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 07.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İlginizi çekebilir:  İşçinin Uzun Süren Hastalığı Nedeni İle İşverenin Derhal Fesih Hakkı
[Toplam:0    Ortalama:0/5]