Araç Değer Kaybı Nedir? Nasıl Talep Edilir?

Trafik kazaları sonucu hasar gören araçlar, eski halinden farksız olacak şekilde onarılsalar dahi Tramer kayıtlarına hasarlı araç olarak geçmektedir ve bu da araçların değerlerinde kayıp meydana getirmektedir. Değer kaybını, bir nevi, aracın orijinalliğinden değer yitirmesi olarak da tanımlayabiliriz.

Araç Değer Kaybı Nedir?

“Araçlarda değer kaybı nedir?” sorusu, kaza yapan birçok sürücünün karşılaştığı bir problemdir ve oldukça merak edilir. Araç değer kaybı, meydana gelen bir kaza sonrası onarılan aracın ikinci el piyasa fiyatına göre değer kaybetmesi anlamına gelir. Kazanın ardından tamir edilen aracın onarımı her ne kadar kusursuz olsa bile, arabanın satış fiyatı kaza öncesi belirlenen satış fiyatından her halükarda daha düşük olacak ve kazanç kaybı oluşacaktır.

Araç Değer Kaybının Şartları Nelerdir?

Araç değer kaybını talep edebilmek için gereken şartlar şunlardır:

  1. Aracın değer kaybını haklı olan taraf alabilir. Yani, kazaya sebebiyet veren taraf aracının değer kaybını talep edemeyecektir.
  2. Araç değer kaybı başvuruları için iki senelik bir zamanaşımı söz konusudur. Bu süre zarfında başvuru yapılmaz ise, kişi hakkını kaybetmiş olur.
  3. Trafikte bulunan her sürücünün sigortası olduğu varsayılır. Eğer kaza yapan kişinin sigortası yoksa ödemeyi kendisi yapmakla yükümlüdür.

Araçlarda Değer Kaybı Nasıl Olur?

Araç ile kaza yaptıktan sonra birçok sürücü arabasını tamir ettirir ve daha sonra satmaya eğilim gösterebilir. Bu tarz durumların yaşanması sonucu aracın ikinci el satış fiyatında düşüş olduğunu gözlemleyen araç sahiplerinin çokluğu, araçlarda değer kaybı sorununda bilincin artmasına vesile olmuştur. Kaza yaparak hasar gören bir araç, onarıldıktan sonra hasarın derecesine göre değer kaybı yaşar. Değer kaybını karşılayacak taraf ise kazada tamamen kusurlu ya da diğer sürücüye nazaran daha kusurlu olan taraftır. Diğer bir deyişle eğer kazada kusuru olan siz değilseniz ya da karşı tarafa kıyasla kusurunuz daha azsa aracınızda meydana gelen değer kaybı, kazaya karışan diğer sürücü tarafından karşılanır.

Araç Değer Kaybını Hangi Sigorta Karşılar?

Araçtaki hasar ve oluşan maddi kayıp iki sigorta ürünüyle karşılanabilir. Bunlardan biri Zorunlu Trafik Sigortası, diğeri ise Kasko Sigortası’dır. Peki, hangi durumda hangi sigorta size yardımcı olur?

  1. Zorunlu Trafik Sigortası, trafikteki diğer araçları koruma altına alıp araç sahibinin maddi ve manevi yükünü karşılamayı amaçlar. Eğer kazaya karışan birden çok araç varsa bu durumda Zorunlu Trafik Sigortası, her aracın hasarını karşılamayabilir; sadece kusursuz ya da en az kusurlu araç sahibine ödeme yapabilir.
  2. Kazaya karışan birden çok araç olması ve bu nedenle hasarınızın karşılanmaması durumunda Kasko Sigortası’na sahipseniz hasarınızın karşılanmasını talep edebilirsiniz.
İlginizi çekebilir:  Trafik Kazası Neticesinde Sakatlılık Hali Nedir?

Araç Değer Kaybını Kim Öder?

Araç değer kaybını yukarıda da izah olunduğu üzere, kazaya neden olan sürücünün karşılaması gerektiği için kusurlu tarafın sigorta şirketi devreye girerek ödeme yapılır. Böyle bir durumda kara araçları branşında ruhsat sahibi olan sigorta eksperlerinden alınan araç değer kaybı ekspertiz raporu ile sorumlulardan herhangi birine ya da tümüne birden dava açılabilir. Ayrıca sigorta şirketlerine karşı açacağınız davalar için araç değer kaybı ekspertiz raporunuz ile Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuruda bulunarak araç değer kaybı tazminatınızı tahsil edebilirsiniz.

Araç Değer Kaybı Nasıl Hesaplanır?

Araç değer kaybı hesaplamasında hasar gören aracın;

  • • Hasar geçmişi ve niteliği
  • • Kilometresi
  • • Marka ve model bilgisi
  • • Kusur durumu
  • • Üretim yılı
  • • Trafiğe çıkış tarihi
  • • Pazar değeri ve bunlar gibi birçok faktör dikkate alınarak hesaplanır.

Onarılması Olanaksız,İmkansız Olan Araçlarda Değer Kaybı Nasıl Olur?

Zarar gören bir aracın mevcut teknik imkanlarla tam olarak onarılarak söz konusu kazadan önceki hale getirilememesi durumunda tam anlamıyla bir maddi zarar söz konusudur.
Tam olarak onarılarak eski haline getirilen araçlarda değer azalması;
Tam anlamıyla onarılmasına rağmen, çarpılmış aracın piyasadaki alım satım değerinde bir azalma da söz konusu olabilir. Bu zarar çarpılmış bir araca karşı psikolojik duyguların etkisiyle değer biçmenin yarattığı bir zarar niteliğindedir. Bir anlamda olağanüstü manevi zarar söz konusudur.

Araç Değer Kaybı Davası

Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesine göre zarar verenin sigortacısına dava açmadan önce başvuru zorunluluğu bulunmaktadır. Sigorta şirketine başvuru bir dava şartı konumundadır. Sigorta şirketine başvuru yapılmadan açılan davalar mahkemelerce dava şartı yokluğundan reddedilmektedir. Burada hedeflenen amaç; zarar görenin dava açmadan önce sigorta şirketine başvuruda bulunması sağlanarak yargı yoluna gitmeden zararını tazmin etmesini sağlamaktır. Bu sayede yoğun iş yükü olan adli merciilerin iş yükü görece olsa azalacaktır. Her ne kadar kanun koyucu Karayolları Trafik Kanunu 97. maddesinde gerçekleştirmiş olduğu 14.04.2016 tarihli değişiklik ile sigorta şirketlerine başvuru zorunluluğunu dava şartı olarak ortaya koysa da değişiklikteki asıl amaca ulaşılamadığı mevcut işleyişte gün yüzüne çıkmaktadır. Sigorta şirketleri, sudan bahanelerle ödemeden kaçınarak zarar görenlerin mağduriyetini arttırmaya devam etmektedir. Sigorta şirketlerine yapılan başvurular işleyişte adeta geçilmesi gereken bir engel olarak görülmektedir.

Doğrudan doğruya talep ve dava hakkı:
Madde 97 – (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.)
Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.

Araç Değer Kaybı Davası, Görevli Mahkeme Hangisidir?

Asliye Ticaret Mahkemesi’dir.

İlginizi çekebilir:  Trafik Kazası Neticesinde Sakatlılık Hali Nedir?

Dava, davacıya ait aracın trafik kazası sonucu hasarlanması nedeniyle uğranılan maddi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Dava tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1-a maddesi gereği her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen hususlar ticari davalardır. TTK 5/1 maddesi gereği ticari davalara bakmakla görevli mahkeme Asliye ticaret mahkemeleridir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden itibaren yasanın 5/3 maddesi gereği asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki işbölümü olmaktan çıkmış görev ilişkisi haline gelmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 1. maddesi gereği göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir.
Açılan somut davada davalılar arasında zorunlu mali sorumluluk sigortacısı da bulunmaktadır. Sigorta hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6. kitabında 1401 ve devamı maddelerinde, zorunlu sorumluluk sigortası ise 1483 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Bu durumda Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen hususlardan olması nedeniyle dava ticari dava olup asliye ticaret mahkemesi görev alanı içinde bulunmakta olup mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/14740 E. , 2017/1909 K.

Konu İle İlgili Danıştay Kararı;

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONBEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2017/1358
Karar No : 2017/5064
Temyiz Eden (Davalı) :
Karşı Taraf (Davacı) :
Vekili :
İstemin Özeti :Davacıya ait 63 VA 188 plakalı aracın Diyarbakır Fakülte Yolu kavşağında 29/06/2011 tarihinde meydana gelen trafik kazasında doğan zararından idarenin hizmet kusuru nedeniyle sorumlu olduğundan bahisle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 3.000,00-TL hasar miktarı ile 750,00-TL araç değer kaybı toplamı olan 3.750,00 TL zararın tazminine karar verilmesi ve zararının tespiti için Diyarbakır 1.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2011/67 D.iş sayılı esasına kayden açılan dosyada yaptığı 297,00-TL tespit masrafının davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan dava sonucunda, Diyarbakır 2. İdare Mahkemesi’nce; Adli Tıp Kurumu Raporuna göre, trafik ışıklarının yanmamasından sorumlu kuruluşun yüzde yüz kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.450,00-TL araç hasarı ile 297,00-TL tespit masrafının davalı idareden alınarak davacıya ödenmesi fazlaya ilişkin istemin reddi yolunda verilen kararın, kabule ilişkin kısmının hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onbeşinci Dairesi’nce, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, dosyadaki belgeler incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Kararın Bozulması” başlıklı 49. maddesinin 2. fıkrasında; temyiz incelemesi sonucu Danıştayın; a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozacağı kuralına yer verilmiştir.
Dosyadaki belgeler ile temyiz dilekçesindeki iddiaların incelenmesinden, temyiz istemine konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, kararın bozulmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; temyiz isteminin reddine, Diyarbakır 2. İdare Mahkemesi’nin 14/02/2017 tarih ve E:2015/1245, K:2017/211 sayılı kararının kabule ilişkin kısmının ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 2577 sayılı Kanunun 18.06.2014 gün ve 6545 sayılı Kanunla eklenen Geçici 8. maddesinin 1. fıkrası ve 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.