Aynı Anda Birden Fazla İşte Çalışan İşçinin Durumu Nedir?

Bilindiği üzere, SGK’nın güncel uygulamalarında “Sosyal Güvenliğin Tek Olması Gerekliliği İlkesi” kabul edilmiştir. Sosyal güvenliğin tek olması ilkesine göre eğer bir sigortalı aynı zamanda farklı statülerde sigortalı olmayı gerektirecek faaliyette bulunuyorsa, ancak tek bir statüden sigortalı sayılır. Diğer statüden, sigortalı olmayı gerektirecek bir faaliyetinin olmasına rağmen sigortalı sayılması mümkün değildir. Ayrıca mevcut bir şirkette sigortalı olarak çalışan bir kişi aynı şirketin alt veya kardeş şirketlerinin işlerini yapar ise bu şirketler için de çalışması halinde de Yargıtay’ın emsal görüşüne göre, işçinin tek bir şirket üzerinden sigortasının yapılması yeterlidir. Ancak bir sigortalı birden fazla işverenin yanında hizmet sözleşmesi çerçevesinde çalışıyorsa o sigortalıyı çalıştıran tüm işverenler, sigortalı olarak SGK’ ya bildirim yapmalı ve primlerini ödemelilerdir. Hizmet sözleşmesine tabi çalışan kişi eğer başka bir işverenin yanında sigortalı çalışıyor ve SGK’ ya sigortalı olarak bildiriyor diye aynı sigortalıyı çalıştıran ikinci işveren çalıştırdığı kişiyi SGK’ ya bildirmek zorundadır. Bildirim yapmaktan kaçınamaz. Her iki işverende sigortalıyı çalıştırdıkları zaman kadar SGK’ ya ayrı ayrı bildirim yapmalılardır. Eğer işveren söz konusu bildirimi gerçekleştirmez ise bu durumda, sigortasız işçi çalıştırmış gibi haklarında işlem yapılır.

Örneğin; gündüz taksicilik yapan, gece de güvenlik görevlisi olarak çalışan işçiyi hem çalıştığı süre kadar taksi sahibi hem de güvenliğini yaptığı şirket sigortalı olarak SGK’ ya bildirim yapma mecburiyetindedir.

Birden Çok İşyerinde Çalışanların Bildirimleri Nasıl Yapılır?

Eğer sigortalı birden fazla işveren yanında çalışıyorsa her işveren tüm sigortalılar için verdiği aylık prim ve hizmet belgesi ile çalıştırdığı sigortalıyı SGK’ ya bildirir. Sigortalının iki ayrı işverenin yanında çalışıyor olması halinde, her iki işverende diğer işverenin yanında çalışıp çalışmadığını dikkate almaksızın, normal sigortalı çalışanları için verdiği aylık prim ve hizmet bildirgesi ile çalışma günü ve sigorta primine esas kazançlarını SGK’ ya bildirmek zorundadır.

İşçilerin Birden Fazla İşyerinde Çalışmasının Emekliliğe Ve Emeklilik Maaşına Etkisi Var Mıdır?

Sigortalı çalışanların aynı ayda iki farklı işveren tarafından SGK’ya haklarında bildirimde bulunulması, hem ay içindeki günlerin 30′ a tamamlanması hem de yüksek prime esas kazanç bildirilmesi bağlamında tabii ki avantajlar sağlayacaktır. Çünkü hem prim günü hem de prime esas kazanç, emeklilik maaşı bağlama ve maaşının miktarını etkileyen faktörlerdendir.

İlginizi çekebilir:  Kıdem Tazminatı Nasıl Hesaplanır?

İşverenin İşçinin Başka Bir İşyerinde Çalışmasına Uzun Süre Ses Çıkarmaması Haklı Fesih Hakkını Ortadan Kaldırır Mı?

İşçinin uzun bir süredir aynı anda birkaç işyerinde çalışmasından sonra işverenin bunu öne sürerek iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürmesi alenen kötü niyet olarak sayılmıştır. İşverenin söz konusu durumu yıllarca fark etmemesi hayatın olağan akışına aykırıdır. İşveren bu durumu ancak somut deliller ile ispat etmek külfeti altındadır. Bu durum tanık delilleri ile ispat edilemez. Aksi halde bu iddiası mahkeme nezdinde dikkate alınmaz.

Aynı yıl içerisinde birden fazla işverenden alınan ücretliler ile ilgili olarak;
160 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde, “…Buna göre, bir hizmet erbabının birden fazla işverenden ücret alması halinde, her bir işverenin ödediği ücretler, ayrı ayrı vergilendirilmektedir. Dolayısıyla vergi tarifesi, her bir işverenin ödediği ücrete, diğer işveren veya işverenlerin ödediği ücretle ilgilendirilmeksizin ayrı ayrı uygulanmaktadır. Ancak, söz konusu ücretlerin gayrisafi tutarları toplamının, Gelir Vergisi Kanununun 86. maddesinde belirtilen haddi aşması halinde, bu ücretlerin yıllık beyanname ile beyan edilmesi gerekmektedir.” açıklamalarına yer verilmiştir.
-Birden fazla işverenden ücret alan ve birden sonraki işverenden aldıkları ücretlerin toplamı Gelir Vergisi Kanununda yazılı tarifenin ikinci vergi diliminde yer alan tutarı 2018 yılı gelir vergisi tarifesini 34.000 TL’yi aşmıyorsa ve 34.000 TL stopaj yoluyla vergilendirildi ise beyanname vermeye gerek yoktur. İkinci işverenden alınan ücretin toplamı 34.000 TL’yi aşması durumunda gelir vergisi beyannamesinin verilmesi gerekir.
Aynı iş yerinde çalışan ve başka bir geliri olmayanların beyanname vermesine gerek yok. İki işverenden alınan ücret varsa ve her iki ücrette 34.000 TL’nin (2018 yılı için) üstünde vergi matrahı olan çalışanların gelir vergisi beyannamesi vermesi gerekecektir.

İlginizi çekebilir:  Gece Çalışması Hakkında Bilinmesi Gereken Hususlar

Başka Bir İşte Çalışma Şartları Nelerdir?

Öncelikle ilk etapta bir işten bahsedebilmek için, bir asıl iş sözleşmesinin varlığı gerekir. Başka bir işte çalışma aynı zamanda kısmi süreli çalışma olarak geçse de her kısmi süreli çalışma başka bir iş olarak geçmez. Başka bir işte çalışmanın başka bir şartı ise; işçinin asıl iş ilişkisi ile yasal azami çalışma süresi olan haftalık 45 saati doldurmaması gerekmektedir. Başka bir işten bahsedebilmek için işçinin asıl işinde yasal azami çalışma süresini doldurmaması gerekir. Aksi halde asıl işi ile diğer işinde çalıştığı toplam süre yasal azami çalışma süresini aşar ve işçinin sağlığı ile güvenliği tehlikeye girer. Bu durumda da işveren de işçi de zarar görebilir.
Haftalık azami çalışma süresi olan 45 saatin alışması durumunda, İş Kanunu çerçevesinde aykırılık oluşturur. Fakat işçinin 45 saat çalışmasına aykırılık teşkil eden iş sözleşmesi Borçlar Kanununun 27. Maddesi gereğince kesin hükümsüz sayılır ve bu durum da, İş Kanunu ile korunmak istenen işçinin aleyhine sonuç doğurur. Bunun yanı sıra işçilerin çalışma sürelerine getirilen sınır sadece haftalık olarak kalmaz. İş Kanununun 63/f.2 maddesi ve Çalışma Süreleri Yönetmeliğinin 4/f.3 maddesi ile günlük çalışma süresinin 11 saati aşamayacağı belirtilmiştir. İşçinin başka bir işte daha çalışabilmesi için işçi sadakat borcuna aykırılık teşkil edecek şekilde davranmamalıdır. İşçinin çalışmasını, işverenin yararına uygun olarak yapması ve işverene zarar teşkil edebilecek hareket ile durumlardan kaçınması gerekmektedir. İşçinin farklı işverenlerle başka bir iş ilişkisi içine girmesi durumunda ilk işveren aleyhine sonuçlar ortaya çıkmaması gerekir.
İşçinin başka bir işte çalışması durumu, işvereni açısından haksız rekabet hükümleri çerçevesinde bir haksızlık doğurmaması gerekir. Rekabet etmeme borcu iş sözleşmesinin devamı süresince sadakat borcu kapsamı içerisinde değerlendirilir. İşçi çalıştığı süre boyunca işverene ait mesleki ve ticari sırları kullanarak başka işverenin altında çalışması rekabet borcunun ihlali anlamına gelecektir. Bunun yanı sıra işçinin başka bir işte çalışması asıl işindeki çalışma gücünü olumsuz olarak etkilememelidir. İşçinin başka bir veya birkaç işte daha çalışabileceği sözleşme hükümlerince yasaklanabilir algısı tamamen yanlıştır. Böyle bir durum Medeni Kanunun 23. maddesi (“Kimse özgürlüklerinden vazgeçemez veya onları hukuka ya da ahlaka aykırı olarak sınırlayamaz”) uyarınca işçinin sahip olduğu kişilik haklarına aykırılık teşkil edeceği gerekçesiyle mahkemece geçersiz sayılacaktır.

İlginizi çekebilir:  Whatsapp Yazışmaları Sebebiyle İşten Çıkarılma ve Alacaklarının Durumu

İşçi Hafta Tatili İçerisindeyken Başka Bir Yerde Çalışabilir Mi?

Hafta tatili, işçinin kanunlarla güvence altına alınmış bir hakkıdır, işçi bu hakkını kullanmak yerine bu hakkı devam ederken çalışmayı talep ederse bu tamamen özgür iradesi çerçevesinde değerlendirmeli ve hakkaniyete aykırı olmayan bir davranış olduğu vurgulanmalıdır. Fakat işçi, hafta tatillerinde başka bir işte daha çalışması sebebiyle asıl işinde yorgunluk / dikkat eksikliği gibi gözlenirse işveren için haklı fesih sebebi ortaya çıkabilmektedir. Böyle bir durumda işçinin muhakkak yazılı olarak uyarılması ve savunmasının alınması gerekmektedir. İlgili konuda Yargıtay’ın aşağıdaki gibi bir kararı söz konusudur.

T.C. Yargıtay 9.Hukuk Dairesi. 1998/5032 K. 1998/6738
Haklı Nedenle Fesih (İşçinin İşverenin İzni Olmadan Başka İş Yerinde Çalıştığının Belirlenmesi) Dosyadaki bilgi ve belgelere ve özellikle yargılama sırasında dinlenen davalı tanıklarının anlatımlarına göre; davacının davalı işverenin izin ve haberi olmadan bir başka iş yerinde çalıştığı belirlenmiş bulunmaktadır. Keza dosya içinde bulunan davacıya ait kartvizitte davacının adı geçmekte “… Sigorta Aracılık Hizmetleri Limited Şirketi” ifadesi yer almaktadır. Tüm bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere, davacının bir başka iş yerinde çalıştığı gözlenmektedir. Davacının bu davranışı İş Kanununun 17 / 2-d maddesindeki doğruluk ve bağlılığa uymayan davranış kapsamına girmektedir. Durum böyle olunca, iş akdi davalı işverence haklı olarak feshedilmiş bulunmaktadır. O halde davacı ihbar ve kıdem tazminatını hak etmediği halde mahkemece hüküm altına alınması isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.

[Toplam:0    Ortalama:0/5]