boşanma mal paylaşımı

Boşanmada Mal Paylaşımı

4271 Sayılı Türk Medeni Kanunu 218 ve devamı maddelerinde edinilmiş mallara katılma rejimini düzenlemektedir. Buna göre eşler, aksini kararlaştırmamaları halinde edinilmiş mallara katılma rejimine tabi olacaktır ve bu mal rejimi, eşlerin edinilmiş malları ile kişisel mallarını kapsamaktadır.

 

Edinilmiş Mal Nedir?

Edinilmiş mal, edinilmiş mallara rejimi devam ederken her bir eşin karşılığını vererek kazandığı malvarlığı değerleridir. Kişinin çalışmasının karşılığı olan kazanımlar, sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurum ve kuruluşlarının veya personele destek olma maksadıyla ile kurulan sandık ve benzerlerinin yaptığı ödemeler, çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar, kişisel mallarının gelirleri, edinilmiş malların yerine geçen değerler Kanunda edinilmiş mallara örnek olarak sayılmıştır. Yani eşlerden birinin maaşı, emekli ikramiyesi, kıdem tazminatı, ev kiraları gibi malvarlıkları edinilmiş mal statüsündedir. Mal rejiminin tasfiyesinde yapılması gereken en önemli ayrıl kişisel mallar ile edinilmiş malların birbirinden ayrılmasıdır.

 

Kişisel Mal Nedir?

Kişisel mallar kanunda sınırlı olarak sayılmıştır. Buna göre: eşlerden birinin sadece şahsi kullanımına yarayan eşya, mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan veya bir eşin sonradan miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri, manevî tazminat alacakları ve kişisel mallar yerine geçen değerler kişisel maldır ve mal rejiminin tasfiyesinde edinilmiş mallardan ayrılması gerekir. Kişisel mallar her ne kadar edinilmiş mallara katılma rejiminde paylaşıma konu edilemese de bu malların gelirleri edinilmiş mal statüsündedir.

 

Mal Rejimi Ne Zaman Sona Erer?

Mal rejimi eşlerden birinin ölümü veya başka bir mal rejiminin kabulü ile sona erecektir. Boşanma sebebiyle mal rejiminin sona erdirilmesi anı boşanma davasının açıldığı tarihtir. Dava tarihinden sonra edinilen mallar, mal paylaşımına dahil edilmeyecektir.

İlginizi çekebilir:  Boşanma Davasında Kadınların Hakları

 

Pay Nasıl Hesaplanır?

Öncelikle kişisel malların edinilmiş mallardan ayrılması gerekmektedir. Eşlerden birinin kişisel mallarından kaynaklanan borçları edinilmiş mallardan karşılanmış olabilir. Yine aynı şekilde edinilmiş mallara ilişkin borçlar da kişisel mallardan ödenmiş olabilir. Böyle bir durumda tasfiye esnasında yapılan ödemeler için denkleştirme uygulanması talep edilebilecektir.

 

Katkı Payı Alacağı Davası

Katkı payı davası olarak da isimlendirilen bu dava türünde eşler mal rejiminin tasfiyesi esnasında edinilmiş mallara katılma alacağının yanı sıra eşlerden birinin mülkiyetinde olan malvarlığının edinilmesinde, iyileştirilmesinde ve korunmasında diğer eşin katkısı bulunuyor ise bunun ödenmesi talep edilmektedir. Katkı payı örneğin; talepte bulunan tarafın maaşını, serbest meslek kazancını diğer tarafa vermiş olması, banka borcunu, kooperatif üyeliği aidat ve taksitlerini ödemesi, bir malvarlığının edinilmesi veya borcun kapatılması için ziynet eşyalarını diğer eşe vermesi gibi durumlarda söz konusu olmaktadır. Öncelikle katkı payı talebinde bulunan eşin yapmış olduğu katkı bedelini ispat etmesi gerekir. Bunun üzerine Mahkeme yapılan katkının dava konusu malın edinildiği tarihteki değerine göre oranı rakamsal olarak bulunacaktır. Akabinde katkı oranı malvarlığının değer ile çarpılarak katkı payı alacağı hesap edilecektir. Burada dikkat edilmesi gereken husus katkı payı alacağının 743 Sayılı Medeni Kanun’da düzenlendiği ve buna ilişkin hükümler çerçevesinde 01.01.2002 öncesi yapılmış olan katkıların bu usule göre hesap edilip değerlendirileceğidir. 01.01.2002 sonrası katkılar açısından ise değer artış payı gündeme gelecektir.

 

Değer Artış Payı Davası

Bu dava türünün hukuki dayanağı 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’dur. Talepte bulunan eş değer artış payı davasında diğer eşin mülkiyetinde olan bir malın edinilmesi, iyileştirmesi veya korunmasında herhangi bir karşılık almaksızın katkıda bulunduğu iddiasıyla yapmış olduğu katkıya dayalı para alacağı talebinde bulunmaktadır.

İlginizi çekebilir:  Alkol veya Uyuşturucu Bağımlılığı Boşanma Sebebi Olur Mu?

Her iki dava arasındaki önemli farklardan ilki Kanun değişikliğinin yürürlüğe girdiği tarihtir. Katkı payı davası için talep konusu katkı 01.01.2002 tarihinden önce yapılmış olup değer artış payı davasında ise katkıda bulunulduğu iddia edilen tarih 01.01.2002 tarihinden sonradır.

Katkı payı alacağı davasında hesaplama yapılırken katkı oranı ile malın dava tarihindeki piyasa değeri çarpılır. Değer artış payı alacağı davasında ise katkı oranı ile malın tasfiye tarihindeki piyasa değeri çarpılmak sureti ile değer artış payı alacağı miktar olarak belirlenecektir. Hesaplama şekli ve katkıda bulunulan tarihler farklılık arz etmektedir.

Ayrıca, değer artış payı davasında; katkıda bulunduğunu iddia eden eşin katkıda bulunduğu malda bir değer kaybı meydana geldiyse katkının yapıldığı tarihteki değeri dikkate alınacaktır. Katkıda bulunulan malvarlığı, mülkiyeti kendisinde bulunan eş tarafından dava tarihinden evvel devredildiyse değer artış payı alacağı hakim tarafından hakkaniyete uygun şekilde belirlenecektir.

 

Mal Paylaşımında Şirket Hisselerinin Durumu

Eşlerden birinin şirket ortaklığından kaynaklı olarak şirket hissesi bulunabilir. Şirket hisseleri de bir malvarlığı değeri olduğundan mal paylaşımına konu edilebilecektir. Ancak bu durumda dikkat edilmesi gereken ilk husus hisselerin tabi olduğu rejimin ne olduğunun tespit edilmesidir. Daha sonra ise şirket hisselerinin edinilmiş mal olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir.

Mal paylaşımı rejiminin yürürlüğe girdiği tarihin 01.01.2002 olduğunu belirtmiştik. Bu tarihten önce şirket kuruluşunun gerçekleşmesi veya şirket hissesinin bu tarihten önce devralınması halinde hisseler mal paylaşımına konu edilmeyecektir. 01.01.2002 sonrası edinilmiş olan şirket hisseleri paylaşıma tabi olup şirketin değeri aktif ve pasifleriyle birlikte değerlendirilerek tespit olunacak akabinde de hissenin değeri bulunacaktır.

2002 öncesinde edinilen hisseler kişisel mal statüsünde ise de kişisel malların gelirleri edinilmiş mal olarak kabul edildiğinden 2002 sonrasında şirketin kar payı dağıtımı başta olmak üzere elde edilen sair tüm gelirlerin hesaplanarak paylaşıma dahil edilmesi gerekir. Yine katkı payı ve değer artış payı alacaklarına ilişkin haklar saklıdır.

İlginizi çekebilir:  Evlilikte Cimrilik ve Ekonomik Şiddet

 

Aldatan Eş Mal Paylaşımı Davası Açabilir mi?

Aldatma yani zina nedeniyle boşanma davası açan eş, aynı zamanda mal paylaşımı rejiminden kaynaklı hak ve alacaklarını talep ediyorsa 4271 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 236/2 maddesi uyarınca kusurlu eşin katılma alacağının yani bir diğer deyişle artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya tamamen kaldırılmasına karar verilebilecektir. Aynı durum hayata kast nedeniyle boşanma halinde de söz konusu olabilecektir. Burada önemli olan husus zina olgusunun kanıtlanması ve boşanma sebebinin zina/aldatma olduğunun boşanma kararını veren mahkemece hüküm altına alınması gerekmektedir.

Yani aldatma nedeniyle boşanma kararı verildiyse aldatan eşin mal paylaşımı davası açması durumunda mal paylaşımından kaynaklı edinilmiş mallara katılma hak ve alacaklarının azaltılması veya tamamen kaldırılması mümkün.

[Toplam:0    Ortalama:0/5]