boşanma davası

Boşanma Davası (Anlaşmalı-Çekilmeli)

Evlilik birliği nikahla kurulmakta olup evliliğin sona ermesinin en yaygın sebebi boşanmadır. Bunun dışında ölüm, gaiplik, cinsiyet değişikliği, evlenmenin yokluğu veya evlenmenin geçersizliği de evliliği sona erdiren hallerdendir. Boşanma, kanunda yer alan koşulların meydana gelmesi durumunda bu koşulları sebep göstermek sureti ile açılacak davada evlilik birliğinin mahkeme kararı ile sona erdirilmesidir. Boşanma davaları anlaşmalı boşanma davası ve çekişmeli boşanma davası olmak üzere 2 ana başlığa ayrılmaktadır.

Anlaşmalı Boşanma Davası Nedir?

Anlaşmalı boşanma davası en az 1 yıldır evli olan çiftler tarafından açılabilir ve hazırlanan protokolde çiftlerin boşanmanın sonuçları hakkındaki anlaşma koşulları yer alır. Protokol doğrultusunda mahkeme boşanma kararına her iki tarafın da hazır bulunduğu bir duruşmada boşanmaya karar verecektir. Dava çiftlerin son 6 aydır beraber yaşadıkları yer mahkemesinde veya eşlerden birinin ikametgahının bulunduğu yerdeki Aile Mahkemelerinde açılmalıdır.

Anlaşmalı Boşanma Davasında Deliller

Anlaşmalı boşanma davasında taraflar boşanmanın neticeleri ile ilgili mutabakata varmış olduğundan mahkemeye delil sunulmasını gerektiren bir süreç olmaz. Taraflar dava dilekçesi ile birlikte boşanma protokolünü mahkeme dosyasına ibraz etmelidirler. Ancak taraflar boşanma davasına anlaşmalı olarak devam etmek istemezler ise bu kararlarından cayarlarsa mahkeme davanın çekişmeli boşanma davasına dönmesine karar verecek ve bu doğrultuda işlemler artık çekişmeli boşanma davasındaki usule göre devam edecektir.

Anlaşmalı Boşanma Davasında Velayet ve Nafaka

Anlaşmalı boşanma davaları tarafların boşanmanın sonuçları hakkında bütünüyle anlaşmaya vardıkları davalardır. Ancak çocuğun üstün menfaatini mahkeme her daim gözetmekle yükümlüdür. Velayet ve kişisel ilişki tesisi konularında çocuğun menfaatine olmayan, çocuğu olumsuz etkileyecek bir durum olduğunu tespit eden mahkemenin tarafların bu konudaki anlaşmalarına müdahale etme yetkisi bulunmaktadır. Türk Medeni Kanunu 166. Maddesi: “Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir.” hükmünü ihtiva etmektedir. Örneğin yeni doğmuş bir bebek annenin bakım ve gözetimine muhtaçtır. Buna rağmen velayet hakkının babaya verilmesi çocuğun menfaatine aykırıdır. Dolayısıyla hakim bu noktada takdir yetkisini kullanma hakkına sahiptir.

Anlaşmalı boşanma davalarında protokol ile belirlenen ve mahkemece onanan hükümler davanın kesinleşmesi sonrası kesin hüküm teşkil eder ve bu konularda yeniden bir dava açılması mümkün olmamaktadır. Velayet bu durumun istisnası niteliğindedir. Yukarıda da belirttiğimiz gibi velayet hakkı çocuğun hak ve menfaatlerinin korunması bakımından önem arz etmektedir. Bu nedenle anlaşmalı boşanma protokolü ile velayetin hangi ebeveyne verileceği kararlaştırılmış ve mahkeme bu konuda karar vermiş olsa bile velayetin değiştirilmesini gerektiren bir durum olması halinde velayet hakkı kendisinde olmayan kişi velayetin değiştirilmesi talebi ile dava açabilecektir. Bu durum çocuklar için ödenmesi gereken iştirak nafakası bakımından da geçerlidir. İştirak nafakasının artırılması veya ödenmesine karar verilmesi için anlaşmalı boşanma davasından sonra protokolde bu haktan feragat edilmiş olsa dahi dava açmak mümkündür. Bu davaların anlaşmalı boşanma davasının kesinleşmesinden ne kadar süre sonra açılabileceği konusunda bir kanun hükmü bulunmamaktadır. Dava konusu şartların meydana geldiği tarih itibariyle dava açılması mümkündür.

İlginizi çekebilir:  Boşanma Sebepleri ve Kadına Yönelik Şiddet

Anlaşmalı Boşanma Davasında Tazminat ve Mal Paylaşımı Nasıl Olur?

Anlaşmalı boşanma protokolünde taraflar tazminat ve mal paylaşımı konusunda da karara varmış olmalılar. Taraflar birbirlerine herhangi bir tazminat ödemeyecekleri ve birbirinden mal paylaşımına ilişkin herhangi bir hak talep etmediklerini belirterek anlaşmalı boşanma davasını sonuçlandırabilirler. Böyle bir durumda yeniden dava açılması halinde açılan dava daha önce bu konuda verilmiş bir kesin hüküm olduğundan bahisle reddedilecektir.

Örneğin Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2014/18709 Esas ve 2014/20286 Karar Sayılı ve 20.10.2014 tarihli ilamında:

Taraflar arasında anlaşmalı olarak boşanmaya karar verilmiş olması durumunda, boşanmanın mali sonuçlarına ilişkin aralarındaki ihtilafı nihai olarak çözdükleri ve ilişkilerini tasfiye ettiklerinin kabulü gerekir. Bu itibarla anlaşmalı boşanmadan sonra artık boşanma sebebiyle tazminat istenemeyeceği nazara alınmadan, davacı yararına manevi tazminata (TMK.md. 174/2) hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.”

şeklinde hüküm tesis edilmiştir.

Anlaşmalı Boşanma Davası Ne Kadar Sürer?

Anlaşmalı boşanma davaları Mahkemece verilen ilk duruşma gününde tarafların hazır bulunması ve dosyaya ibraz edilen anlaşmalı boşanma protokolünün onaylandığını her iki tarafın da sözlü olarak beyan etmesi durumunda karara çıkar. Mahkemenin yoğunluğuna göre değişmekle birlikte ilk duruşma günü genelde 1 ay içerisinde verilmektedir. Duruşma sonrasında en geç 1 ay içerisinde mahkeme gerekçeli kararı yazarak taraflara tebliğ eder. Tebliğden itibaren 2 haftalık istinaf kanun yoluna başvurma süresinin sonunda bir itiraz bulunmuyorsa karar kesinleşir ve kesinleşme şerhinin düzenlenmesinden sonra boşanmaya ilişkin nüfus değişikliği ilgili nüfus müdürlüklerine bildirilir. Burada dikkat edilmesi gereken husus kesinleşme işlemleri yapılmadan dosyanın tamamen sonuçlanmamış olacağıdır. Zira Yargıtay uygulaması gereği kesinleşmemiş olan anlaşmalı boşanma davaları için istinaf kanun yoluna başvurulması halinde karar hükümsüz olacak ve dava çekişmeli boşanma davası olarak devam edecektir.

Çekişmeli Boşanma Davası

Boşanmak isteyen tarafların boşanma ve neticeleri konusunda ortak bir karar verememiş olması halinde dava artık çekişmeli boşanma davası olarak devam edecek olup iddia ve savunmalar çerçevesinde Mahkeme değerlendirmesini yaparak karara varacaktır. Anlaşmalı boşanma davalarının aksine dava tarihinde tarafların evli kalması gereken bir süre ön görülmemiştir. Nafaka ödenip ödenmeyeceği ve bunun miktarı, velayet hakkının kime verileceği, kişisel ilişki tesisinin kurulacağı zaman dilimleri, maddi ve manevi tazminat ödenmesine gerek olup olmadığı, ziynet eşyaları ile ilgili alacağın tespiti gibi hususlarda mahkeme talepler doğrultusunda inceleme yapar ve karar verir. Bu kararın verilmesinde Mahkeme sunulan delilleri değerlendirecek, taraflarca bildirilen tanıkları iddialar doğrultusunda dinleyecektir.

İlginizi çekebilir:  Boşanmada Tazminat

Çekişmeli Boşanma Sebepleri Nelerdir?

Boşanma sebepleri genel sebepler ve özel sebepler olmak üzere iki başlıkta incelenebilmektedir. Genel boşanma sebepleri evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebep olan olayları ifade etmektedir. Bu durumda davacı taraf evlilik birliğinin kendisi açısından sürdürülmesinin imkansız-çekilmez hale geldiğini ispat etmelidir. Özel boşanma sebeplerinden farklı olarak bu evlilik birliğinin sarsılması sebebine dayanarak boşanma davası açan tarafın bu davanın açılmasında diğer eşin kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekmektedir. Unutulmamalıdır ki kusurlu olan tarafça açılan ve evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayanan dava kimsenin kendi kusuruna dayanarak hak iddia edemeyeceği gerekçesiyle reddedilecektir.

Özel boşanma sebepleri kanunda yazılmış olup bunlar; zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk ve akıl hastalığıdır. Özel boşanma sebeplerinden birinin varlığı halinde davacı tarafın bu sebebin varlığını ispat etmesi yeterli olup evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında olduğu gibi kusur hususunda bir ispatta bulunması gerekmeyecektir.

Çekişmeli Boşanma Davasında Deliller

İddiada bulunan taraf iddiasını ispatla mükelleftir. Çekişmeli boşanma davasında dava hangi gerekçelere dayalı olarak açılmış olursa olsun davayı açan tarafın bu iddiasını destekler nitelikte her türlü delili dosyaya ibraz etmesi gerekecektir. Örneğin eşi tarafından darp edilen bir kişi bu durumu sağlık kuruluşlarından alacağı bir sağlık raporu ile belgelendirmelidir. Yine eşler arasındaki geçimsizlik bu konuya tanık olmuş kişilerin beyanları ile ortaya konabilecektir. Önemli olan tanıkların olayları doğru ve eksiksiz aktarmasıdır. Görgüye dayalı tanıklık yapacak kişilerin yani iddia edilen olayları bire bir görmüş kişilerin mahkemede tanık olarak dinletilmesi önem arz etmektedir.

Telefon ses kayıtları, SMS metinleri, WhatsApp gibi sosyal medya araçlarında yer alan yazışmaların içerikleri Mahkeme veya Savcılık tarafından temin edilemez. Zira bu içeriklerin herhangi bir servis sağlayıcı tarafından depolanması söz konusu değildir. Bu içerikler ancak taraflardan birinin ekran görüntüsü alması halinde delil olarak kullanılabilecektir. Burada dikkat edilmesi gereken husus delillerin hukuka uygun olarak elde edilmiş olmasıdır. Her ne kadar mesaj ve konuşma kaydı içerikleri temin edilemese de karşı tarafın haberleşme operatöründen kişinin hangi numara ile ne kadar süre ve hangi sıklıkla iletişime geçtiğinin bilgileri döküm olarak Mahkeme tarafından talep edilebilmektedir. Yine banka kayıtları, otel konaklama bilgileri gibi ispata yarar birçok bilgi Mahkeme kanalıyla talep edilebilecektir. Taraflarca sunulan delillerin hukuka uygun olup olmadığı ilerleyen aşamalarda kullanılan verinin hukuka aykırı yollardan edinildiğinden bahisle Türk Ceza Kanunu bakımından şikayete konu edilmesi sonucunu doğurabilecektir. Bu nedenledir ki sürecin alanında uzman bir avukat ile devam ettirilmesinin önem arz ettiği kanaatindeyiz. 

İlginizi çekebilir:  Çekişmeli Boşanma

Çekişmeli Boşanma Davasında Velayet ve Nafaka

Müşterek çocuğun velayetinin kimde kalacağı ve velayet hakkı sahibi olmayan eş ile çocuk arasında kişisel ilişki tesisinin ne şekilde kurulacağı konuları çekişmeli boşanma davalarında hakimin takdirindedir. Uygulamada genellikle çocuğun annenin bakım ve gözetimine ihtiyaç duyduğundan bahisle velayet hakkının anneye verildiği görülmektedir. Çocuğun 8 yaşından büyük olması durumunda ise Mahkeme çocuğun duruşma salonunda hazır edilmesini ve kendi beyanının da dikkate alınmasını isteyebilecektir. Her halükarda anne ve kendini ifade edebilecek yaşta çocuklarla uzman bir pedagog görüşme yapmakta ve hazırlayacağı sosyal inceleme raporunu mahkemeye ibraz etmektedir.

Yargılama devam ederken tedbir nafakasına, yargılama neticelendiğinde de çocuk için iştirak nafakasına, eşlerden biri içinse yoksulluk nafakasına hükmedilebilmektedir. İştirak nafakası velayet hakkı kendisinde olan eşe, çocuğun giderlerine katkı sağlamak maksadıyla verilmektedir. Yoksulluk nafakası ise boşanma neticesinde ekonomik olarak yoksullaşacak olan eşe, diğer eş tarafından ekonomik katkı sağlamak maksadıyla verilir. Nafakanın belirlenmesinde mahkeme sosyal ve ekonomik durum araştırmasının neticesini dikkate almaktadır. Sosyal ve ekonomik durum araştırması mahkemenin kararı ile kolluk tarafından yapılmakta, boşanma davasının taraflarının ekonomik gelir oranlarının ne şekilde olduğu, mal varlıklarının bulunup bulunmadığı bu şekilde araştırılmaktadır.

Çekişmeli Boşanma Davasında Tazminat ve Mal Paylaşımı Nasıl Olur?

Çekişmeli boşanma davalarında tazminat eşlerden birinin kusurlu davranışının boşanmaya sebebiyet vermesi halinde hükmedilen bir sonuçtur. Maddi tazminata eşin yeni bir hayat kurmasına yardımcı olmak maksadıyla hükmedilirken manevi tazminata eşin boşanmaya sebebiyet veren olaylardan duyduğu elem ve kederden yahut kişilik haklarının zarar görmesinden kaynaklı olarak yaşadığı süreçlerden kaynaklı olarak meydana gelen zararlarının tazmini için hükmedilmektedir.

Mal paylaşımı boşanma davasının kesinleşmesinden sonra görülmeye başlanacaktır. Mal paylaşımı eşlerin tabi oldukları mal rejimine göre tasfiye işlemlerinin yapılması anlamına gelmektedir. Eşlerin kişisel mallarının ve edinilmiş mallarının tespitinin sağlanması gerekir. Bu dava boşanma davası kesinleşmeden görülmeye başlanmazsa da boşanma davasının kesinleşmesi beklenmeksizin de mal paylaşımı davası açılabilmektedir. Özellikle mal paylaşımına konu malların eşlerden biri tarafından kaçırılacağı konusunda endişe duyuluyorsa bu mala tedbir şerhi konularak 3. Kişilere devrinin engellenmesi için mahkemeden tedbir kararı alınabilecektir.

Çekişmeli Boşanma Davası Ne Kadar Sürer?

Çekişmeli boşanma davaları, anlaşmalı boşanma davaları gibi kısa sürmemektedir. Yerel Mahkemenin karar verme süre mahkemenin yoğunluğuna ve yargılamanın niteliğine göre değişmekle birlikte dava minimum 1-1,5 yıldan önce dosya karara çıkmaz. Daha sonra itiraz süreci başlayacaktır.

 

[Toplam:0    Ortalama:0/5]