haksız rekabet

Haksız Rekabet

Ticari hayatta birçok meslektaş ile rekabet halinde mücadele verilir. Fakat rekabetin bile hukuka uygunluğu aranır. Haksız rekabetin yapılması durumunda hukuka aykırılık teşkil eder. Bu yazımız da haksız rekabetin ne olduğunu ve sonuçlarını ele alacağız.

HAKSIZ REKABET NEDİR?

Hayatın içerisinde etik kurallar çerçevesinde pek çok kişi ve kurum arasında rekabet etme durumu vardır. Ancak etik kurallarının dışına çıkıp haksız olarak rekabet edilmesi de söz konusu olabilmektedir. Haksız rekabet dürüstlük kurallarına aykırı şekilde rekabeti bozucu ve etik olmayan hareketlerde bulunmaktır.

Haksız rekabet amaçlı hareket eden kişi ve kurumlara karşı getirilen düzenlemeler vardır. Bu düzenlemeler ışığında hukuki sonuçları doğuran durumlar vardır.

Öncelikle hangi hareketler haksız rekabeti oluşturacağından bahsedelim.

HANGİ DAVRANIŞLAR VEYA HAREKETLER HAKSIZ REKABETİ OLUŞTURUR?

Rakip kişilere, şirketlere veya kurumlara karşı zarar verme amacıyla yapılan her hareket haksız rekabetin içerisine girer. Ticari olarak ve maddi olarak zarar verme düşüncesiyle dürüstlük kurallarına aykırılık teşkil eden her davranış haksız rekabeti doğurur.

Bazen de taraflar arasında bağlayıcı olan sözleşmeler, anlaşmalar ve belgeler söz konusu olabilir. Bu sözleşmeler ve belgelerde yer alan hükümlere aykırı şekilde hareket etmekte haksız rekabete konu olabilmektedir. Örneğin şirketin müşterilerini rakip şirkete yönlendirmek, şirket içerisindeki mali durumları veya ihale gibi önemli işlemlerde yapacakları durumlara dair bilgileri vermek, rakip firmanın piyasada ticari hayatını zora sokmak için çalışmak, rakip şirketin ürettiği mallar üzerinde piyasa daha erken sürmek için gizlice çalışmak gibi hareketler haksız rekabete örnek olarak gösterilebilir.

Bu gibi davranışlarda bulunan kişi veya kurumlar haksız rekabet içerisinde hareket ettiğini gösterir. Ve bu durumda sorumluluğu doğan hukuki sonuçlar olacaktır.

HAKSIZ REKABET SEBEBİYLE OLUŞACAK HUKUKİ SONUÇLAR NELERDİR?

Haksız rekabeti oluşturan kişi veya kurumlara karşı açılacak davalar öngörülmüştür. Haksız rekabet eden tüm kişi veya kurumlara karşı açılabilecek bu davalar hukuki sonuçlar olarak karşımıza çıkar.

HAKSIZ REKABETE KARŞI HANGİ DAVALAR AÇILABİLİR?

İlk olarak rekabetin haksız olduğunun tespit edilebilmesi için Tespit Davası açılabilir. Ardından tespit edilen haksız rekabetin men edilmesi için Men Davası açılabilir. Daha sonra da haksız rekabeti oluşturan durumların, araç ve gereçlerin ve malların ortadan kaldırılması için açılabilecek dava hakkı vardır. Buna ek olarak haksız rekabet eylemleri nedeniyle zarara uğrayan taraf bu zararların giderilmesi için maddi ve manevi tazminat davası açabilecektir.

İlginizi çekebilir:  Sözleşme Hazırlama ve İnceleme Teknikleri

Son olarak da haksız rekabete uğrayan kişinin yukarıda belirttiğimiz hukuk davalarının yanı sıra açabileceği ceza davası da vardır. Çünkü haksız rekabet aynı zamanda bir suçtur.

TESPİT DAVASI:

Haksız rekabetin varlığı halinde açılabilecek ilk dava tespit davasıdır. Zira iddia edilen rekabetin haksız nitelikte olup olmadığının tespit edilmesi gerekir. Bu dava ile rekabetin içeriği incelenir ve araştırılır. Zararların varlığı bu aşamada incelenmez. Bu aşamada fiilin niteliği incelenir ve haksız olup olmadığı mahkemece belirlenir. Aynı zamanda bu dava, karar altına alınan tespit durumu sonrasında açılabilecek men davası, tazminat davası gibi davaların gidişatını yönlendirme açısından da öncü dava niteliğindedir. Çünkü bu tespit davası ile verilecek karar doğrultusunda diğer davaların açılıp açılamama durumu ortaya çıkacaktır.

Davada verilen karar doğrultusunda haksız rekabetin tespit edilmesiyle haksız rekabete maruz kalan kişiler Men Davası açılabilecektir.

MEN DAVASI:

Haksız rekabetin tespit edilmesinde sonra açılabilecek dava türüdür. Bu dava, haksız rekabetin varlığı ile tehlikede kalınması, haksız rekabetin devam etmesi veya rekabetin devamlı olarak tekrarlanması durumlarında açılacak dava türüdür.

Haksız rekabetin devam etmesi veya tekrarlanması gibi durumlarda açılan dava olması sebebiyle dava için düzenlenen bir zamanaşımı süreside yoktur. Zira haksız rekabetin fiili olarak devam etmesi zamanaşımı süresini de durdurur. Bu sebeple rekabetin varlığı halinde zamanaşımı süreside duracağından davanın açılması için uygulanacak bir zamanaşımı süresi bulunmamaktadır.

Bu davanın niteliği tespit davasında farklı olarak öncü bir dava olmayıp önleyici nitelikli bir davadır. İleride oluşacak zararları önleme amacıyla açılan bir dava türüdür. Dolayısıyla bu dava da verilecek önleme kararı icra edilebilecek niteliktedir. Karara uyulmaksızın haksız rekabete ilişkin önleme yapılmadığı takdirde mahkeme kararı icra edilebilir. Bu özelliği ile de yine tespit davasından farklı olduğunu göstermektedir. Çünkü tespit davasının kararı icra kabiliyeti taşımaz.

Ayrıca belirtmek gerekir ki bu davada verilecek karar geçmişi etkilemez. Kararla birlikte haksız rekabet güncel olarak günümüzde durdurulur. Men davalarında alınan kararlar bu özelliği ile ne geçmişe ne de geleceğe etki etmez.

İlginizi çekebilir:  Anonim Şirket Hakkında Bilinmesi Gerekenler

MADDİ DURUMLARIN ORTADAN KALDIRILMASI DAVASI:

Haksız rekabetin oluşturduğu durumların kaldırılması için açılacak dava türüdür. Bu davanın açılmasıyla haksız rekabet sebebiyle ortaya çıkan yanlış, yanıltıcı ve haksız olarak yapılan tüm reklamların, malların, beyanların ve durumların kaldırılması istenir.

Bu davada kişinin veya kurumun haksız rekabet sebebiyle yapmış olduğu yanıltıcı reklamların veya yanlış beyanların geri alınmasına karar verildiğinde men davasından farklı bir şekilde söz konusu durumların düzeltmesine karar verilir. Bu yönüyle men davasından farklılık arz eder. Maddi durumların düzeltilmesi olarak örneğin reklamların piyasadan toplanması, yanlış beyanlar için tekzip yazısı yazılması gibi maddi durumların ortadan kaldırılması istenir.

TAZMİNAT DAVALARI:

Tazminat davaları burada da iki tür şekilde karşımıza çıkar. Haksız rekabet için açılacak tazminat davasının da maddi ve manevi olarak ayrı bir şekilde ele almak gerekir. Öncelikle maddi tazminattan bahsedelim;

Maddi tazminatta; haksız rekabete bağlı olarak açılabilmesi için kusur, zarar ve bunlar arasında illiyet bağının olması şart olarak aranır. Haksız rekabetin varlığıyla birlikte kişilerin kusurları, oluşturdukları zararlar ve bunlar arasında kurulması gereken illiyet bağının varlığı halinde maddi tazminat davası açılabilir.

Bu davayı açacak kişi, haksız rekabet sebebiyle uğradığı zarar yüzünden kazanamadığı kârını da isteyebilecektir. Davacının kazanç elde edemediği kârı isteyebileceği gibi aynı zamanda haksız rekabet yaparak kazanç sağlayan davalının elde ettiği kazancı da isteyebilir. Burada dikkat edilmesi gereken hangi maddi durumu isteyeceğidir. Zira davacı hem kazanamadığı kârı hem de davalının kazancını mahkemeden aynı anda talep edemez. Birinden birini seçmek zorundadır.

Manevi tazminatta; bilindiği üzere manevi tazminat kişinin kişilik haklarına ihlal edildiği durumlarda talep edilebilen bir tazminat türüdür. Haksız rekabette de bu durum yine geçerlidir. Kişinin haksız rekabet yüzünden uğradığı zararların bir nebzede olsa manevi olarak tazmin edilmesi için bu dava açılabilir.

Manevi tazminatın hükmedilmesi için haksız rekabetin oluşturduğu manevi zararın varlığı aranır.

AÇILABİLECEK HUKUK DAVALARININ HUKUKİ DAYANAĞI NEDİR?

Haksız rekabet karşılığında açılabilecek hukuk davalarının hepsi Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenmiştir.

Türk Ticaret Kanunu’nda “Çeşitli Davalar” başlıklı 56. maddesinde düzenlenmiştir. Maddeye göre kişinin hangi davaları açacağı tek tek belirtilmiştir. Ayrıca kişinin açacağı manevi tazminatında Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlendiği şartlara göre açılabileceği de belirtilmiştir.

İlginizi çekebilir:  Borçların Yapılandırması Nasıl Yapılır? Vergi Borcunun Yapılandırılması Süreçleri Nasıl İşler?

Son olarak haksız rekabet suçundan dolayı açılacak ceza davasından bahsedelim.

CEZA DAVASI: Haksız rekabet suçunu işleyen kişilere karşı ceza davasının da açılabilmesi düzenlenmiştir. Haksız rekabeti oluşturan fiilleri kasten işlemek, rakip firmalara karşı kasıtlı şekilde yanıltıcı bilgiler vermek, iş ürünlerine ve ticari işlemlerine yönelik zarar verici bilgiler sızdırmak gibi durumlarda hukuk davalarının yanı sıra aynı zamanda şikâyette bulunarak ceza davası açma hakkı da vardır. Haksız rekabet suçunu oluşturan unsurlar yukarıda da belirttiğimiz durumlardır. Zarar verme amacıyla kasıtlı bir şekilde hareket etmek rekabet suçunu doğurur.

Açılacak ceza davasında kanunda sayılan haksız rekabet suçunu teşkil eden fiiller için 2 yıla kadar hapis cezası ve adli para cezası uygulanır. Eğer haksız rekabet suçunu işleyen kişi gerçek kişi olmayıp tüzel kişilik ise o halde de tüzel kişiliğe özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına karar verilir.

AÇILACAK CEZA DAVASININ HUKUKİ DAYANAĞI NEDİR?

Haksız rekabet suçuna karşılık açılacak ceza davası yine Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenmiştir. Türk Ticaret Kanunu’nun ‘’ Ceza Sorumluluğu’’ başlığı altında 62.maddesinde yer alır. Madde de aynı zamanda rekabet suçunu teşkil eden fiillerin neler olduğu da tek tek belirtilmiştir.

Burada önemle belirtmek gerekir ki; açılacak ceza davasında haksız rekabet suçunu teşkil eden fiilin daha ağır cezayı gerektirmediği takdirde TTK’da düzenlenen 2 yıl veya adli para cezası uygulanır. Eğer fiile yönelik başka özel veya genel kanunda düzenlenen daha ağır bir ceza düzenlenmiş ise fiile o ceza uygulanır.

AÇILAN HUKUK VE CEZA DAVALARINDA ZAMANAŞIMI SÜRESİ VAR MIDIR?

Hukuk davalarında zamanaşımı süresi fiilin öğrenilmesinden itibaren 1 yıldır. Ve her türlü 3 yıl içerisinde davanın açılmaması durumunda dava zamanaşımına uğrar.

Ceza davalarında ise haksız rekabet suçu şikayete bağlı bir suç olmasından dolayı şikayetin süresi suçun işlenmesini ve kimin işlediği öğrenilmesinden itibaren 6 ay içerisinde şikayette bulunulması gerekir. Eğer kişi 6 ay içerisinde şikayet hakkını kullanmaz ise artık haksız rekabeti oluşturan aynı fiil için şikayet hakkı kalmaz.

[Toplam:0    Ortalama:0/5]