maddi manevi tazminat davası

Tazminat Davası (Maddi ve Manevi)

Maddi tazminat hukuka aykırı bir fiil yahut işlem neticesinde bir kimsenin malvarlığı değerlerinde meydana gelen azalmanın giderilmesi için talep edilecek olan tazminat türüdür. Manevi tazminat ise hukuka aykırı bir fiil yahut işlem neticesinde zarara uğrayan kişinin yaşadığı elem, acı, üzüntünün yarattığı manevi etki nedeniyle meydana gelen zararın giderilmesi için talep edilecek olan tazminat türüdür.

Maddi ve manevi tazminat talebi dava yolu ile ileri sürülür. Açılacak olan dava da hem maddi hem de manevi tazminat birlikte talep edilebileceği gibi ayrı ayrı dava konusu da yapılabilir. Tazminat davalarında görevli mahkeme asliye hukuk mahkemeleridir. Ancak özel kanunlarla belirlenen görev ve yetki kurallarının buna göre uygulanması gerekir. Yine devlet organlarınca yani idare tarafından gerçekleştirilen fiillerin veya işlemlerin neticesinde kişilerin zarara uğraması halinde idari yargı hukuku kuralları uygulama alanı bulacaktır. Buna göre görevli mahkemeler idare mahkemeleri veya vergi mahkemeleri olacaktır.

Maddi ve Manevi Tazminat Davası Açılabilecek Durumlar

Haksız bir eylem yahut işlem neticesinde zarara uğrayan kişi bu zararın giderilmesini sağlamak amacıyla maddi ve manevi tazminat davası açabilir. Sözleşmeye aykırılık, fikri mülkiyet hakları ihlalleri, haksız fiil gibi bir çok konuda tazminat davası açılabilmektedir.

  • Tarafların sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası,
  • Hekim hatasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davası (malpraktis davaları),
  • İş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davası,
  • Boşanma davasında eşlerin birbirinden talep edebileceği maddi ve manevi tazminat davası,
  • Markaya tecavüz nedeniyle açılabilecek maddi ve manevi tazminat davası,
  • Hakaret, tehdit gibi kişilik haklarının zarar görmesi sonucunu doğuran suçlar nedeniyle açılabilecek maddi ve manevi tazminat davası.

Maddi ve Manevi Tazminat Davası Hangi Mahkemede Açılır? 

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 6. maddesi genel yetki kuralını düzenlemektedir. Buna göre genel yetkili mahkeme davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Davalı sayısının birden fazla olduğu hallerde davalılardan herhangi birinin adresinin bulunduğu yerdeki mahkemede dava açılabilecektir.

Kanunun 10. maddesi gereği sözleşmelerden kaynaklı davaların sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde açılabilmesi mümkündür.

Tazminat davalarında görevli mahkemelerin asliye hukuk mahkemeleri olduğunu yukarıda belirtmiştik. Buna karşılık ticari bir işten kaynaklı uyuşmazlıklar ile her iki tarafın da tacir olduğu maddi ve manevi tazminat talepli uyuşmazlıklar bakımından görevli mahkeme asliye ticaret mahkemeleri olacaktır.

İş kazası, hekimin hatalı uygulaması, suç nedeniyle kişinin zarar görmesi gibi durumlarda haksız fiilden kaynaklı maddi ve manevi tazminat talepleri gündeme gelir. Haksız fiil açısından Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 16. maddesinde davanın genel yetkili mahkemelerde açılmasının yanı sıra ayrıca davanın açılabileceği başkaca yetkili mahkemeler de belirtilmiştir. Buna göre haksız fiilin işlendiği yerde, zararın meydana geldiği yerde veya zararın meydana gelme ihtimalinin bulunduğu yerde veya zarar görenin yerleşim yerinde davanın açılması mümkündür.

Maddi ve Manevi Tazminat Davası Açmak

Hukuka aykırı fiil veya işlem nedeniyle zarar gören kişi maddi ve manevi tazminat davası açma hakkına sahiptir. Örneğin bir iş kazası nedeniyle yaralanan ve vücut bütünlüğü bozulan işçi, hekimin hatalı uygulaması nedeniyle tıbbi müdahale neticesinde zarar gören hasta veya estetik operasyon neticesinde istediği sonucu elde edemeyen kişi maddi ve manevi tazminat davası açabilecektir.

Hukuka aykırı eylem sonucunda bir kişinin ölümüne sebebiyet verilmiş ise ölen kişinin destek verdiği yakınlarının da maddi tazminat davası açma hakkı vardır. Buna, destekten yoksun kalma tazminatı denilmektedir. Ölen kişi bir destek sağlamasa bile kişinin ölümü nedeniyle manevi zarar gören kişilerin ise manevi tazminat davası açmak hakları olacaktır.  

Maddi ve Manevi Tazminat Davasında Karşı Tarafı

Hukuka aykırı eylemi gerçekleştiren kişi maddi ve manevi tazminat davasının karşı tarafı yani davalısıdır. Haksız fiili işleyen aslen tazminat sorumlusu ise de bazı özel düzenlemeler nedeniyle haksız fiilin işleyen kişiler dışında kusursuz sorumluluk ilkesi gereği sorumluluğu bulunan kişilere karşı da tazminat davası açılabilecektir. Örneğin iş kazalarında işverenle birlikte iş sağlığı ve güvenliğinden sorumlu olan kişiler, trafik kazalarında aracın işleteni, araç sahibi, sigorta şirketi ve sürücü maddi ve manevi tazminat davasının karşı tarafı olacaktır.

Maddi ve Manevi Tazminat Davası Süresi

Tazminat davaları yazılı yargılama usulüne tabiidir. Bu demek oluyor ki taraflar dava dilekçesi, cevap dilekçesi, replik ve düplik olmak üzere toplamda dört adet dilekçeyi dava dosyasına sunmalıdırlar. Ancak Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 316 ve devamı maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi davalar bakımından dilekçeler aşamasında yalnızca dava dilekçesi ve cevap dilekçesi verilmektedir.

Yazılı yargılama usulüne tabii davalarda dilekçeler aşaması tamamlandıktan sonra duruşma günü verilmektedir. İlk duruşmada ön inceleme işlemleri yapılmakta ve usulen bir eksiklik olup olmadığı tespit edilmektedir. Yargılamanın süresi mahkemenin yoğunluğu, uyuşmazlığın konusu, düzenlenen raporlarda itirazı kabil bir durumun bulunup bulunmamasına göre uzayabilir. Tazminat davasının sonuçlanması yukarıda belirttiğimiz koşullara göre değişkenlik göstermekle birlikte yaklaşık olarak 1,5-2 yılı bulabilmektedir. Yerel Mahkemenin kararını vermesinin ardından  bir üst mahkemeye itiraz yolu açık ise kararın kesinleşmesi daha uzun sürebilecektir.

Maddi ve Manevi Tazminat Hesaplaması

Maddi tazminatın hesaplanması somut olayda bulunan veriler ışığında hesap edilebilmektedir. Manevi tazminatta ise zarar soyuttur. Bu nedenle tespiti için teknik bir inceleme yapılması ve matematiksel bir hesap yapılması mümkün olmayacaktır. Maddi zararın hesaplanmasında maddi zararın ne olduğu, zarar veren ve zarar gören kişilerin kusur oranları ile varsa maluliyet oranı etkilidir. Ticari bir ilişkide ise maddi zarar meydana kalan gelir kaybı veya zayi olan ürünlerin bedeli olabilmektedir.

Yukarıda da belirttiğimiz gibi manevi tazminatın hesaplanmasını sağlayacak bir formül bulunmaz. Buna karşılık, olayın oluş şekli, tarafların maddi gelir durumu, kusur oranları ve zararın ne kadar büyük olduğu manevi tazminatın belirlenmesinde temel kıstaslardır. Unutulmamalıdır ki manevi tazminat taraflardan birini zenginleştirme, diğerini ise fakirleştirme sonucunu doğurmayacak şekilde belirlenmelidir. Tazminat miktarının belirlenmesinde hakim takdir yetkisini kullanacak ve kendi kanaati ile hakkaniyete uygun olarak hareket edecektir.

Maddi ve Manevi Tazminat Nasıl Tahsili

Maddi ve manevi tazminat davası eda davası niteliğindedir. Dolayısıyla mahkemenin yargılama neticesinde vermiş olduğu karar icra edilebilir nitelikte olacaktır. Mahkemenin yargılama sonucunda belirlediği tazminat miktarı icra takibine konu edilerek tazminat davasının davalısının malvarlıklarından bu bedelin ödenmesi talep edilir.

Boşanma Davasında Maddi ve Manevi Tazminat

Boşanma davası ile eşlerin evlilik birliğini sona erdirmek için açmış oldukları dava türüdür. Anlaşmalı veya çekişmeli olarak boşanma davası açılabilir. Taraflar boşanmanın sonuçları hakkında mutabık kalmışlarsa bu durumda anlaşmalı boşanma protokolü düzenlenir ve tazminat ödenecekse ne zaman, ne kadar ve ne şekilde ödeneceği protokole yazılır. Tarafların anlaşma sağlayamaması durumunda ise çekişmeli boşanma davası açılır ve mahkeme deliller ve iddialar doğrultusunda değerlendirme yapar.

Maddi ve manevi tazminat boşanma davası ile birlikte talep edilebildiği gibi ayrıca açılacak bir dava ile de talep edilebilir. Tazminatın belirlenmesinde önemli olan kıstas eşlerden birinin kusurlu davranışının bulunup bulunmadığıdır. Eşler eşit kusurlu ise veya her ikisinin de kusuru bulunmuyorsa bu durumda boşanma davasında maddi ve manevi tazminata hükmedilmeyecektir.

Sözleşmeye Aykırılık Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat Davası

Hukuk sistemimizde sözleşme serbestisi vardır. Taraflar aralarındaki ilişkinin koşullarını yasal düzenlemeler çerçevesinde serbestçe düzenleyebilmektedir. Rekabet yasağı sözleşmesi, alım satım sözleşmesi, franchise sözleşmesi, distribütörlük sözleşmesi gibi bir çok sözleşme türü bulunmaktadır. Sözleşmede yer alan koşulların yerine getirilmemesi, eksik ifa, sözleşme kurallarına aykırılık ve sözleşmenin haksız olarak feshi gibi hallerde tarafların maddi ve manevi tazminat talep etme hakkı doğacaktır.

İş Kazası Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat Davası

İşyerinde yapmakla görevli olduğu işin yürütülmesi esnasında işçinin bedenen veya manen bir zarara uğraması halinde iş kazası meydana gelir. İş yerinde meydana gelen her türlü kaza maddi ve manevi tazminat doğurmayacaktır. Daha önce de belirttiğimiz gibi zararın meydana gelmesinde işverenin kusurlu bir davranışı bulunmalı, kazanın meydana gelmesini engelleyecek iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinde eksiklik olmalıdır. 

Maddi ve Manevi Tazminat Davasında Harç Ücreti

Maddi tazminat bedeli dava açılışında, ileride bilirkişi raporu ile tespit edildikten sonra artırılmak üzere daha düşük bir rakam olarak belirlenebilir. Buna karşılık manevi zarar belirlidir ve bu nedenle ileride yapılacak bir araştırma neticesinde manevi tazminatın artırılması mümkün olmamaktadır. Dolayısıyla belirlenen tazminat rakamının toplamı üzerinden dava açılışından harç ödenmesi gerekmektedir. Buna ek olarak gider avansı adı altında tebligat ve müzekkereler ile başkaca delillerin toplanması için gereken masrafların da ödenmesi gerekmektedir. Harç ve gider avansı her yıl değişmekte ve resmi gazetede yeni oran ve bedeller yayınlanmaktadır.

[Toplam:1    Ortalama:5/5]