kargo taşımacılığı

Kargo Şirketlerinin Hukuki Sorumluluğu ve Kargo Taşımacılığı

 

  • E-ticaret ve Kargo Taşımacılığı

Teknolojik gelişmelerin bir parçası olarak, internetin erişim kolaylığıyla da birlikte online alışveriş hayatın bir parçası haline gelmiş bulunmaktadır. Online alışverişin artması da e-ticaret gelişiminin yolunu açmıştır.

E-ticaret sistemi işleyişi genel itibariyle, kişiler diledikleri ürünü sipariş vermekte sonrasında tedarik ve teslimat sürecinin ardından ortalama 3-5 gün arasında kişilere siparişleri teslim edilmektedir. E ticaret süreci içerisinde birden çok alan barındırmaktadır. Şöyle ki; malların depo edilmesinden, maliyet yönetimine, sonrasında ürünlerin programlı biçimde ulaştırılmasına kadar fazlasıyla detaylı bir süreçtir. Bu süreçlerden herhangi bir noktasında çıkan sorun, diğer tüm süreci başlı başına etkileyecek ve bu durumun söz konusu e ticaret firmasının başarısına da etkisi olacaktır.

İyzico’nun 2020 yılı itibariyle açıkladığı sonuçlara göre ise Türkiye’de sepete eklenen ürün adeti 2019 yılına oranla yaklaşık 2 kat artmış, sepetlerde harcanan ortalama tutar ise 211 TL’den 273 TL’ye yükselmiştir.

Bunun yanında yine pandeminin de etkisiyle e-ticaret kanalı ile alışveriş yapmakta olan tüketici grubu orta-üst sınıf tüketiciden tüm gelir gruplarında yaygın hale gelmiştir.

  • Tüketicinin Hak ve Alacakları

E-ticaret şirketi tarafından sipariş edilen ürünler tüketiciye ulaştırılmak üzere kargo şirketine teslim edilmektedir. Kargo şirketinin göre kendisine teslim edilen ürünü tüketiciye ulaştırmaktır. Bu ulaşım sürecinde söz konusu ürün üzerinde birtakım kırılmalar, bozulmalar meydana gelebilmektedir. Ayrıca yine ürünün tüketiciye teslim edilmesindeki gecikmeler de birtakım sorunlara yol açmaktadır. Bu durumlarda kargo şirketinin sorumluluğu gündeme gelmektedir. Ürünlerin bu şekilde ayıplı olarak teslim edilmesinde ayıbın hangi aşamada gerçekleştiği teslim edilemediğinde ise hem satıcı olan e-ticaret şirketi hem kargo şirketi müteselsil sorumlu olacaktır.

Kargo şirketlerinin sorumluluğu hukukumuzda 4925 sayılı Karayolları Taşıma Kanunu 30295 sayılı Karayolu Taşıma Yönetmeliği’nde düzenlenmiştir.

Kargo şirketinin sorumluluğu yönetmeliğin 40. Maddesi 9. Fıkrasında “Yetki belgesi sahipleri; eşya, kargo ve bagajları, teslim aldıkları andan teslim edilinceye kadar, eşyanın, kargonun veya bagajın tamamen veya kısmen kaybından, zayiinden, hasara uğramasından, çalınmasından, güvenliğini sağlamaktan, teslim aldıkları şeklini muhafaza etmekten, korunması ve taşınmasından sorumludur.” şeklinde düzenlenmiştir. Bu hükme göre satıcının ürünü kargo şirketine teslim attığı andan, kargo şirketinin ürünü tüketiciye teslim anına kadar hasar kargo şirketine ait olacaktır.

Durum bu olmakla beraber Karayolları Taşıma Kanunu 8. Maddesindeki düzenlemeye göre ise, gönderenin kargo şirketine verdiği sipariş bilgilerine ilişkin yanlışlık veya eksiklik olması halinde bu defa sorumluluk kargo şirketinde değil, gönderici e-ticaret şirketinde olacaktır. Sipariş bilgilerine örnek olarak maddeden hareketle; eşyanın varış noktası, cinsi, miktarı ve nitelikleri verilebilir. Taşımacının eksik yahut yanlış bilgilendirilmeye ilişkin bir şüphe duyması ya da buna ilişkin bir ihbar alması halinde yetkililer huzurunda eşyayı kontrol ettirme hakkını haizdir.

Yurtiçi eşya ve kargo taşımalarında taşıma irsaliyesi ve taşıma senedi düzenleneceği Yönetmelik’te hüküm altına alınmıştır. Taşıma irsaliyesi gönderici tarafından düzenlenmekte ve eşyanın mahiyetine ilişkin bilgi vermektedir. Eşyanın kargo şirketine teslim edilmeden önce ambalajlanması sorumluluğu göndericiye aittir. Gönderici ambalajlama işlemini eşyanın cinsine uygun olarak yapmalıdır. Eşyanın ambalajlanmasından doğan hasarlarda sorumluluk göndericiye ait olacaktır.

Kargo şirketlerince tüketicinin adresine gidilip de herhangi bir nedenle teslim edilememiş olması halinde, alıcıya haber kâğıdı bırakılmış olan gönderileri, teslimat adresine en yakın olan merkez, şube veya acentelerinde toplam 3 gün bekletmek, bu süreçte teslim alınmayan ürünleri ise gönderici şirkete iade ile yükümlüdür.  Ancak bu sürecin sonunda kargo şirketinin ürünü tekrardan alıcıya teslim edilmek üzere dağıtıma çıkarma sorumluluğu bulunmamaktadır.

Kargo şirketlerinin sorumluluğu Yönetmelik ve Kanun kapsamında bu şekilde düzenlenmiştir. Ürünü teslim aldıktan sonra ürünün ayıplı olup olmadığının tespiti tüketiciye aittir. Bu kapsamda tüketicinin hak ve yükümlülüklerine hâkim olması gerekmektedir.

Tüketici ürününü kargo şirketi çalışanı aracılığıyla teslim aldığı anda mutlaka incelenmeli, eşyanın ayıplı olup olmadığı, faturanın mevcut olup olmadığı mutlaka tespit edilmelidir. Bu gibi ayıpların tespit edilmesiyle beraber ilgili kargo çalışanına “Hasar tespit tutanağı” hazırlatılması önem arz edecektir.

Uygulamada ise gerek işlerin yoğunluğu gerekse hızlı işlem yapma çabasının hayatımızın merkezinde oluşuyla beraber kargo çalışanları ürünü teslim edip 1 dakika içerisinde işlemi sonlandırıp işine devam etmektedir. Tüketiciler ise genel olarak bu konuda bilinçsiz olmasından dolayı teslim aldıkları ürünleri incelememektedir. Yahut inceleme talebi söz konusu olsa dahi bazen kargo çalışanlarınca bu incelemeye fırsat verilmemektedir. Bu halde kontrol edilemeden teslim alındığına dair not düşülerek ürünün teslim alınması durumunda yine kargo şirketinin sorumluluğuna başvurma imkânı olacaktır.

Konuyla ilgili Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2016/1934 E., 2016/8314 K. sayılı ve 20.10.2016 tarihli kararında“…davalı kargo şirketinin davacı tarafından gönderilen gönderiyi gerçek alıcısına teslim etmekle borcundan kurtulmasının mümkün olduğu, kargo şirketinin kendisine karşı gerçekleştirilen sahtecilik işlemine dayanarak yapılan işlemde bir kusurunun bulunmadığı yolundaki savunmayla zarara uğrayan davacıya ödemeden kaçınamayacağı, her ne kadar davalı tarafça kargo paketi içeriğinin kargo şirketine davacı tarafça beyan edilmediği iddia edilmiş ise de davalının kendi çalışanlarının yargılandığı ceza dosyasında paket içeriğinde cep telefonu bulunduğunu kabul ettiği gerekçesiyle; davanın kabulüne, 51.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline” anılan hususa işaret edilmiştir.

  • Ticari Taşımalarda Kargo Şirketlerinin Sorumluluğu

Kargo şirketlerinin yaptıkları işleme göre yahut taşıdıkları eşya türüne göre yetki belgesi almaları gerekmektedir. P ve M türü olmak üzere 2 tür yetki belgesi bulunmaktadır. Dağıtım işletmeciliği yapıldığı takdirde, yani tek seferde 5 kg ağırlığındaki kargoların teslim edilmesi durumunda P türü yetki belgesi alınmaktadır.

Kargo işletmeciliği yapıldığı takdirde yani tek parçada en fazla 100 kilogramı geçmeyen küçük boyutlu koli, sandık, paket gibi parça eşyayı gönderilene ulaştırmak amacıyla kendi gözetimi ve denetimi kapsamında teslim alanları ifade etmekte ve bu tür kargo şirketleri M türü yetki belgesi almalıdırlar.

Firmalar firma olarak Ulaştırma Bakanlığı’na karşı da birtakım sorumlulukları bulunmaktadır. Bu sorumlulukları yerine getirmedikleri sorumlulukları açısından idari yaptırıma tabi tutulurlar. İdari yaptırım olarak uyarma cezası uygulanmaktadır. Bu uyarma cezalarının birikmesi halinde yetki belgelerini kaybetme sonucu dahi doğabilmektedir. Kargo şirketleri uyarma cezası aldıkları takdirde bu cezaları hemen para cezasına çevirmelidirler. 2021 yılı itibariyle uyarma cezası karşılığı 98 TL’dir.

Kargo şirketleri taşıdıkları her ürün için bir taşıma senedi düzenlemek zorundadırlar. Düzenlenen bu taşıma senedini bazı bilgilerle birlikte taşımanın yapıldığı taşıtın hareket etmesinden itibaren en geç 6 saat içinde Ulaştırma Bakanlığı’na iletmek zorundadırlar.

Engellilerin kargo firmalarına ve onların hizmetlerine kolaylıkla ulaşması hedeflenmektedir. Kargo firmaları engellilerin talepleri açısından ayrıca önlem almak ve kargoyu güvenli şekilde teslimle yükümlüdür. Aksi halde 5 katı uyarma cezası almaktadırlar.

Kargo şirketine teslim edilen tüketiciye ve satın aldığı ürüne ilişkin her türlü bilgi gizlilik kapsamındadır. Bu bilgilerin çalışanlar tarafından kullanılması yahut bilgilerin açığa çıkarılmasında aracılık edilmiş olması gibi sebeplerle gizliliğin ihlal edilmesi halinde uyarma cezası yine 5 katı olarak uygulanacaktır.

Firmalar gönderici ve alıcılara ilişkin; isim ve soy isim, unvan, gerçek kişilerde T.C. kimlik numarasını, T.C. vatandaşı olmayanlarda uyruğu, pasaport numarasını veya varsa yabancı kimlik numarasını, tüzel kişiliklerde vergi kimlik numarası ile adresini, anlaşılır, tam ve doğru olarak kaydetmek ve T.C. kimlik/vergi/pasaport numarası hariç olmak üzere, ifade edilen bilgileri kargo/gönderi üzerine yazmakla yükümlüdürler.

Kargo şirketleri gönderimi mümkün olmayan adreslere kargo teslim edilebileceğine ilişkin taahhütte bulunamazlar. Aksi halde uyarma cezası kargo şirketine 10 katı olarak uygulanacaktır.

Kargo şirketleri taşıdıkları kargonun alıcıya teslimi esnasında alıcının kontrol amaçlı kargoyu açmak istemesi talebini kabul etmek durumundadırlar. Hasar, eksik gibi sebeplerle eşyanın ayıplı olduğu tespit edildiği takdirde kargo görevlisi ile birlikte bu durum tutanak altına alınmalıdır. Aksi halde kargo şirketine uygulanacak olan uyarma cezası 10 katı olarak uygulanacaktır.

  • Gelir Kaybında Sorumluluğu

Ticari taşımacılık işlemlerinde kargo taşımacılığı sırasında meydana gelen bir sorun yahut gecikme sebebiyle, kargo şirketinin taşıdığı ürünlerin sahibi olan taraf birtakım kayıplar uğrayabilir. Bu takdirde kargo taşımacılığı yapan şirketin, karşı tarafın yaşadığı gelir kaybından dolayı sorumluluğu doğmaktadır.

Yargıtay kararlarında da kargo taşıma şirketlerinin sorumluluğuna ilişkin hükümler kurulmaktadır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2020/792 Esas, 2021/102 Karar sayılı ilamında bu hususu şu şekilde açıklamıştır: “Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davanın sigortalısının zararını karşılayan bu şekilde haklarına halef olan davacının rücuen tazminat talebine ilişkin olduğu, taşımanın uluslararası uçakla kargo taşımacılığına ilişkin olduğu, bu sebeple “Hava Yoluyla Uluslararası Taşımacılığa İlişkin Belirli Kuralların Birleştirilmesine Dair Sözleşme” (Montreal Sözleşmesi) hükümlerinin uygulanacağı, sözleşmenin birinci maddesinde “Taşıyıcı kargonun tahrip olması ya da kaybolması ya da kargoya zarar gelmesi durumunda uğranmış hasara karşı hasara bu şekilde uğranmasına neden olan olayın hava taşımacılığı esnasında meydana gelmiş olması durumunda sorumludur.” ifadesinin yer aldığı, taşıma esnasında gerçekleştiği iddia edilen hasarın ispatı için ya tarafların kendilerinin veya temsilcilerinin bir arada olduğu ve birlikte imzaladığı bir tutanağın ya da resmi makamların imzasını taşıyan bir tutanağın olması gerektiği, hasar ilk anda fark edilemez durumda ise Montreal Sözleşmesinin 31. maddesine göre en geç 14 gün içinde ihbarda bulunulması gerektiği…”

[Toplam:1    Ortalama:4/5]