miras

Muhdesatın Aidiyeti Davası

Gayrimenkuller üzerinde detaylı bilgiye sahip olmak oldukça zor ve karışıktır. Genellikle gayrimenkul denilince akla gelen tapu, yatırım amacıyla alınma, kiralar gibi belli başlı konular gelir. Ancak bunlar kadar önemli olan bir konu daha vardır ki çoğumuzun ne olduğuna dair bir fikri yoktur. Bu yazımız ile gayrimenkul hukukunda önemli yeri olan ‘’Muhdesatın Aidiyetinin Tespiti Davası’’nı inceleyeceğiz.

Miras Hukuku konusunda detaylı bilgi için tıklayın.

Öncelikle kelime anlamıyla başlamak gerekir.

Muhdesat Nedir?

Bir arazi üzerinde veya taşınmaz üzerinde sahibi hariç başka birinin varlıklarının olmasına muhdesat denir. Bu tanımı geniş yorumlamak gerekecektir. Şöyle ki; Sahibi olunan arazi üzerinde veya taşınmaz üzerinde bir başkasının bina, tesis gibi yapısının olması hatta ağacının olması bile muhsedat tanımına girer. Bu sebeple geniş yorumlanması gerekmektedir. Başkasının sahibi olduğu arazi üzerinde başka bir kişinin ağacı veya dikili bir fidanı olması bile muhsedat demektir. Bu yapıları, ağaçları, tesisleri gibi mevzu bahis muhdesatları yeni olarak değil eskiden yapılmış olarak da düşünmek gerekir.

İşte bu muhsedatların tespiti içinde muhdesatın aidiyet tespit davası açılır.

Muhdesatın Aidiyetinin Tespiti Davası Nedir?

Muhdesat bir hak sahipliğidir. Hukuki olarak bu hak sahipliğinin işbu muhdesatın aidiyetinin tespiti davası ile ortaya konulması gerekmektedir. Gayrimenkul hukukunda karşımıza çıkan bu dava türü, ortaklığın giderilmesi davasının yargılaması veya kamulaştırma işlemi sırasında muhdesatın varlığını inkâr eden tapu maliklerine karşı açılır.

İlginizi çekebilir:  Unutulma Hakkı

Yani muhdesatın aidiyetinin tespiti davası, tapusu kendisinde olan malikin kendi arazisinde yahut taşınmazı üzerinde muhdesatın varlığını inkâr etmesi ve muhdesata konu yapının kendisine ait olduğunu ileri sürmesi ile muhdesatın bunu dava konusu ederek asıl sahibinin kendisi olduğunu ispatlamaya çalışmasıdır.

Bu dava ile mahkeme muhdesatın kendisine ait olduğunu ileri süren davacının gerçekten muhdesatı kendisin mi oluşturduğunu ya da gerçekten kendisine mi ait olduğunu tespit etmekle yükümlüdür.

Peki bu davanın ne olduğuna baktıktan sonra açılması için aranan şartlara da bakmak gerekecektir. Şöyle ki;

MUHDESATIN AİDİYETİNİN TESPİTİ DAVASINI AÇARKEN HANGİ ŞARTLAR ARANIR?

Öncelikle belirtmek gerekir ki; bu davayı açabilmek için daha önceden açılmış olan “ortaklığın giderilmesi davasının” olması veya “kamulaştırma işleminin” olması gerekmektedir.

Bu davanın gayrimenkul hukukunu ilgilendiren bir dava türü olduğunu belirtmiştir. Dolayısıyla bu davanın açılması için aranan ilk şart; bir gayrimenkul üzerinde muhdesat ileri sürülmelidir. Yani gayrimenkul niteliğinde olmayan bir şey üzerinde muhdesatın varlığı için muhdesatın aidiyetinin tespiti davası açılamaz.

İkinci şart olarak belirttiğimiz gibi bir muhdesatın varlığı olmalıdır ve son olarak da aranan şart bu varlığın tapu malikleri tarafından inkâr edilmesi gerekmektedir.

Anlaşılacağı üzere bir gayrimenkul üzerinde malik sahibinin bir başkasına ait olan yapının, ağacın veya bir fidanın varlığını kabul etmesi durumunda bu davanın açılmasına ihtiyaç duyulmaz.

Tüm bu şartların varlığı halinde yetkili bir Asliye Hukuk Mahkemesinde işbu dava açılabilir.

Muhdesatın Aidiyetinin Tespiti Davasını Açmak İçin Öngörülen Zamanaşımı Süresi Var mıdır?

Muhdesatın aidiyetinin tespiti davasını açabilmek için öncelikle açılmış olan ortaklığın giderilmesi davasının bulunması veya kamulaştırma işleminin olması gerektiğini belirtmiştik. İşte bu davayı açarken de aranan bu davalardaki durumlara göre davayı açma sürelerini belirtmek gerekir.

İlginizi çekebilir:  Kartel Tazminatı Hakkında

Ortaklığın giderilmesi davasında yargılama sırasında muhdesatın varlığı ileri sürülür ise muhdesatın aidiyetinin tespiti davasını açmak için hakim belli bir süre verir. Hakim tarafından tayin edilecek süre kesin süre niteliğindedir ve bu süre içerisinde işbu davanın açılması gerekir.

Muhdesatın Aidiyetinin Tespiti Davasının Yargılaması Nasıl Olur?

Yukarıda belirttiğimiz gibi şartların varlığı halinde muhdesatı ileri süren davacı muhsedatın varlığını inkar eden tüm tapu maliklerine karşı bu davayı açabilir. Davanın açılmasıyla birlikte muhdesatın ileri sürdüğü yapının, ağacın yahut bir fidanın sahibinin kendisi olduğu iddiasının doğru olup olmadığı araştırılır.

Eğer davada yargılama sonucunda muhdesatın kime ait olduğu tespit edilirse muhdesat sahibinin hakkı tapuda ‘’beyanlar hanesine’’ kaydettirilir.

Muhdesatın tapuda beyanlar hanesine kaydettirilirken cinsi, nasıl elde edildiği ya da kazanıldığı ve son olarak da ortaya çıktığı tarih belirtilir.

Muhdesatın Kaldırılması Ve Terkin Edilmesi Mümkün Müdür?

Muhdesatın tespit edilmesiyle birlikte tapuda kaydedildiğini belirttik. Ancak kaydedildiği kadar terkin edilmesi de mümkündür. Şöyle ki; muhdesat sahibi kişi arazi üzerinde ya da taşınmaz üzerinde var olan hakkını artık istememesi veya hakkından vazgeçmesi pek ala mümkündür. Bu durumda muhdesat sahibi bu isteğini tapu dairesinde bir tescil belgesi alarak kendi hakkını terkin ettirebilir.

Miras Mallarında Ortaklığın Giderilmesi Davası ve Muhdesatın Aidiyeti Talepleri

Uygulamada çoğu zaman karşılaştığımız sorunlardan biri de miras yolu ile intikal eden mallarda mirasçıların bir veya birkaçının yapmış olduğu taşınmazların bulunması ve miras bırakının vefatından sonra bunların da paylaşıma konu edilmesidir. Bu gibi durumlarda miras malı üzerinde yer alan malların asıl sahibi olan kişi veya kişiler yukarıda belirttiğimiz gibi ortaklığın giderilmesi davasının açılmasından sonra muhdesata ilişkin taleplerini ayrı bir dava ile ileri sürebilecektir.

İlginizi çekebilir:  Kötü Niyet Tazminatı Davası
[Toplam:1    Ortalama:5/5]