Sigorta Primleri Eksik Yatırılan İşçinin Hak Kayıpları

Sigorta primlerinin düzenli bir şekilde ödenmesi emekli olabilmek ve sağlık hizmetlerinden yararlanabilmek için büyük önem taşımaktadır. Sosyal Güvenlik Kurumu‘na her ay düzenli olarak ödenen bu primler 30 günlük ücret üzerinden hesaplanır ve asgari ücrete göre belirlenir. İşverenler ve isteğe bağlı sigorta primi ödeyenler Sosyal Güvenlik Kurumu’na her ya düzenli olarak ödeme yapmalıdır. Ödemeler düzenli olarak yapılmadığı takdirde sağlık hizmetlerinden faydalanılamamaktadır. Bunun yanı sıra gerekli primler ödenmediğinde, ödenmeyen günler emeklilik kapsamında prim gününe dahil edilmemektedir.

2019 yılında asgari ücrete yapılan %26,5’luk zamla birlikte birçok ödemede değişiklik meydana gelmiştir. Bu kapsamda 2019 yılı sigorta primleri şu şekildedir;
– 2019 yılı prime esas kazancın taban fiyatı 2.558,40 TL,
– 2019 yılı prime esas kazancın tavan fiyatı 19.188,00 TL,
– 2019 yılı en düşük günlük brüt kazanç 85,28 TL,
– 2019 yılı en yüksek günlük brüt kazanç 639,60 TL’dir

Sigorta primleri belirlenirken yukarıdaki kazançlar baz alınmaktadır. Bu kazançların taban fiyatları ise ilgili senenin belirlenen asgari ücretine göre hesaplanmakta ve değişmektedir. Bu yüzden sigorta primlerinin hesaplanmasında esas değişken asgari ücrettir.

2019 SSK (4A) SİGORTA PRİMİ NE KADAR ?

4/A olarak yer alan eski sistemde, SSK’ ya prim ödeyenleri kapsamaktadır. İş yerinde sözleşmeli olarak çalışan kişileri kapsamaktadır. 4/A olan kavram daha sonra 5510 sayılı yeni yasa ile SGK kapsamında yer almıştır. SGK kapsamında olanları kapsayan bu kola 4 A denilmektedir. 2019 yılı SSK primleri şöyledir:

SSK prim ödemelerinde herhangi bir indirim ya da teşvikten yararlanılmıyorsa, ödenmesi gereken tutar 959,40 TL’dir. Bu tutarın içerisinde stopaj ve sigorta bedeli bir arada ödenmektedir. Toplam tutar üzerinden yapılan hesaplamada herhangi bir teşvik ya da indirim söz konusu değildir.
İşveren sigorta primlerini düzenli olarak ödüyorsa ve herhangi bir geçmiş prim borcu yoksa %5’lik indirimden faydalanabilmektedir. Bu durumda ödenmesi gerek prim tutarı 831,48 TL’dir.
Uygulamada her sektörde sıklıkla karşı karşıya gelinen bir durum; işçinin ücretinin “Asgari Ücret” üzerinden Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirilmesi ve bu ücret üzerinden de çalışanın primlerinin yatırılmasıdır. İşçinin gerçekte de aldığı ücretin asgari ücret olduğu durumlar açısından bir sıkıntı yoktur. Ancak kimi zamanlar işçinin ücreti daha fazla olabiliyor. Hal böyle olunca da bir takım sorunlar meydana geliyor. İşverenler genelde bu durum karşısında yüksek prim maliyetlerinden kaçınmak için işçinin ücretinin asgari kısmını bankaya yatırmakta ve kalan ücreti ise elden vermektedir. İşsiz kalma korkusu ile veya tamamen bilgisizlikten dolayı işçiler ise bu haklarından mahrum kalmaktadırlar.

İlginizi çekebilir:  Meslek Hastalığı Nedir? Şartları Nelerdir? İşçinin Hakları Nelerdir?

Sigorta Primlerinin Eksik Yatırılması Haklı Nedenle Fesih Hakkı Verir mi?

Bu sorunun cevabı hiç tereddütsüz Evet olacaktır. İşçinin priminin eksik yatması veya hiç yatırılmaması şüphesiz ki; “ahlak ve iyiniyet kurallarına” aykırılık oluşturur. Bu nedenle işçi, i̇ş akdini haklı nedenle derhal feshedebilir. 4857 Sayılı İş Kanununda yer alan haklı fesih sebepleri içerisinde yer alan ‘ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık durumu burada öne çıkacaktır.

İşçinin haklı nedenle derhal fesih hakkı
İşçinin haklı nedenle derhal fesih hakkı 4857 sayılı İş Kanunun 24.maddesi ile düzenlenmiştir. Anılan madde hükümleri, “sağlık sebepleri”, “Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri” ve “ Zorlayıcı sebepler” başlığı altında sıralanmıştır. Kanunda ayrıca, haklı nedenle derhal fesih hakkı tanınan işçinin belirli süreli ya da belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışma olarak ayrıma gitmemiş ve her halde bu haklardan yararlanılabileceğini belirtmiştir.

Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri:

a) İşveren iş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri hakkında yanlış vasıflar veya şartlar göstermek yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler vermek veya sözler söylemek suretiyle işçiyi yanıltırsa.

b) İşveren işçinin veya ailesi üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak şekilde sözler söyler, davranışlarda bulunursa veya işçiye cinsel tacizde bulunursa.

c) İşveren işçiye veya ailesi üyelerinden birine karşı sataşmada bulunur veya gözdağı verirse, yahut işçiyi veya ailesi üyelerinden birini kanuna karşı davranışa özendirir, kışkırtır, sürükler, yahut işçiye ve ailesi üyelerinden birine karşı hapsi gerektiren bir suç işlerse yahut işçi hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ağır isnat veya ithamlarda bulunursa.

d) İşçinin diğer bir işçi veya üçüncü kişiler tarafından iş yerinde cinsel tacize uğraması ve bu durumu işverene bildirmesine rağmen gerekli önlemler alınmazsa.

e) İşveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse,

f) Ücretin parça başına veya iş tutarı üzerinden ödenmesi kararlaştırılıp da işveren tarafından işçiye yapabileceği sayı ve tutardan az iş verildiği hallerde, aradaki ücret farkı zaman esasına göre ödenerek işçinin eksik aldığı ücret karşılanmazsa, yahut çalışma şartları uygulanmazsa.

Bu durumda haklı nedenle yapılacak olan feshin nedenlerinin de bildirilerek yazılı şekilde, en garanti yol olarak Noter vasıtası ile yapılması ve alacakların talep edilmesi önem arz etmektedir. Ödeme yapılmaması ihtimalinde ise dava yoluna gidilerek alacağın ilama bağlanması işçinin alacaklarının tahsili sağlanmalıdır.

İlginizi çekebilir:  İşçinin İşverene Yalan Beyanda Bulunması ve Sonuçları

KONU İLE ALAKALI YARGITAY KARARI

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi sosyal güvenlik primleri asgari ücretten gösterilen ve fazla mesai ücretleri ödenmeyen işçinin iş akdini feshetmesini haklı buldu.Trabzon’da yaşayan bir işçi, “fazla çalışma ücretlerinin ödenmemesi ve sosyal güvenlik primlerinin asgari ücretten yatırılması” sebepleri ile noter kanalıyla işverene ihtarname göndererek, hizmet akdini feshettiğini bildirdi. Konuya ilişkin davayı gören mahkeme, normal ücret ödendiği gerekçesiyle işçinin haklı feshini kabul etmeyerek, kıdem tazminatı talebini reddetti.

Temyiz edilen davayı gören Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yapılan yargılama sonunda davacının ücretinin bin 325 lira olmasına rağmen sosyal güvenlik primlerinin asgari ücret üzerinden yatırıldığının ve davacının fazla çalışma ücretlerinin ödenmediği anlaşıldığına işaret ederek, “İşçinin SSK primlerinin gerçek ücretten yatırılmaması ve fazla çalışma ücretlerinin ödenmemesinin işçiye iş akdini haklı nedenle fesih imkanı verdiğinin tartışmasız” olduğunu vurguladı. Daire, davacı işçinin, buna dayanarak iş akdini haklı nedenle feshettiğine dikkati çekerek, işçinin kıdem tazminatı talebinin kabulüne hükmetti.

“İşçinin emeğinin karşılığı, işveren için en temel borç”

9. Hukuk Dairesi, kararın gerekçesinde, işçinin emeğinin karşılığı olan ücretin işçi için en önemli hak, işveren için en temel borç olduğu, ücretin en geç ayda bir ödeneceğinin yasa İş Kanunu ile kurala bağlandığı vurgulandı.

Ücreti ödenmeyen işçinin, bu ücretini işverenden dava ya da icra takibi gibi yasal yollardan talep etmesinin mümkün olduğunu belirterek, 4857 sayılı İş Kanununda ücretin yirmi gün içinde ödenmemesi durumunda, işçinin iş görme edimini yerine getirmekten kaçınabileceğinin açıkça düzenlendiğine, durumun toplu bir nitelik kazanması halinde bunun kanun dışı grev sayılamayacağının kurala bağlandığına dikkat çekildi.

Ücreti ödenmeyen işçinin, alacağı konusunda takibe geçmesi ya da ücreti ödeninceye kadar iş görme edimini yerine getirmekten kaçınmasının, iş ilişkisinin devamında bazı sorunlara yol açabileceği belirtilerek, işverenle bir çekişme içine girmek istemeyen işçinin, haklı nedene dayanarak iş sözleşmesini feshetme hakkı da bulunduğu ifade edildi. Ücretin hiç ya da bir kısmının ödenmemesinin bu konuda önemsiz olduğu bildirildi.

İlginizi çekebilir:  Taksi Şoförleri İşçi Midir? İşçilik Alacaklarından Yararlanabilirler Mi?

Sigorta primlerinin eksik ya da düşük yatırılması

İş Kanununun 24’üncü maddesinin 2 numaralı bendinin (e) alt bendinde sözü edilen ücretin, geniş anlamda ücret olarak değerlendirilmesi gerektiğine işaret edilen kararda, şunlar kaydedildi:

“İkramiye, prim, yakacak yardımı, giyecek yardımı, fazla mesai, hafta tatili, genel tatil gibi alacakların ödenmemesi durumunda da işçinin haklı fesih imkanı bulunmaktadır. İşçinin ücretinin işverenin içine düştüğü ödeme güçlüğü nedeniyle ödenmemesinin sonuca bir etkisi yoktur. İşçinin, ücretinin bir kısmını ücret garanti fonundan alabilecek olması da işçinin fesih hakkını ortadan kaldırmaz. Bireysel veya toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan ayni yardımların (erzak ve kömür yardımı gibi) yerine getirilmemesi de bu madde kapsamında değerlendirilmeli ve işçinin ‘haklı fesih’ imkanının bulunduğu kabul edilmelidir.

İşçinin sigorta primlerinin hiç yatırılmaması veya eksik bildirilmesi, sosyal güvenlik hakkını ilgilendiren bir durum olsa da sigorta primlerinin hiç yatırılmaması, eksik yatırılması veya düşük ücretten yatırılması hallerinde de işçinin haklı fesih imkanı vardır.”

[Toplam:0    Ortalama:0/5]