cezai şart

Sözleşmelerde Cezai Şartın Düzenlenmesi ve Uygulanması

Türk hukukunda sözleşmelerin şekil şartı ile ilgili temel ilke olan ‘’sözleşmenin serbestisi’’ ilkesi vardır.  Bu ilke doğrultusunda sözleşme hukukuna uygun ve ilgili kanunlarda öngörülen sınırlar çerçevesinde taraflar sözleşmelerini istedikleri gibi düzenleyebilirler.  Sözleşme serbestisi ilkesi çerçevesinde taraflar sözleşme yaptığında sözleşmeye koymaları gereken önemli koşullardan biri olan Cezai Şarttan bahsetmek gerekir.

Cezai Şart Nedir?

Cezai Şart tarafların sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ifa etmemeleri gibi bir durumun olmaması için sözleşmeye koydukları bir düzenlemedir. Sözleşmeye koydukları veya koyacakları bu Cezai Şart ile sözleşmeden doğan alacaklarını da koruma altına almaktadırlar. Yani Cezai Şart tarafların sözleşmeden doğan borçlarını ifa etmeleri için birbirlerini zorladıkları bir yöntemdir.

Cezai Şartın Hukuki Dayanağı Nedir?

Cezai Şart özel olarak Türk Borçlar Kanunun m.179 ile m.182 arasında düzenlenmektedir.

Tarafların sözleşmeye koydukları Cezai Şart sözleşmeden doğan borcun ifa edilmemesi durumunda ortaya çıkacağından Cezai Şart asıl borca bağlıdır. Yani Cezai Şartın geçerliliği sözleşmeden doğan asıl borca bağlı olmaktadır. Bu yüzdende sözleşmedeki asıl borcun hukuka uygun olarak düzenlenmiş olması gerekir ki sözleşmedeki Cezai Şart da geçerli olabilsin. Sözleşmenin hukuka uygun olarak düzenlenmesi demek emredici hükümlere uygun, kamu düzenine ve ahlaki kurallara uygun olması demektir.

Aynı zamanda tarafların sözleşmeyi yaparken sözleşme serbestisi ilkesi gereği Cezai Şartı belirlerken serbestçe hareket edebilirler. Ancak taraflar serbestçe hareket ederken de dürüstlük kuralına aykırılık teşkil etmeden ve Cezai Şartı fahiş miktarda olmadan düzenlemeleri gerekmektedir.

Cezai Şartın Türleri Nedir?

Türk Borçlar Kanunun Cezai Şartı düzenleyen 179.maddesine bakıldığında Cezai Şartın farklı ihtimaller dahilinde düzenlediğini görebiliriz. Bu hükme göre Cezai Şartın taraflarca kullanılabilmesi için gerekli ihtimalleri incelemek gerekir. Şöyle ki;

1)Seçimlik Hak Olarak İfa Yerine İstenebilecek Cezai Şart

TBK m.179/1. Fıkrasına baktığımız zaman; ‘’Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir.’’ Hükmü düzenlenmiştir. Yani ifa edimini hiç yerine getirmeyen yahut sözleşmede kararlaştırıldığı şekilde ifa edimini yerine getirmeyen taraf olursa karşı tarafın iki seçeneği var demektir. İfa edimini yerine getirmeyen tarafa karşı ya ifa borcunu yerine getirmesini isteyebilecek ya da sözleşmede kararlaştırdıkları Cezai Şartın yerine getirmesini isteyebilecektir.

İlginizi çekebilir:  E-Ticaret Sitelerinde Olması Gereken Hukuki Sözleşmeler

2)İfa Edimiyle Birlikte İstenebilecek Cezai Şart

TBK.m179/2. Fıkrasına baktığımız zaman; ‘’Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir.’’ Hükmü düzenlenmiştir. Yani taraflar sözleşmedeki Cezai Şartın zaman veya yer bakımından ifa edimine göre kararlaştırıp sözleşmeye koymuşlar ise alacaklı taraf hem asıl borç olan ifa edimini isteyebilir hem de ifa edimiyle birlikte Cezai Şartın da isteyebilir. Burada önemli olan tarafların bu haklarından açıkça feragat etmemiş olmaları ve ifayı herhangi bir ihtiraz olmadan kabul etmiş olmaları gerekmektedir ki ifa edimiyle birlikte Cezai Şart da istenilebilsin.

Son olarak m.179/3. Fıkrasında ise ‘’ Borçlunun, kararlaştırılan cezayı ifa ederek sözleşmeyi, dönme veya fesih suretiyle sona erdirmeye yetkili olduğunu ispat etme hakkı saklıdır.’’ Düzenlenmiştir. Bu düzenlemede aslında gerçek anlamda bir Cezai Şartın olmadığını söyleyebiliriz. Şöyle ki; Cezai Şartın prensibi sözleşmedeki alacaklı tarafın menfaatlerini korumak ve borçlu tarafın ifa edimini yerine getirmediği takdirde alacaklının menfaatlerine hizmet etmektir. Fakat m.179/3. Fıkrasına bakıldığı zaman borçlu tarafın alacaklıya bir bedel ödeyerek sözleşmeden dönme hakkı verdiği görülmektedir. Dolayısıyla burada gerçek anlamda Cezai Şartın varlığından söz edilemez. Bu sebepten dolayı sözleşmedeki Cezai Şartın bu nitelikte olduğunu ispat etme yükümlülüğü borçlu tarafa aittir.

Cezai Şartın Zarar İle İlgisi Nedir?

En çok akla gelen soru ‘’ zararı oluşmayan alacaklı yine de sözleşmede düzenledikleri Cezai Şartı isteyebilir mi?’’ sorusudur. Alacaklı tarafın borçlunun ifa edimi sırasında zarara uğramaması Cezai Şartın isteyemeyeceği anlamına gelmez. Yani eğer alacaklı hiç zarara uğramasa bile sözleşmede kararlaştırılan bir Cezai Şart varsa alacaklı taraf bu Cezai Şartı borçlu taraftan isteyebilecektir. Bu durumun yasal dayanağı TBK M.180/1. Fıkrasında düzenlenmektedir. Şöyle ki; ‘’ Alacaklı hiçbir zarara uğramamış olsa bile, kararlaştırılan cezanın ifası gerekir.’’ Bu hüküm aynı zamanda alacaklıyı sözleşmedeki Cezai Şartı isteyebilmesi için zararını ispat etme yükümlülüğünden de kurtartır.

İlginizi çekebilir:  Koronavirüs ve Okul Sözleşmeleri

 Cezai Şartın Belirli Bir Miktarı Var Mıdır?

Yukarıda bahsettiğimiz gibi sözleşme serbestisi ilkesi gereği sözleşmeyi yaparken taraflar serbestçe hareket edebilirler ve bu sebeple Cezai Şartın miktarını da serbestçe kararlaştırabilirler. Nitekim TBK m.182’de tarafların Cezai Şartın miktarını serbestçe belirleyebildikleri düzenlenmiştir. Ancak taraflar arasında Cezai Şartın miktarı fahiş oran ile belirlenmişse hakim kendiliğinden bu miktarı indirebilir. Yani hakim Cezai Şartı aşırı gördüğü takdirde kendiliğinden Cezai Şartın miktarını indirebilme yetkisine sahiptir. Ancak hakim Cezai Şartı tamamen ortadan kaldırma yetkisine sahip değildir.

Cezai Şartın Geçersizliği Var Mıdır? Varsa Hangi Durumlarda Geçersizdir?

Yukarıda da bahsettiğimiz gibi Cezai Şart sözleşmedeki ifa edimi olan asıl borca bağlıdır. Dolayısıyla borçlunun ifa edim borcu herhangi bir sebep ile geçerliliğini kaybederse veya ifa edimi imkansız hale gelmiş ise alacaklı Cezai Şart isteyemez. Fakat burada önemli olan birkaç husus vardır. Öncelikle sözleşmedeki ifa ediminin imkansız hale gelmesinde borçlunun herhangi bir payı olmamalıdır. Yani ifa edimi imkansız hale gelmesinde borçlunun bir sorumluluğu bulunmamalıdır. Aynı zamanda Cezai Şartın sözleşmede ifa ediminin geçersizliği veya imkansız hale gelmesi gibi durumların aksine bir düzenlemesi olmamalıdır. Eğer taraflar sözleşmede bu gibi durumların Cezai Şartın istenebilmesine etki etmeyeceğine dair aksine bir düzenleme yapmışlarsa bu hallerin varlığında dahi yine de Cezai Şart alacaklı tarafça istenilebilecektir.

[Toplam:0    Ortalama:0/5]