Fazla Mesainin Komşu İşyerindeki Çalışan Beyanları İle İspatı Mümkün Müdür?

İşçi hakları içerisinde saydığımız, fazla çalışma ücretini talep edebileceğinizi daha önce de vurgulamıştık. Peki kanun fazla çalışma ücreti olarak ne kadarlık bir çalışmayı kastediyor öncelikle bunu aydınlatmalıyız. İş kanunumuzda işçinin çalışma süresi haftada en çok 45 (kırk beş) saat olarak tespit edilmiştir. Aksi kararlaştırılmayan durumlarda bu kırk beş saat haftanın günlerine eşit bir şekilde bölünerek uygulanır. Ancak tarafların anlaşması ile her gün için ayrı mesai saati de belirlenebilir. Yani bir gün işe 8’de başlayıp diğer gün 10’da başlayabilirsiniz. Tekrar etmekte fayda var, bu ancak işin niteliği gereği karşılıklı anlaşma sonucunda olabilecek bir durum. Fakat çalışma şekli ne olursa olsun ve nasıl belirlenirse belirlensin işçinin haftalık kırk beş saati geçen çalışması fazla çalışmaya girecek ve ayrıca ücret gerektirecektir. Fazla çalışma, yani haftalık 45 saati aşan çalışmalarda, çalışılan her fazladan saat için ücret %50 zamlı ödenmelidir.

Fazla Mesai Nedir?

Herhangi bir iş yerinde haftalık çalışma süresinin üzerine çıkan her çalışma fazla mesai ya da fazla çalışma olarak tanımlanır. Haftalık çalışma süresi en fazla 45 saat olabilir fakat iş sözleşmesinde 45 saatin altında bir süre de belirlenebilir. Fazla mesainin oluşması için haftalık çalışma süresinin bilinmesi gerekir.

Fazla Mesai Kuralları Nelerdir?

Fazla mesainin hesaplanmasından önce fazla mesai kurallarına kısaca bir göz atmak gerekir:

  1. Fazla süreli çalışma: Sözleşmenizde haftalık çalışma süreniz 45 saatten az tanımlanmışsa, belirlenen haftalık çalışma sürenizi aşan ve 45 saate kadar olan çalışmalar “fazla süreli çalışma” olarak tanımlanır.
  2. Fazla çalışma: Fazla çalışma ise İş Kanunu’nda belirlenen 45 saatlik haftalık çalışma süresini aşan çalışmalardır.
  3. Fazla çalışma süresi haftalık 11 saati geçemez.

Fazla mesai nasıl hesaplanır?

Fazla mesai ya da fazla çalışma için haftalık 45 saati aşan çalışmalarda, çalışana her fazladan saat için saatlik ücretinin %50 zamlı hali ödenir.
Örneğin; 2019 yılında asgari ücretli çalışan biri 2.558,40 TL maaş almaktadır. Haftalık çalışma saati 45, aylık ise 225’tir. Bu çalışanın saatlik ücreti 11,37 TL’dir.
Bu çalışan bir hafta 50 saat çalıştı ise 45 saati 5 saat aştığı için; (11,37 x 1,5) x 5 = 85,12 TL fazla mesai ücreti alması gerekir.

İlginizi çekebilir:  Sigortasız Çalıştırılan İşçinin Hakları Nelerdir?

Fazla Çalışmanın (Fazla Mesainin) Tanıkla İspatı

Usul Hukukunda, hâkimi bağlayıcı nitelikte olan ikrar, kesin hüküm, senet ve yemin gibi deliller kesin delil ve hâkimi bağlayıcı nitelikte olmayan, değerlendirilmesi ve takdiri hâkime ait olan tanık, bilirkişi ve keşif gibi deliller de takdiri delil olmak üze iki çeşit delilden bahsedilmektedir. Tanıklık, takdiri delil olması hasebiyle değerlendirme takdiri hâkime aittir. Tanıklık, olaya, duruma, kişilerin çıkar ve yakınlıklarına, olayı algılayan kişinin değerlendirmesine göre farklılık gösterebilmektedir. Bu nedenle hukukumuzda tanıkla ispat sınırlandırılmış, belli miktarı aşan hukuki uyuşmazlıklarda tanıkla ispat yetersiz bulunmuş ve hatta yalan tanıklık suç sayılmıştır. Bu bağlamda tanıklığa olan güvensizlik nedeni ile tanıkla ispat sınırlandırılmıştır. Üstündağ, kesin ve takdiri olarak yapılan ayrımı kanuni ve takdiri deliller olarak ifade etmektedir.
Tanıklık kavramı ile ilgili olarak bu genel bilgilerden sonra 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (H.M.K.) 240- 265. maddeler arasında tanıklık konusunun ilke ve esasları yer almaktadır. Davada, davacı ve dava edilenler dışında kural olarak herkes tanıklık yapabilir. Kişiler davanın konusu olmadıkları sürece yaş, tarafa yakınlık ve davayla ilgili menfaatler tanıklığa engel değildir. Fakat hâkim bu kişilerin tanıklığında durumlarını göz önünde bulunduracak, tanık beyanlarını ancak gerekçesini belirterek dikkate alabilecektir. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 255. maddesine göre taraflar, tanık beyanlarına itiraz edebilirler ve tanığın uyuşmazlığın çözümüne yararının olmadığını, ispatla yükümlü olmak kaydı ile ifadelerinde şüphelerin bulunduğunu iddia edebilirler.

Konu İle Alakalı Yargıtay Kararı;
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi bir çalışanın fazladan mesai yapıp yapmadığını komşu iş yerindeki çalışanlara sorulabileceğine hükmetti. Karar uzmanlar tarafından emsal niteliğinde olarak değerlendirildi. Yüksek mahkeme, fazla çalışma iddiasında bulunan işçilerin komşu işyerinde çalışanların beyanları ile de günlük ve haftalık çalışma sürelerinin ispat edebileceğine hükmetti. İki yıldır çalıştığı kırtasiye dükkanından hamile olduğu için kovulduğunu iddia eden genç kadın, İş Mahkemesi’nin yolunu tuttu. Davacı kadın; çalışmasının Sosyal Güvenlik Kurumu’na hiç bildirilmediğini öne sürdü. İş yerinde haftada 6 gün 08.00-18.00 saatleri arasında çalışma yapıldığını söyledi. Dini tatillerde çalışma olmadığını ancak resmi tatillerde çalışmaya devam edildiğini, ücretli izinlerin kullandırılmadığını iddia ederek, kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının tahsilini istedi. Mahkemede savunma yapan davalı kırtasiyeci ise davacının 2 yıldır yardım amaçlı olarak işyerinde bulunduğunu, taraflar arasında iş ilişkisi olmadığını, iyi niyetle davacıya maddi yardımda bulunabilmek için davacının teklifini kabul ettiğini öne sürdü. Davacıya yapılan yardım olarak 250 lira ödendiğini, ayrıca son olarak da 164 lira daha ödendiğini, işyerinde 08.00-18.00 arası çalışma olduğunu, resmi tatillerde çalışma olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istedi.
Mahkeme, davanın kısmen kabulüne karar verdi. Kararı davalı kırtasiyeci temyiz etti. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi; mahkemece işyerinin niteliği araştırılmadan esastan karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle kararı bozdu. Mahalli mahkeme, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda da davanın kısmen kabulüne karar verdi. Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun, “İçtihat metni niteliğinde bir karara imza atan Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, fazla mesai yaptığını iddia eden çalışanın komşu iş yeri personelinin şahitliği ile ispatlayabileceğine hükmetti” dedi.
Yargıtay’ın geçen günlerde verdiği kararda, “Bozma öncesinde mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda isteklerle ilgili hüküm kurulduğu halde, görev yönünden araştırmaya yönelik verilen bozma kararı sonrası komşu iş yeri çalışanlarıyla ispatın sağlanamayacağı gerekçesiyle her iki isteğin de reddine karar verilmiştir. Tanıkların iş yerinde çalışma düzenini bilebilecek durumda olmaları önemli olup, kural olarak iş yeri çalışanları ile ispat gerekir ise de, iş yerinin özelliğine göre komşu iş yerinde çalışanların beyanları ile de günlük ve haftalık çalışma sürelerinin belirlenmesi mümkündür.
Somut uyuşmazlıkta, ilkokulun karşısında bulunan kırtasiyede çalışan davacı işçinin günlük ve haftalık çalışma süreleri bakımından, okulun kantininde çalışan işçilerin tanıklığı yeterli görülmelidir. Buna göre mahkemece bozma öncesi alınan rapor bir değerlendirmeye tabi tutularak indirim hususu da gözetilmek suretiyle bir karar verilmelidir. Temyiz olunan kararın bozulmasına oy birliği ile karar verilmiştir denildi”.