İşçi Fazla Çalışma Yapmak Zorunda Mıdır?

4857 sayılı İş Kanununa göre haftalık, bir işçinin normal çalışma süresi 45 saat olarak belirlenebilir. İş Kanunu, haftalık 45 saati aşan çalışmaları fazla çalışma olarak nitelendirir. Kural olarak bir işçinin fazla çalışma ücretine hak kazanabilmesi için, haftada 45 saatten fazla çalışmış olması esastır. İş Kanununun fazla çalışma tanımına değinmek gerekir ise; eğer haftalık çalışma saatlerinizin toplamı 50 ediyor ise, 45 saati aşan beş saatlik kısım fazla çalışmadır.
Çalışılan süreler hesaplanırken ara dinlenme süreleri dikkate alınmamaktadır. Yani gün içerisinde yemek molası veya çay molası için geçirdiğiniz süreler mesaiden sayılmamaktadır. 09:00-18:30 saatleri arasında çalışan bir işçi günde 1 saat yemek molası kullanıyorsa günlük çalışma süresi 9,5 saat değil 8,5 saattir.

Fazla Çalışma Ücreti Neye Göre Hesaplanır?

Fazla mesai ücreti hesaplanırken her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret, normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde elli yükseltilmesi suretiyle ödenir. Yani saatlik ücretin %50 fazlası bir saatlik fazla mesai ücretini oluşturmaktadır.

Fazla Çalışma Nedenleri Nelerdir?

Fazla çalışmanın nedenlerini 4857 sayılı İş Kanunu m. 41’de sınırlı olmayacak şekilde ifade edilmiştir. Söz konusu hükme göre ‘’ Ülkenin genel yaraları yahut işin niteliği veya üretimin artırılması gibi nedenlerle fazla çalışma yapılabilir’’. Kanun hükmünden yola çıkarak üzerinde durulması gereken nokta söz konusu nedenlerin sınırlı sayıda olmadığıdır kanun metnindeki ‘’ gibi ‘’ sözcüğünden bu durum çıkarılabilecektir. Bir başka deyişle, ülkenin genel yararları ya da üretimin artırılması nedenlerine benzer başka nedenlerin varlığı halinde de fazla çalışma yapılabilecektir.

Fazla Çalışmanın Azami Süresi Nedir?

Fazla çalışmaya ilişkin azami süre İş Kanunu m.41/8 hükmünde ve Fazla Çalışma Yönetmeliği’nin 5/1 hükmünde belirtilmiştir. Buna göre, fazla çalışma süresi yılda 270 saatten fazla olamayacaktır. Kanun hükmünde yıllık azami sınır öngörülmesine karşın haftalık azami sınır ön görülmemiştir. Üzerinde durulması gereken önemli bir husus ise, Çalışma Süreleri Yönetmeliği m.4/3 hükmünce günlük çalışma süresi 11 saati aşamayacaktır. Söz konusu hükümden çıkarmamız gereken sonuca göre, haftalık 45 saati aşan çalışmalar fazla çalışma olarak değerlendirilecek ancak her halde işçi günde 11 saatten fazla çalıştırılamayacaktır. 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerince yılda 270 saati aşan çalışmalarda daha öncede bahsettiğimiz gibi fazla çalışma olarak değerlendirilmektedir. Eğer işçiye yılda 270 saatten fazla çalışma yaptırılırsa İş Kanunu 24/2 hükmünce işçi haklı nedenle sözleşmesine feshedebilme imkanına kavuşacaktır. Bununla birlikte işçi fazla çalışma yapmayı kabul etmediği durumlarda işveren tarafından işçinin sözleşmesinin feshedildiği durumda ise bu fesih, haksız fesih hükümlerine tabi olacaktır.

İlginizi çekebilir:  İş Sağlığı ve Güvenliği'nin Amacı Nedir?

Fazla Çalışma Onay Formu Nedir?

İşveren kural olarak fazla çalışma yaptırmak istediği işçiden onay almak zorundadır. İş Kanunu’nda bu hususa “Fazla saatlerle çalışmak için işçinin onayının alınması gerekir.” hükmü ile açıkça yer verilmiştir. Uygulamada bu onay fazla çalışma onay formu, fazla çalışma onay formu, fazla mesai muvafakatnamesi gibi isimlerle karşımıza çıkar. Fazla çalışmaya ilişkin onay formu ile işçi, işverenin belirleyeceği şekilde fazla çalışma yapmayı kabul eder.

Fazla Çalışma Onay Formu Dolduran İşçi Fazla Çalışma Yapmaktan Vazgeçebilir mi?

Fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma yapmak istemeyen işçi verdiği onayı 30 gün önceden işverene yazılı olarak bildirimde bulunmak kaydıyla geri alabilir. Önceki uygulamada ise işçi fazla mesai onay formu doldurmuş ise artık o yıl için fazla mesai yapmaktan kaçınamıyordu.

İşçi Fazla Mesai Yapmak Zorunda mı?

İşçi fazla çalışma yapmak zorunda değildir. Dilerse fazla çalışma onay formunu imzalamayarak ya da onay vermeyerek fazla mesai yapmaktan kaçınabilir. Uygulamada iş sözleşmelerinde “İşçi işverenin talep ettiği hallerde fazla mesai yapmayı kabul eder.” şeklinde maddelere yer verilmektedir. İşçinin iş sözleşmesi ile fazla mesai yapmayı kabul etmesi eskiden sadece ilk yıl için geçerli iken artık tüm çalışma dönemi için geçerli hale gelmiştir. Sonraki yıllarda işverenin fazla mesai onay formunu işçiye imzalatarak onayını alması gerekirken bu uygulama da değiştirilmiş ve her yıl onay alma zorunluluğu kaldırılmıştır. Ancak iş sözleşmesinde fazla mesai yapmaya onay veren işçi fazla mesai onayını geri almak istiyor ise artık bunu yazılı olarak geri almak zorundadır.
İşçinin fazla mesai muvafakatnamesini imzalamaması sebebi ile iş akdi feshedilemez. Bununla birlikte işçinin fazla mesai onay formunu imzalamadığı hallerde çağrılmasına rağmen fazla mesaiye kalmamış olması devamsızlık veya emir ve talimata aykırı hareket olarak değerlendirilemez. İşverenin bunu ileri sürerek iş sözleşmesini feshetmesi halinde işçi işe iade davası açabilir.

İlginizi çekebilir:  Kalp Krizi İş Kazası Sayılır Mı?

Fazla Çalışma Nasıl İspat Edilir?

Uygulamada sıklıkla fazla çalışma konusunda tanıklık yapanlar ya işyerinde çalışmamakta yada işçi ile aynı dönemde çalışmayan işçilerden oluştuğu görülmektedir. Yargıtay bu tarz durumlarda işyeri çalışanı olmayan tanıkların ifadelerine dayalı olarak hazırlanan bilirkişi raporlarındaki fazla çalışma hesabına itibar edilmemesi, davanın fazla çalışma açısından reddedilmesi gerektiği görüşündedir.

Belli İşlerde Fazla Çalışma

  1. Tır Şoförlerinin Fazla Çalışması
    Yargıtay tır şoförlerini yurt içi tır şoförü ve yurt dışı tır şoförü olarak ayrı değerlendirmeye tabi tutmaktadır. Yurt içi tır şoförlerinin fazla çalışması tanık beyanlarından çok takograf kayıtlarının trafikçi bilirkişilerce incelenmesi sonucu hesaplandırılması yoluna gidilmektedir. Yurt dışı tır şoförleri için ise tartışmalar mevcuttur ancak bu tartışmalar doktrinsel açıdan süregelen tartışmalardır, buna karşın Yargıtay eski tarihli kararlarından beri yurt dışı tır şoförlerinin fazla çalışma ücreti alamayacağını ifade etmektedir. Yargıtay yurt dışı tır şoförünün fazla çalışma ücreti almaması gerektiği görüşünü şu şekilde gerekçelendirmektedir: İşçinin çalışma saatlerini yurt dışında serbestçe düzenleme yetkisi bulunduğu gözetilerek, fazla çalışma ücretinin söz konusu olamayacağını belirtmiştir.
  2. Kapıcıların Fazla Çalışması
    Bilindiği üzere kapıcılar esnek bir şekilde çalışıyor olup boş vakitlerini evlerinde geçirmektedirler. Bu sebeple Yargıtay kapıcıların fazla çalışma yapamayacağını ifade etmektedir, ancak Yargıtay kapıcıların birden fazla apartmana aynı anda hizmet verdiği durumlarda fazla çalışmanın mümkün olabileceğini ifade etmektedir.
  3. Üst Düzey Yöneticinin Fazla Çalışması
    Aslında üst düzey yönetici İş Kanunu m.2/4 hükmünde açıklanmıştır. Buna göre, İşveren adına hareket eden ve işin, işyerinin ve işletmenin yönetiminde görev alan kimselere işveren vekili denir. Aslında üst düzey yöneticinin de tıpkı yurt dışı tır şoförleri gibi fazla çalışma ücreti alıp alamayacağı tartışmalı bir konumdadır. Buna karşın Yargıtay yurt dışı tır şoförleri ile aynı gerekçe ile üst düzey yöneticinin fazla çalışma ücreti talep edemeyeceğini ifade etmektedir. Diğer bir anlatımla, üst düzey yönetici çalışma gün ve saatlerini kendi belirlediği için fazla çalışma ücreti talep edemeyecektir. Bununla birlikte Yargıtay yurt dışı tır şoförlerinden farklı olarak üst düzey yöneticinin kendi çalışma gün ve saatlerini, kendisinin belirleyip belirleyemediğine göre fazla çalışma ücretine hak kazanabileceğini ifade etmektedir.
  4. Eczanelerde Fazla Çalışma
    Eczanelerdeki fazla çalışma yine özellik arz etmektedir zira eczaneler saatli olarak ve nöbet sistemiyle çalışmaktadır. Odalara bağlı olarak işleyen bu işyerlerinde fazla çalışma iddiası olması halinde incelemesi teknik bir şekilde gerçekleşmektedir. Söz konusu durumda, eczanelerin açılış kapanış saatleri ile eczanenin nöbetçi olduğu günlerin ilgili odadan getirilerek hesaplama yapılacaktır. Bununla birlikte uygulamada rastlanılan bir başka durum ise, eczanelerin kapanış saatlerinden sonra reçete girişi için eczanelerde çalışmanın sürdüğü şeklinde iddialar söz konusu olabilmektedir. Yargıtay bu tarz durumlarda reçete girişinin resmi işlem olduğunu, resmi verilerin dosyada toplanmadan tanık beyanlarına dayalı olarak fazla çalışma hesabının yapılmaması gerektiğini ifade etmektedir. Diğer bir anlatımla eczanelerde yapılan tüm işlerin resmi bir iş olduğunu, dolayısıyla kayıt altında tutulduğunu ifade ederek tüm çalışmaların yasal verilere dayandırılarak hesaplama yapılması gerektiği görüşündedir.
İlginizi çekebilir:  Sigorta Primleri Eksik Yatırılan İşçinin Hak Kayıpları
[Toplam:0    Ortalama:0/5]