evlilik ekonomisi

Evlilikte Cimrilik ve Ekonomik Şiddet

Evlilik birliği içerisinde tarafların kişisel özellikleri, alışmış oldukları hayat tarzları, karakterleri, alışkanlıkları farklılık gösterebilir. Bu farklılıklar eşler arasında sorun teşkil edebilir. Uygulamada sıklıkla gördüğümüz bir farklılık da kişilerin ekonomik harcamalara bakış açılarıdır. Çoğu eş diğerine göre cimri olarak nitelendirilebilir ve böyle bir durumda diğer eşe yönelik ekonomik şiddet uygulanabilir.

İlgili Alan: Boşanma Avukatı

Evlilikte Ekonomik Şiddet

Eşlerin evlilikleri içerisinde yaptıkları harcamaları kontrol altında tutmak istemesi normal karşılanabilir. Ancak bir eşin diğer eşe karşı ekonomik harcamalarında gereğinden fazla müdahalelerde bulunması artık durumu normal olmaktan çıkarır.

Gereğinden fazla ve normal boyutu aşan müdahaleler artık ekonomik şiddet olarak sayılabilir. Zira şiddetten kasıt sadece fiziki olarak müdahale etmek ve zarar vermek değildir. Aynı zamanda eşine karşı kişilerin ekonomik şiddet uygulaması da söz konusu olabilir.

Ekonomik şiddetin ne olduğuna dair kesin ve net bir tanım yapmak zordur. Ekonomik şiddeti hayatın içerisinde oluşan ve evlilik birliğin içerisinde yaşanan durumlara göre değerlendirmek gerekir. Ancak temel kavram olarak ekonomik şiddeti; kişinin ekonomik kaynaklarını eşini mağdur edecek kadar kullanmasına imkan sağlamaması olarak tanımlayabiliriz. Örnek olarak da eşlerden birinin diğerine maddi anlamda çok az destek olması, ekonomik olarak iyi olmasına rağmen ev giderlerine yardım etmemesi, sağlık sorunları yaşandığında gereken sağlık masraflarını karşılamaması gibi durumlar gösterilebilir.

Eşlerin yaşantısında eve yardım etmemek, faturaları ödememek, eşinin ve çocuklarının kişisel ihtiyaçlarını karşılamamak, eğitim ve sağlık giderlerini ödememek gibi pek çok ekonomik durumun karşılanmaması ekonomik şiddet olarak tanımlanabilir.

Bu şekilde diğer eşe ekonomik şiddet uygulanan eş bunların ortaya çıkmasıyla durumu kabul etmeyerek genellikle tutumlu olduğunu ileri sürer. Ancak ekonomik şiddet tutumlu olmaktan çok daha farklı olarak kişiye karşı yapılan bir şiddet türü olup eşler arasında boşanma sebebi olarak da değerlendirilebilecek kadar önemlidir.

İlginizi çekebilir:  Nişan Bozulması Tazminat Davası

Ekonomik şiddetin eşler arasında boşanmaya sebebiyet verebileceğine dair pek çok Yargıtay kararı vardır. Şöyle ki;

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2017/5433 Esas 2019/2996 Karar sayılı ve 19.03.2019 tarihli kararı;

‘’ Davalı kocanın eve gelen yüksek fatura sebebiyle evin doğalgazını çalıştırmaması, evin ısınmasına engel olması, eşini ve çocuğunu bu şekilde yaşatması, eşinin şahsi ihtiyaçlarını karşılamaması gibi durumlarını eşine karşı yeteri karar ekonomik destek vermediğine karar vermiştir.

Dolayısıyla Yargıtay; ‘’Yüksek fatura geldiğinden bahisle evin ısınmasını önlemek suretiyle eşine ve kızına ekonomik şiddet uygulaması şeklindeki kusurlu davranışı kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder niteliktedir. Kadın yararına TMK m. 174/2 koşulları oluştuğundan ilk derece mahkemesince kadın yararına manevi tazminata hükmolunması netice itibariyle isabetlidir.’’ gerçekleşen bu durum karşısında bölge adliye mahkemesince kadının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir. ‘’

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2015/12750 Esas 2016/2921 Karar sayılı 18.02.2016 tarihli kararı;

‘’Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden davalı erkeğin davacı kadının önceki evliliğinden olan çocuğuna kötü davrandığı ve evin ihtiyaçlarını gidermek amacıyla eşine para vermemek suretiyle ekonomik şiddet uyguladığı anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır.’’

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2015/25979 Esas 2017/4218 Karar 13.04.2017 tarihli kararı;

‘’Erkeğin eşinin ameliyatı ile ilgilenmediği, sağlık giderleri ile kişisel ihtiyaçlarını karşılamadığı ve eşine harçlık vermeyerek ekonomik şiddet uyguladığı anlaşılmaktadır. Boşanma sebebiyle manevi tazminata hükmedebilmek için, tazminat talep eden tarafın kusursuz veya diğer tarafa göre daha az kusurlu olması yanında; boşanmaya sebep olan olayların kişilik haklarını zedelemiş olması da gereklidir (TMK. m. 174/2). Davacı-karşı davalı erkeğin belirlenen kusurlu davranışları davalı-karşı davacı kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder niteliktedir. Bu durumda, Türk Medeni Kanunu’nun 174/2. maddesi koşulları kadın yararına gerçekleşmiştir. Davalı-karşı davacı kadın yararına kusurun ağırlığı tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile hakkaniyet ilkesi gözetilerek uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.’’

Yargıtay Kararlarında da görüldüğü üzere eşin ekonomik şiddete maruz kalması boşanma sebebi olarak sayılmaktadır. Ekonomik şiddete maruz kalmanın artık evlilik birliğine devam edilmesinde katlanılamayacak nitelikte olduğu kabul edilmektedir. Dolayısıyla evlilik birliği içerisinde ekonomik şiddete maruz kalan eş tarafından boşanma davası açılabilir. Bu durum boşanma için gerekçe olabileceği gibi ekonomik şiddete maruz kalan eşin maddi ve manevi tazminat talep etme hakkı da olacaktır.

İlginizi çekebilir:  Alkol veya Uyuşturucu Bağımlılığı Boşanma Sebebi Olur Mu?

 

[Toplam:0    Ortalama:0/5]