Geçerli Nedenle Fesih Nedir?

İş sözleşmesi niteliği gereği taraflar açısından sürekli borç doğuran bir sözleşmedir. Çünkü iş sözleşmesinin taraflarından birisi olan işçi, devamlı olarak iş görme edimini yerine getirmektedir. İş sözleşmesinin tanımı 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 8. maddesinin 1. fıkrasında yapılmıştır. Buna göre “İş sözleşmesi, bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın (işveren) da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan” sözleşmedir. İş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçiyi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişi olmayan kurum veya kuruluşlara işveren adı verilir (İş Kanunu m.2/1)

Fesih Nedir?

Fesih, sözleşmenin ileriye etkili olarak sona ermesi anlamına gelmektedir. Taraflar sözleşmenin feshini tek taraflı irade beyanı ile sağlayabilecektir. Ayrıca Kanunun 17. maddesi gereği kural olarak fesih bildirimi, belirsiz süreli iş sözleşmelerinde söz konusu olur.

Geçerli Neden İle Fesih Nedir?

İş Kanunun 18. maddesi feshin geçerli nedene dayanması başlığını taşımaktadır. İlgili madde geçerli feshin ne olduğunu örnekleri ile birlikte açıklamış ve feshin geçerli nedenle yapılmamasının sonuçlarını açıklamıştır. Buna göre iş güvencesinden yararlanabilme imkanı da kanuni şartları taşıyan işçi bakımından mümkün kılınmıştır. Feshin geçerli nedene dayanıp dayanmaması bu noktada iş güvencesi bakımından değerlendirme yapılması imkanı sağlar.

Geçerli sebeple feshi, bir haklı fesih nedeni oluşturacak ağırlıkta olmamakla birlikte, işverene bildirim sürelerine uyarak belirsiz süreli iş sözleşmesine son verme olanağı tanıyan hak olarak tanımlayabiliriz. Burada işverenin belirsiz süreli iş sözleşmesini feshinin, geçerli bir sebebe dayanma zorunluluğunun sadece iş güvencesi kapsamında olan işçiler açısından söz konusu olduğunu tekrar vurgulamakta fayda bulunmaktadır. Bu sebeple iş güvencesi kapsamında olmayan işçiler bakımından işveren, İş K m. 17’de belirtilen sürelere uymak şartıyla belirsiz süreli iş sözleşmesini feshetme hakkına sahiptir. Böyle bir durumda işverenin fesih beyanında bulunması yeterli olup; ayrıca bir sebep göstermesi gerekmez.

İlginizi çekebilir:  Bedelli Askerlik İçin İşten Çıkanlar Tazminata Hak Kazanır Mı?

Geçerli sebeple fesih, işçinin yetersizliği veya davranışlarından doğabileceği gibi işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden de kaynaklanabilir. İşçinin yetersizliğinden kaynaklanan geçerli sebeple fesihte işçinin elinde olmayan bazı sorunlar feshin nedenini oluşturmaktadır.

Örneğin Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 2018/14692 Esas, 2018/24703 Karar sayılı ve 19.11.2018 tarihli kararına göre:

“İşçinin ortalama olarak benzer işi görenlerden daha az verimli çalışması; gösterdiği niteliklerden beklenenden daha düşük performansa sahip olması, işe yoğunlaşmasının giderek azalması; işe yatkın olmaması; öğrenme ve kendini yetiştirme de yetersiz olması; sık sık hastalanması; çalışamaz duruma getirmemekle birlikte işini gerektiği şekilde yapmasını devamlı olarak etkileyen hastalığa kapılması vb.işçinin yetersizliğinden kaynaklanan geçerli sebeplere örnek olarak verilebilir.”

İşletme Gerekleri Kavramı ve İşletmesel Kararların Niteliği Nedir?

İş Kanununun 18. maddesinin 1. fıkrası uyarınca işveren belirsiz süreli iş sözleşmesini, “işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe” dayanarak feshedebilir. Görüldüğü gibi, maddede iş sözleşmesinin işletme gerekleri nedeniyle feshedilebileceği öngörülmüş ancak bu kavram kanunda açıklığa kavuşturulmamıştır. İşletme gerekleri nedeniyle fesih, işçinin kişiliği ile ilgisi bulunmayan, ekonomik güçlüklere, verimlilik ve rekabet gereklerine teknolojik değişimlere bağlı olarak, işyerinde işçinin işinin ortadan kalkması ve nitelik değiştirmesi dolayısıyla çalışmaya devam imkanının kalmaması sonucunda ortaya çıkan işgücü fazlasının ihtiyaca uyarlanmasıdır. Geçerli bir feshin söz konusu olması için belirtilen işletme gerekleri ile işverence yapılan fesih arasında bir illiyet bağı bulunmalı, diğer deyimle fesih başka nedenlerle değil bu nedenlerle yapılmış olmalıdır.

Ekonomik Güçlükler Geçerli Neden Kabul Edilir Mi?

İşletmenin ekonomik güçlüklerle karşı karşıya bulunması geçerli bir fesih nedeni oluşturur. İşletmenin faaliyetinde önemli ve devamlı düşüş, ciroda ve siparişlerde sürekli azalma, finansman ve bütçe veya üretim açığı, müşteri çevresi kaybı, işyerinin durumunu olumsuz etkileyen ekonomik kriz vb. ekonomik güçlükler, süreli feshi geçerli kılan işletme gerekleri arasında sayılabilir. Bu nedenlerin ortaya çıkmasıyla işverenin işyerinde üretimi eskisi gibi sürdürme imkanının kalmaması; mesela üretimin düşürülmesi, işyerinin bir bölümünün kapatılması nedeniyle işgücünün yeniden yapılandırılması gereği ve bunların sonucunda bir işgücü fazlası ortaya çıkmış olmalıdır. Kuşkusuz ekonomik güçlükler sonucunda işverenin işyerini kapatmak zorunda kalması da geçerli bir fesih nedeni oluşturur.

İlginizi çekebilir:  Haklı Fesih Yapan İşçi İşsizlik Maaşı Alabilir Mi?

Buna karşılık, işletmenin satışlarında, cirosunda veya karında geçici bir düşüş, işyerinin faaliyet ve üretiminde hafif bir azalma gibi geçici ekonomik güçlükler geçerli fesih nedeni sayılmaz. Bunun gibi üretimin azalması işçinin gördüğü işi olumsuz etkilemelidir. Üretimin kısılmasına rağmen işçinin gördüğü iş aynı seviyede görülmeye devam ediyorsa işyerinde bu işçiye hala ihtiyaç var demektir. Öte yandan, ülkede baş gösteren genel ekonomik kriz, işyerinde her zaman geçerli bir fesih nedeninin oluşması için yeterli değildir. Bunun için genel ekonomik, kriz söz konusu işletmeyi doğrudan olumsuz yönden etkilemeli, satışlarda, siparişlerde ve karlarda azalmaya yol açmalı, üretimin eskisi gibi sürdürülmesi imkanı ortadan kalkmalı, bunun sonucunda işyerinde işgücü fazlası meydana gelmelidir. Ekonomik krizden bu yönden etkilenmemiş olmasına rağmen ekonomik kriz bahane edilerek işyerinden işçi çıkartılması geçerli sayılmaz.

Feshin Son Çare Olma İlkesi Nedir?

İş güvencesi noktasında yargılamada hakim ilkelerden en önemlisi feshin son çare olması ilkesidir. Söz konusu ilke, kaynağını sözleşmeye bağlılık ve sözleşmenin dürüstlük kurallarına göre ifa edilmesi ilkelerinde almaktadır. Sözleşmenin tarafları sözleşmenin devamlılığı için ellerinden gelen çabayı göstermek ve feshe başvurmamak için uğraşmakla mükelleftir. Söz konusu ilke iş sözleşmesine uyarlandığında, işveren bu sözleşmenin devamlılığı ve işçinin iş görme borcunu yerine getirmesini sağlamak için maksimum gayreti göstermelidir. Yani meydana gelen olaylar ve karşılaşılan sorunlar bakımından sözleşmenin feshine başvurmak en son seçenek olmalıdır.

[Toplam:1    Ortalama:5/5]